..KöpeK..

insanlar kaybolduklarını düşünüp, kendilerini bulmak istiyorlar.. okumak istiyorlar kendi hikayelerini, belki de dışardan nasıl göründüklerini merak ediyorlar.. ben de onları yazmayı seviyorum, dışardan nasıl göründüklerini.. kendi çapımda bir ayna gibiyim yani.. çok sivriltmeden ama çok da yumuşatmadan.. bazen hikayenin başını alıp sonunu yazıyorum, bazen sonunu okuyup başını.. resim çizer gibi.. parlak renkler yerine bende bıraktıkları pastel izlenimleri döküyorum klavyeye.. harfler fırçam benim, bu blog tuvalim.. bu işin en sevdiğim yani: burda yazanların bazıları benim yazdıklarım, bazıları sizlerin, bazı karakterler hiç yoklar, bazıları artık yok.. tuhaf olacak belki ama, insan tanıyıp yazmayı seviyorum.. yazmak için insan tanımaya başladığımda bu işi bırakıcam..

xxxxx

26 yaşındayım.. esmerim..

öğrencilik yıllarımda başarılı sayılırdım.. liseden mezun olduğum yıl üniversiteyi kazandım, eskişehir anadolu üniversitesinde okudum.. 4 yılda okulu bitirdim.. çok çılgın değildi üniversite yıllarım, rutin olması gerektiği gibi oldu herşey.. iki erkek arkadaşım oldu, sevdim, aşık olmadım, yatmadım.. ilginç olan tek yanım bi kız arkadaşımın olmasıydı heralde, ve onu erkeklerden daha fazla sevmemdi.. okul bitince isanbula ailemin yanına döndüm.. birazda şanslıyım heralde: döner dönmez iş buldum.. halkla ilişkiler uzmanı olarak işe başladım.. sabah git akşam gel.. akşam gel, sabah git.. herşey düzenliydi..
sonra Onur’la tanıştım..

Sarışın erkeklerden hiç hoşlanmam.. Onur esmer güzeliydi.. arkadaşımın arkadaşıydı.. bir dogum gününde tanışmıştık.. biraz da bira içince öpüşmüştük.. sonra çıkmaya başladık.. 3 yaş büyüktü benden.. nasıl oldu anlamadım ama aşık oldum.. herkesin olduğu gibi yani.. onunda beni sevdiğine emindim.. zaten sonunda haklı çıktım, aileler tanıştı ve ben 22 yaşında evlendim..

evleninceye kadar bir yıl nişanlı kaldık.. çok iyi bir insandı.. o kadar seviyordum ki onu.. hiç bir şeyi yanlış gelmiyordu bana..

ilk kez bir evin bodrumunda beraber olduk.. evlenmemize 2 ay kalmıştı.. üzerimde eteğim vardı.. içime bi şey giymememi söylemişti zaten.. hızlıca daha önceden bildiği belli olan bir apartmana girip aşağı indik.. küf kokuyordu etraf.. apartmanın girişindeki pencerelerden ışık hüzmeleri dökülüyordu.. nerden bulmuştu ki burayı! çok rahatsızdı.. ıslak gibiydi yerler.. ve kirliydi.. çabuk olmamız gerektiğini söyledi.. daha önce çok kez öpüşmüştük.. ama bir tuhaflık vardı bu kez.. sinirli gibiydi.. gözleri deli gibi bakıyordu.. korkmuştum.. korkuyordum.. ama karşı koymak gibi bir niyetim yoktu.. onun istediği gibi olsun istiyordum.. ve galiba bu korku tahrik ediyordu beni.. ellerimin kirlenmesi, ışık hüzmesinde salınan toz taneleri, dışarda oyun oynayan çocukların seslerinin kulaklarımda yankılanması……… canım acıyor… yanıyor acıdan.. içim bi tuhaf.. hızlanma ne olur.. ağrıyor.. alnı terledi.. yüzüme değiyor yüzü üzerimde gidip gelirken.. sanki saatlerdir burdayım.. yeter lütfen.. yeter.. ağlamıycam! ağlamıycam! zevk alıyor.. gittikçe ıslanıyor içim.. saçımı bırak ne olur.. lütfen acıtma.. acıtma…… üstüme yığıldı.. nefes nefeseydi.. ter içinde kalmıştı sırtı.. içimdeydi hala.. çıkarken acımasından korkuyordum.. zaten korktuğum gibi oldu.. öylece yığılıp kaldı üzerimde 1-2 dakika.. sonra yüzümü ellerinin arasına aldı, kirlenmişti elleri.. çok canım yanıyordu.. gözlerime baktı.. o deli bakış bir anda silinip gitmişti.. seviyordu beni.. öptü.. eteğimi düzeltti.. önce ben çıktım apartmandan.. arkamdan o geldi.. çok az kanamıştı..

ondan ilk kez o gün korkmuştum.. sonra yersiz olduğuna karar verdim.. 2 ay sonra evlendik.. neredeyse her gece beraber oluyorduk.. hatta bazen öğlen aralarında eve geliyordu.. gelmeden msj atar ne giyineceğimi söylerdi.. bende ne istiyorsa yapardım.. ve çok hoşuma giderdi bu.. bazen özel olarak alışverişe çıkardık beraber.. onun seçtiklerini alırdık.. kasiyerlerden utanırdı, bana işaret ederdi begendiklerini.. sonra çıkardı dükkandan.. ben giyinir, üzerime olanları alır ona daha sonra evde gösterirdim..

gün yarısı.. öğlen.. dün gece yatmadık. sabah erkenden kalktı gitti.. ben işe gitmiycem bugün.. o yüzden öğlene kadar yattıktan sonra kalktım.. yemek pişirmeyi çok sevmiyorum ama yapmaya çalışıyorum işte bi şeyler.. kahvaltı yapmadan gider hep evden.. ben ondan sonra çay demler kendi kendime yaparım kahvaltımı.. msj geldi telefona.. “içine bir şey giyme.. çaldırınca aşşağı in” ne zaman böyle bir mesaj alsam kalbim yerinden fırlıyor.. boğazımda hissediyorum kalp atımını.. bu his hoşuma mı gidiyor?.. evde yapmıycaz anlaşılan.. beyaz eteğimi giydim.. üzerine siyah bir body.. ince topuklu siyah parlak deriden ayakkabilar.. çok çabuk gelmişti.. asansöre bindim.. 8. kattaydı evimiz.. arabaya oturdum.. ter içindeydi.. konuşmazdı böyle zamanlarda.. bende konuşmaz sadece susar ve teslim olurdum.. o teslim alırdı, ben teslim olurdum.. fazla uzaklaşmadık.. bi apartmanın önünde durdu.. park etti.. burayı tanıyorum.. hatırladım.. “in” dedi.. “ben arkadan gelicem”.. indim.. hızlıca apartmana girdim.. ve aşağı indim.. bu loş ışığı, yukardan süzülüp yere eğimle inen hüzmeyi, ışığın parmaklıkların gölgesinden nasıl ayrıldığını, sesleri, yerdeki nemi, etraftaki küfü.. hatırladım.. yine top sekiyor dar sokağın asfaltında.. çocuk sesleri.. is içinde her taraf.. birazdan canım acıyacak.. kasıklarım yanıyor.. sanki denizin dibinde gibi kulaklarım.. basınç sesi.. kulaklarımın zarına kadar hissediyorum.. boğuklaşıyor nefesim.. bakmamam gerekiyor.. geldi işte.. gözlerimi bağladı yine.. duvara götürüyor beni.. yalvarırım acıtma.. bacaklarımı ayırıyor.. acıyor hayvan! çok acıyor! Ağlamıycam! ağlamıycam! o….. çocuğu! çok acıtıyorsun.. yere atıyor beni.. düştüğüm yerden toz kalkıyor ışık hüzmesine doğru.. hoşuna gidiyor mu köpek böyle s.kilmem! izlediğini biliyorum! kim bu üstümdeki kokunun sahibi! yine kimi getirdin! p.ç!

yine yüzümü ellerinin arasında alsana Onur.. yine baksana yüzüme.. yine o deli bakışın silinse ya gözlerinden.. beni yine sen sarsana.. bakamıyorsun işte.. bakamıyorsun.. ağlamıycam! o küfü, nemi, isi senin için sevdim ben.. sendin çünkü kirleten.. acıtan.. ben sana teslim oldum.. ağlamıycam! bu kaçıncı! sevmiyorum anlamıyor musun! senden başkasını istemiyorum! bunları okuyamıyor musun gözlerimden! kör müsün köpek! kalçam ağrıyor.. çok canım yandı.. yürüyemiycem.. yine sızlayacak içim iş yerinde oturduğumda.. gözümü açtı.. gözlerini kaçırdı benden.. “hadi çık ben arkadan gelicem” dedi.. kalktım.. üstümü düzelttim.. çıktım.. birazdan geldi, beni eve bıraktı.. kapıyı açtım.. antreyi geçip mutfağın balkonuna çıktım.. düşüyorum….. elimi tutsana onur.. 7. kattayım.. yüzüme baksana.. doğum gününü hatırlıyor musun bira içip öpüştüğümüzü? 4. kat.. annenin bana aldığı geceliği hatırlıyor musun? hiç giydirmediğin.. ne kadar güzeldi oysa.. yumuşacıktı.. hemde hiç açık değildi.. 3… onur.. ben seni çok sevdim….. 2. kat….canım hiç acımayacak biliyorum yere düştüğümde… onur, ben hamileyim…. ve çocuk senden değil….

ışık…
çocuk sesleri…
kupkuru bir yer….
en sevdiğim gecelik….
seni çok özliycem….
Hoşçakal…

(2) yorum

    2 kişi yorum yapmış

    • Doğuca Adam - Gravatar Doğuca Adam July 29, 2009

      Mükemmel bir yazı olmuş, ellerinize sağlık. Bunlar mutlaka kitaplaştırılmalı ve daha fazla insan okumalı… Bayıldım doğrusu.

    • Doguca Kadın - Gravatar Doguca Kadın July 29, 2009

      çok beğendim okurken olayları yaşıyormuş gibi hissettim.umarım en kısa zamanda kitaplaşır bu yazdıklarınız.

    yorum yazabilirsiniz:

    Yorum Kuralları: Basit XHTML kodları kullanabilirsiniz (a href, strong, em, code). Yeni satır ve paragraflar otomatik olarak yaratılır. e-Posta adresiniz gizli tutulacaktır.

    XHTML: Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

    "*" ile işaretlenmiş alanlar boş bırakılamaz.