..Öğrenilmiş Ölüm..

62 yaşındayım. saçlarım kır.. yüzümde gözümün etrafından başlayıp şakaklarıma kadar uzanan çizgiler var.. aynı çizgiler burun kenarlarımdan dudak etrafına doğru iniyor.. fazla gülümsemem, ama sert de gözükmem.. asık suratlı kabul edilebilirim.. güldüğüm zamanlar genelde alkollü olduğum anlarımdır..

38 yıllık doktorum.. artık emekli olsam iyi olacak.. zamanımın büyük kısmını ameliyathanede geçiriyorum.. öğrencilerim için yaşıyorum.. keşke hepsinin mezuniyetini görebilecek kadar yaşasam..

bugun gidişinin yıl dönümü.. eşim öleli 2 yıl oldu.. vefatından önceki dönemde sürekli kavga etmeye başlamıştık.. uzun zamandır karı koca bile değildik aslında.. ama hep iyi dosttuk.. hep destek oldu.. kendiside doktordu zaten.. ama çekinirdi yine de hastalanmaktan hatta bir şey çıkacak diye tetkik yaptırmaktan.. zaten çıktıda.. ayrı kaldığımız dönemde bana söylemediği şikayetlerini diğer doktor arkadaşlara söylemiş.. ben tanı aldığında öğrendim durumu.. karın içine yaygın yayılımı olan yumurtalık kanserinin son evresi.. karnındaki şişi bile farketmemiştim.. cerrahi şansı tanı aldığında bile yoktu.. kemo başlandı.. gözümün önünde erirken hala kırgındı bana.. solunum fonksiyonları güçleşti.. entübe edildi ve uyutulmaya başlandı.. ellerine avuçlarına baktım 42 gün boyunca yoğun bakımda..bacaklarını ovdum.. kulağına hergün aynı şeyi fısıldadım: bana neden söylemedin? bilinci kayboldu.. bez bağladım.. yatakta uzun süre yatmaktan yaralar açıldı sırtında, pansuman yaptım.. bobrek fonksıyonları bozuldu.. çoklu organ yetmezliğine girdi.. hastane kokenli pnomoni.. tonlarca antibiyotik.. sepsis.. diyalize alınmaya başlandı.. sabah kanlarını ben alırdım.. hem asistanlara yardım etmek, hemde canını başkasının acıtmasını önlemek için.. hiç uyanmadı.. tedaviye hiç yanıt vermiyordu.. nöbet geçirmeye başlamıştı.. beyin metastazı vardı anlaşılan.. suçluluk: nasıl farketmedim? kapıdan giren tüm hastalara baktığım anda anlarken, onunkisini nasıl anlamadım? yine diyalize alındığı bir gün kalbi durdu.. resulte etmelerine izin vermedim.. yaralarını diktim.. yüzünü yıkadım.. öptüm dostumu.. uğurladım.. o gece ardından çok ağladım.. severek evlenmiştik.. daha öğrenciyken hatta.. 2 oğul vermişti bana.. hep saygılıydı.. çok açığımı farketmiş, ama ya bana ya kendisine olan saygısından hiç üzerine getirmemişti.. benim aksime hep güleryüzlüydü. saçını boyatmazdı.. gri tonlarındaydı.. yüzü hiç kırışmadı.. gözlüğünü sadece yatarken çıkarırdı.. uzun zamandır karımdan çok bi iş arkadaşım, bi dostumdu.. ama giderken bi garipti.. karımı kaybetmiştim.. çocuklarımı görünce anladım belki de.. eski yılları düşününce ya da.. içimde sarsılan bir ego vardı.. kendi karımın hastalığını farkedememiştim..

2 yıl oldu demek.. viski içiyorum.. buz ve çikolata.. çocuklar ve torunlar amerikada.. ikiside doktor oldu oğlanların ve orda evlendiler.. torunların isimleri bile ingilizce.. sadece paskalyada gelebildikleri için, ben kurban ve şeker bayramlarında hep öğrencilerimle oluyorum.. fani dünya işte..

sigara içmem ama puro sardırıyorum arada kendime.. bi kadın var.. eşimin eski öğrencisi, benden 32 yaş küçük.. arada geliyor.. yemek getiriyor ve yatıyor benimle.. o kadar belli ki bana acıdığı.. hatta zevk alma taklidini bile yapamıyor.. neden geliyorsun diye soruyorum? sevdiğini söylüyor.. yalan bile olsa kulağa bu yaşta hoş geliyor.. başka arkadaşı varmış bir zamanlar, hayırsız çıkmış.. çok evlenmek istemiş benimkisi ama o kaçmış.. gözleri doluyor hala anlatırken.. bana mı benzetiyor acaba diye düşünüyorum.. tam o sırada ben sormadan kendisi söyledi zaten: elleri tıpkı seninkiler gibydi.. bunu söylerken ellerim ellerindeydi.. çıplaktı..

