..ÇarşaF..
“çarşafım.. kanın damlamıştı, kokun kalmıştı, saçın dökülmüştü yastığıma.. kıyamadım, uzunca bir süre değiştiremedim.. seni koklamak, sen kokmak için.. özlüyorum biliyorsun, ama aramaya çekiniyorum.. öyle tuhaf geliyor ki, hiç düşünmeden yol sormak için bile aradığım insanı şimdi yolumu bulmak için arayamıyorum.. çekiniyorum.. yaklaşamıyor, dokunamıyorum.. canının içiydim, şimdi el oldum.. aynı evin insanıydım, çay içtiğim bulaşık yıkadığım mutfağa, şimdi yabancı oldum..
zamanla köreliyor herşey.. acısı, sızısı diniyor.. ama hiç kaybolmuyor.. bir şarkı, bir yol, bir insan muhakkak çıkıyor karşıma seni hatırlatan bir şey.. belki esikisi gibi ağlamıyorum.. ama eskisi kadar üzülüyorum.. öyle alışmışım ki varlığına, korunmaya, iyi kötü el bebek gül kokusu tutulmaya.. bana ne olursa olsun, sen vardın ya; artık yoksun…
bir kez sarıl diye, gece yarısı çıkıp gelebilirim hastanene, nöbetini bölebilirim.. ben de hastan olabilir miyim? sabah beni de uyandırabilir misin? herhangi bir insan olup seni her gün görebilir miyim? dokunsana.. saçımdan aksana.. rengimi, yüzümü, kokumu sarmala.. ben anlamadım hiçbirşey, oturup yeni baştan anlatsana.. sen alacaksan eğer, ben razıyım her gün binip bir uçağa alıp başımı gitmeye… gerekirse kalsın valizlerim bekleme salonunda.. alsana beni, bir an önce gitsek ya..
yalnızım diyorsun ya.. sen yalnızlıktan ne anlarsın ki? bende özlüyorum, diyorsun ya, ne kadar özleyebilrsin ki? kurabiye getirdim sana.. içine emeğimi koydum, damak lezzetine uysun diye.. etli kurabiye yapıcam sana, kıyma içinde ağzın alıştığı tadı bulsun… seviyorum işte.. seviyorum.. ne zaman bir sigara yaksam, bir kahve yanında.. güzelce bir yemekten sonra.. karşımda oturup gül istiyorum.. ya da yorgun argın düş dizime, tenimde dinlen istiyorum.. kul de.. kulum de.. aklım başımda değil, uzay boşluğunda gibiyim.. ben kendime gelmeden, ne olur, yeter artık dön de..”
dedi kadın..
dinledi adam..
gitti sonra kadın..
kadının saçı kalmıştı omzunda adamın.. uyuyamadı.. uyuyamadım…
yorum yazabilirsiniz: