..TatlI..
herkes hata yapar.. ben biraz fazla yapıyorum sadece.. güvenmek ile güvenmemek arasındaki ince çizginin üzerine basıyorum genelde.. hayatımda çizgide olmayan ne var ki zaten? herşeyin zorunu, yorucu olanını, pahallısını, meraklısını sevmedim mi her zaman? gösterişli ve büyük varlıkların yanında küçük ve yersiz hayallerim olmadı mı? sevgili benliğim, senden şikayetçiyim..
ağır ve sakin görünümümün ardında, ara sıra da olsa fokurdayan ve patlamaya hazır alev topu lavlarını püskürtüp, üçünce derece yanıklara sebep olabilen ben, anlaşılmamaya mahkum.. çünkü anlatamıyorum.. ne istediğimi ne istemediğimi; neye evet, kime hayır diyeceğimi, daha lise çağlarında edinilmesi gereken bazı karakteristik özellikleri hala yerine oturtamamanın getirdiği sıkıntıları yaşıyorum..
yıllar geçti.. insanlar gelip geçti.. kırdıklarım, kırıldıklarım, kin tutup unutmadıklarımın yanı sıra kavga edip kanka olduklarım oldu.. anlatabildiğim kadarını anlayanlar olduğu gibi, anlatmama rağmen anlamayan veya daha ben anlatmadan anlayanlar oldu.. güzel kadınlar, özellikli insanlar, vefasız akrabalar, bir balık, van da beslediğim bir köpeğim, buzdolabının üzerine koyup evimin bahçesine dikmek için beklettiğim bir çam fidesi oldu.. tüm bu canlılardan öğrendiğim bir şey var: herşey karşılıklı.. üzdüğüm insanlar beni üzdü, sevdiklerim sevdi, sevmediklerim sevmedi, özlediklerim özledi,istediklerim istedi.. durup düşününce fark ettiğim şu: bunun böyle olması aslında güzel.. gösterdiğim tepki kadar etki aldım.. ektiğimi biçtim.. iyisinde de kötüsünde de neticeden sorumlu olan bendim.. kendim ettim, kendim buldum..
Sevgili ben, iyi niyet ve hoşgörü yeterince kırılmana sebep oldu.. yeterince insan kırdım.. üzüldüğümde oldu, üzdüğümde..skor kaç kaç bilmiyorum ama şimdilik berabereyiz hayatımdaki canlılarla.. şimdi huzur dolu geçmişimle besliyorum huzur dolu olmasını istediğim geleceğimi.. deli dolu gençliğim, ağaran saçlarla geride kaldıkça, korkularım arttıkça, kayıpları azaltmanın yollarını arıyorum.. bencilleşmeden çözebilirsem bu sorunları ne mutlu bana..
her zamanki gibi, fazlasıyla düşünüyorum herşeyi.. pişmemiş etin ağızda çiğnedikçe büyüdüğü gibi, hamlaşmamış düşünceler de büyüyor beynimde.. en iyisi mi, sen hindistan cevizli lokma tatlısı al bana.. tatlı yiyelim, tatlı düşünelim..
yorum yazabilirsiniz: