..Kadın için AşK, aşK için erkeK..

aşkın asit gibi yakıyor midemi.. içimde bire bir hissediyorum yokluğunu.. bu nasıl bir şey biliyor musun? sanki birisi avuçlarına almış ve rendeliyor kalbimi.. içim acıyor.. birini sana benzettiğim anda öyle bir çarpıyor ki kalbim, göğüs kafesim titriyor.. gittiğim yerler yer değil, konuştuğum insanlar insan.. ne tuhaf.. sanki bir tek sen varsın dünyada.. sanki bir tek senin iki gözün bir burnun var.. sanki dünyada ki tek erkek sensin.. öyle kapattın ki algılarımı, dünya dönüyor mu, gündüz mü gece mi bilmiyorum..

ben aşık olamıyorum sevgili.. özgürlüğümü kısıtladığını düşünüyorum aşkın.. aşık olduğunu söyleyen insanlara da inanmıyorum, sana inanmadığım gibi yani.. kim bu kadar sevebilir ki? nasıl olurda herşeyden vazgeçebilirsin? nasıl olur da kendini bir başkasının keyfine tamamen teslim edersin..

evet.. sana teslim oldum ben sevgili.. keyfine, zevkine, şiddetine, arzuna, gününe, gecene, dününe, herşeyine.. seninim işte.. senin olan herşey gibi.. al kullan.. ne yapmak istiyorsan yap.. acıtmandan bile zevk alacak bir konuma geldim.. tek dileğim bırakma sakın.. başımı okşa.. sev.. kokla.. kedi gibi.. sıcağına sığınayım..

aşk sadece üç harften ibaret bir “şey” bana göre.. “tat” gibi.. ya da “tuz” gibi.. üç harf.. “sen” gibi.. ya da “ben”.. sadece üç harfli bir kelime.. nasıl oluyor da uğruna bunca yazı, bunca şarkı, bunca şiir yazılabiliyor üç harfli bir kelimeciğin? anlamıyorum.. ve bana göre özellikle kadınlar bu aşk işini biraz abartıyorlar.. belki de sığınmacı yapıda oldukları için olsa gerek, sahiplenilmek istiyorlar.. ve kendilerini en iyi sahiplenene bu duyguyla ifade ediyorlar memnuniyetlerini.. aşk adı altında bahsedilen sonsuz ve sorunlu bir sevgiye inanmıyorum ben..

ben sevdikçe sen kaçtın.. al dedim, almadın.. sev dedim, seviyorum dedin ama, yarım bıraktın.. ben tüm algılarımı kapatıp dünyaya, kendimi sana sundum.. etimi, tenimi, terimi verdim.. yapabildiğim her ne varsa en iyisini yaptım senin için.. yetinemedim.. sen inanmamak için uğraştın.. mantıklı çözümler bulmaya çalıştın sana karşı hissettiklerime.. önce sığınmacı, sonra yapmacık ilan ettin beni.. sıkıldın.. sevgimden boğuldun.. sen içimdeki saf sevginin üzerine kanserli bir hücre gibi yapıştın.. gün be gün erittin onu..

senden önce de aşık olan kadınlar tanıdım ben.. hepsi güzeldi.. hepsi akıllı ve çekici.. hepsinin gidişini gördüm.. hepsinin tükenişini.. ben hiç birine aşık olduğumu idda etmedim, ama hepsini sevdim.. hepsi degerliydi.. her birinin benim için yeri özeldi.. ama ne oldu? hep ben oldum onların o kocaman sınırsız aşklarının ardından kalanları temizleyen.. bir kadın gittiği zaman geride ne kalıyor biliyor musun? küçücük bir ben..

benden önce de kadınlar oldu hayatında biliyorum.. biliyorum hepsi çok sevdi seni.. o kadar alışmıştın ki sevilmeye, senin için değişik bir şey değildi.. şımarıktın belki bu yüzden.. kendini beğenmiş ve ukala.. malesef fazlasıyla zeki.. kendinden başka herşeye güvensiz.. üstelik kibirli… işte anlamadığın şey buydu: aşkın sevgiden farkı.. ben seni sevmedim.. senin gibi birini kim sever ki? ben aşık oldum sana.. ne diye anlatmaya çalışıyorum ki?