büyük oğlumu aradım, evlenmek istediğimi söyledim; tebrik etti fakat paskalyaya denk gelmediği için gelemeyeceğini söyledi.. yeni bir çalışması varmış.. küçük oğlum telefonu açmadı, sekreterine not bıraktım.. dönmedi.. siyah takım elbisemi giydim.. beyazlar içindeki hanımımı aldım.. iki şahit davet ettik sadece.. ve nikahlandık.. mutluydu.. bu bile onun gözlerinin parlamasına yetmişti.. o bana acıdığı için benimle olmuş, bende onun mutluluğu için onunla evlenmiştim..

bugun patoloji raporunu aldım.. rektum adenokarsinom.. tomogrofide karaciğerimde ve karın duvarında metastazlarım var.. doktor arkadaşıma teşekkür ettim ve ilk gördüğüm çöp kutusunun onunde durup tek tek yaktım raporları.. ilk büfeden sigara aldım.. hanımımı aradım ve güzel bir yemek pişirmesini istedim.. eczaneye uğradım.. gecenin uzun sürmesi için gerekli ilacı aldım.. ve eve gittim.. şarap içtik.. ve sabaha kadar beraber olduk.. bunu sık sık yapmayı planlıyordum artık.. bana hiç bir zaman söylemesede bir çocuk istediğini biliyordum..

vasiyetimi yazdım.. eski dostumun yanına gömülmek istiyorum… mal varlığımı eşit dağıttım diyebilirim.. doğmamış çocuğuma biraz daha fazla bıraktım çünkü babasız büyüyecek.. kimseye muhtac olsun istemiyorum.. eşim 4 aylık hamile.. ve çok mutlu.. beni unutmuş durumda hatta sürekli hayaller kuruyor.. gideceği okul, yatacağı yatak, seçeceği meslek…. hastalığım ne boyutta bilmiyorum ama kanamam arttığına göre çok da iyi durumda değilim.. neyseki kimse bilmiyor…

62 yaşındayım.. ölümü benim kadar huzur ve metanetle bekleyen tek bir kişi tanıdım bugüna kadar.. dostumun neden anlatmadığını şimdi anlıyorum.. herkes o kadar meşgul görünüyorki bir şeylerle, kimsenin canını sıkmak istemiyorsun.. üstelik korkuyorsun: ya bilmelerine rağmen ilgilenmezlerse diye.. ama şimdi içim rahat, bilmiyorlar ve ilgilenmiyorlar diyip çıkıyorum işin içinden.. bugun yarım saat durmasını bekledim kanamanın.. halsizliğim artıyor.. yığılıp kalacak gibi oldum tuvalete.. neyseki toparladım.. gidip kan alacağım.. bir arkadaşım sağolsun yardımcı oluyor.. dersleri de bıraktım.. gelen hastalarıda bölümdeki diğer arkadaşlara yönlendiriyorum.. kısacası hazırım.. son noktayı bekliyorum.. kimseyi rahatsız etmeden.. üzmeden.. bana öğretildiği gibi yapacağım herşeyi, aynen..

21.yüzyılda böyle oluyor: ölümler, evlilikler, çocuklar, doğumlar, ilişkiler, hastalıklar…. herkes yalnız.. herkes meşgul.. o kadar uzakki insanlar, üzmekten korkuyorlar birbirlerini.. 2 oğlum vardı, bir kzım olacakmış.. zeynep olsun dedim, eski dostumun ismi, annesi kabul etmedi.. bende ısrar etmedim..

ben gidiyorum.. oğullarım, kızım, dostlarım, öğrencilerim.. merak etmeyin huzur bulacağıma o kadar eminim ki.. o kadar yoktunuz ki.. dostumu o kadar iyi anlıyorum ki şimdi.. tek isteğim yoğun bakıma yatmamak.. daha fazla bekleyemiyeceğim ölümü.. ben bekledikçe gelmiyorsun.. madem öyle ben sana geliyorum..
hepinizi seviyorum..
hoşçakalın..

(0) yorum

    henüz yorum yapılmamış.

    yorum yazabilirsiniz:

    Yorum Kuralları: Basit XHTML kodları kullanabilirsiniz (a href, strong, em, code). Yeni satır ve paragraflar otomatik olarak yaratılır. e-Posta adresiniz gizli tutulacaktır.

    XHTML: Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

    "*" ile işaretlenmiş alanlar boş bırakılamaz.