..Merak EtmE..
alıştım..
nefes dolup heves taşmaya
yar yarısı gibi sokak ortasında
gün ortası gibi akşam uykusunda
dert yüklendim..
terle biledim alnımı
yol aldım
yıllandım..
canımı acıttın.
sitemim dudaklarımın arkasında kaldı
söylemeye kıyamadım..
yüzünden bir yüz çıkartıp karşıma astın
“ben” dedin o kadına
tanıyamadım..
teninde nemli bir akşam üstüydü
krem kıvamlı sevişmelerimiz..
parmaklarım çimlenirdi kuytularında
kıvrım kıvrım dolanırdım sırtında
ve canla tatlandırılmış terin
tane tane birikirdi boynunda..
biz seninle,
bir asır sevdik
yüz yıllık seviştik..
Şimdi uzakta bir köy
limanda demirlemiş bir gemi
kar üstünde kan tanesi
yanımdan geçen herhangi biri..
merak etme..
alışırım..
..Benim içiN..
kendi ellerimle taşıyacağım seni gasilhaneye.. ellerini, yüzünü, boynunu ben yıkayacağım soğuk mermerler üzerinde.. kadını erkek yıkayamaz.. tanrıdan bir istisna için izin isteyeceğim.. yüzüğünü ben çıkartacağım parmağından.. öpeceğim.. sabuna doyacağız beraber..
duvağını örttüğüm gibi örteceğim yüzünü.. ısıtacağım seni.. okşayacağım.. saçlarını koklayacağım.. ölüne eğileceğim.. mezarını ben açacağım.. toprağını ben kazacağım.. kendi ellerimle indireceğim seni yeni evimize.. toprağa saracağım.. bir söğüt ağacı dikeceğim yanına.. gölgesinde saatlerce oturacağız uzayıp dal verdiğinde..
keşke ölsen.. keşke kapatsan artık şu içimi acıtan gözlerini.. öyle seveceğim ki ölünü.. öyle sahipleneceğim ki.. öyle güzel olacak ki herşey öldüğünde.. elim gitse de dokunsam kalbine.. yapışsam göğüs kafesine.. nefes almadığından emin olana kadar dökülsem nabzının üzerine..
beni sen öldürdün.. yıkamadın..gömmedin.. dokunmadın yüzüme.. gelip mezarımın başına bir sigara içmedin.. nefesimi tutmadın içinde.. mezarımı kendim açtım.. kendim arındım.. kendim diktim kefenimi.. kimseden borç almadım.. tabutumda beni yapayalnız bıraktın..
öldük.. herkes kendi tabutunda öğrendi ölüce sevmeyi.. yaşarken ölmeyi.. öldürmeyi.. ölüye bile emek vermeyi.. ölüsünü bile sahiplenmeyi.. başkası için yaşatmaktansa kendimiz için öldürmeyi.. öl sevgilim.. benim için öl.. kurtar bizi bu hastalıklı ilişkiden..
..Mini Minİ..
sonunda makyajını tazeledi doğa.. kışa benzedi şubat.. kar tuttu arabaların üzeri.. ağaçların dalları.. örtüldü üstü toprağın.. ve işte üşüyorum sonunda.. öyle güzel ki.. öyle sıcak bir his ki soğuktan ayak uçlarımın karıncalanması.. burnum, kulaklarım, yanaklarım kıpkırmızı.. gözlerim nem tuttu.. ve nefesimi sigara içmeden de görebiliyorum.. açtım kollarımı, var gücümle sarılmak istiyorum kar tanelerine..
yumuşak bir yudum buğulu şekersiz sütlü kahve.. omuzlarım kar tutuyor.. saçlarımın beyazı, aradığı arkadaşı buldu sonunda.. ışıklar yerlerde parlıyor.. bir ton beyazlıyor bu gece ankaradaki her nesne, etrafımdaki her özne.. yüzümde uzun zamandır olmayan bir huzur.. üşüyorum.. mutluyum..
ayaklarımın altında dünya.. tüm karanlıklar ışık açmış.. ay dolun, bulutlar ipek yorgan.. sessizlik.. rüzgarın yeni çıkan solo albümünü dinliyorum.. gündüzden arta kalan izler, buzla kaplıyorlar kendilerini kaldırımlarda.. soğuk kokuyor her taraf.. bu yalnızlıkta bu soğuk, insanın içini ısıtıyor..
yıllar önce deselerdi üşümekten zevk alacağımı, gülüp geçerdim herhalde.. demek ki yeterince ısınmamışım vaktiyle.. yeterince anlamamışım donmanın yanmaktan daha iyi olduğunu.. belki de hiç bu kadar yanmadı içim.. belki hiç bu kadar içime sıkışmadı içim.. belki hiç bu kadar soğuğu tanıyacak, ona sokulacak, böylesi soğuk bir hayat diliminden medet umacak kadar yalnız kalmadım..
üşümek istiyorum.. içim yanıyor.. donmalı, beyazlamalı, arınmalıyım. günlerdir uyuyor gibiyim.. hatırlamak istemediğim yüzlerle tanışıyorum.. geceler gündüzlere tur bindiriyor.. yıllar sonra ilk kez sensiz başladı bir mevsim ve ilk kez sensiz bitiyor..
uzakta doğmuş, pencerenin pervazına konmuş mini mini bir kuş gibiyim.. alsana beni içeri.. söz bomboş bırakmam ellerini.. hem sesimi de çıkarmam.. bıraktığın yerde dinerim.. masandaki ışığın altına yüzü koyun uzanır, kelimelerini izlerim.. gölge etmem yaşadıklarının üzerine.. göğsünden bir kafes yaparım, nefes aldığın müddetçe içinde yaşarım.. yeter ki sen yaz.. yeter ki sensiz gelmesin bahçeme yaz..
soyundum.. iç çektim üzerime.. üşüdüm.. düşündüm.. kar kümeledim göğsümde.. tuz döktüm boynuma dudakların kaymasın diye.. anladım sevgilim, bekleme sırası bu kış bende.. anladım, üşüyerek ısınmayı öğreneceğim bu sene..