kadınlar.. küçük, tatlı, renkli, yumuşak, oval, ıslak, sıcak, el üstünde tutulacak ama başa çıkarılmayacak, kıskanç, sütlü cevizli kadayıf kıvamında, boyun da iz, damakta tat bırakacak olan insan türü.. çoğu aşık olduğu adamla yatar ama çocuk doğurmak istedikleri adamla evlenirler.. erkeklerden hem daha mantıklı hareket edip, hem de daha duygusal olduklarını iddaa ederler.. benim hayatımda kadınlar, benden sonra gelirler.. çünkü ben onların hayatında, hep onların ardından geldim.. ama onlar bunu kendilerine de , bana da itiraf edecek kadar dürüst değillerdi.. biten her ilişkimin ardından gördüğüm sahne buydu.

neden gitti hayatında ki tüm kadınlar biliyor musun? çünkü sen hep bir gün gideceklerine inandın.. neden hepsi unuttu biliyor musun? çünkü sen hep unutacakları gözüyle baktın.. onlar alev alev yana yana döndükleri zaman etrafında, sen buz kalıplarıyla söndürdün ateşlerini.. çünkü sana göre zaten söneceklerdi.. aşk karşılıksızdır aşkım.. aşk savunmasız.. aşk kırılgan.. sen o kırılgan duyguya defalarca hakaret ettin, incittin.. sevgiydi yücelttiğin; çünkü sen sadece sevebilirdin.. aşk kıskançtır.. aşk hırçın.. sen huzuru övdün hep, çünkü huzurdu seni rahat bırakmanın senin dünyandaki adı..

gördün mü bak sende gidiyorsun.. daha öncekiler gibi.. hani sonsuzdu aşkın? hani ölüm yoktu, ben vardım.. hani düşünemezdin kendini bir başkasıyla? hani bunları sorguladığımda bana kızar, nasıl böyle düşündüğümü sorardın? bak işte bırakıyorsun çok sevdiğin adamı.. hani candım? hani canan? yazıklar olsun.. demek aylardır yalan söylüyorsun.. iyi ki inanmamışım sana! defol, yolun açık olsun!

ah be sevgilim.. benim çocuk kalplim.. aylarca anlattım anlamadın, şimdi anlatsam anlamayacaksın.. keşke kendine inanmak; nasıl olsa gidecek diyerek şartlandırmak yerine, hiç yapmadığın bi şey yapsaydın.. bir kez bana inansaydın.. bu kadın gitmeyecek! deseydin.. şimdi karşıma geçmiş, gidişime üzülmek yerine haklı çıkmana seviniyorsun.. “oh be, iyi ki bırakmamışım kendimi, yoksa darma duman olurdum” diyorsun.. ne olur bir kez darma duman olsan ha? ne olur bir kez düşsen.. sürtünsen.. kanasan.. acısan.. hiç tatmadığın bir şey tatsan? ölmezsin merak etme.. aylardır karşıma geçmiş sana hissettiklerimi aşşağılıyorsun.. tüm giden kadınların aynı şeyi hissetiğine eminim: ben bu kadar korkak bir adama mı kendimi veriyorum? üzgünüm sevgilim.. sen yalnızlıktan değil, ilginç bir şekilde çoğalmaktan korkuyorsun.. ama özür dilerim aşkım, ben yalnız başıma bir aşkı artık yaşayamıyorum! sana huzur, mutluluk, dingin, özgür, içinde binlerce kadın olan bir hayat diliyorum.. ben gidiyorum..

gitti.. bir kadın daha gitti hayatımdan.. şu geçen gün gördüğüm kız nerde acaba? telefonunu yazmıştım bir kağıda..

kağıt baş ucunda sevgilim.. sen dün giyinirken kotundan düşmüştü.. adı aslıydı.. ben tanıştırmıştım ikinizi.. biliyorum o da aşık olacak. biliyorum sevdireceksin kendini, belki kendince sevecek.. hatta beni anacaksınız sık sık.. utanmak yerine gülecek.. ve biliyorum aşkım, o da gidecek.. ama o kadar güzel duygular, o kadar tatlı acılar yaşacak ve olgunlaşacak ki.. çocuk gelip kadın olarak çıkacak hayatından.. sense hep çocuk kalacaksın.. karlı olan, yine kadınların olacak.. her şey için çok teşekkür ederim.. çok güzeldi ve hep güzel kalacak bende kalan hatıraların.. bir daha aşık olamayacağım ama belki senin yaptığın gibi artık bende sevgiyi tercih ederim.. şimdi anladın mı, neden aşık olduklarımızla yatıp, istedğimiz adamlardan çocuk sahibi olduğumuzu?
hoşçakal aşkım..

(1) yorum

    1 kişi yorum yapmış

    • ecem - Gravatar ecem June 22, 2009

      eksiksiz

    yorum yazabilirsiniz:

    Yorum Kuralları: Basit XHTML kodları kullanabilirsiniz (a href, strong, em, code). Yeni satır ve paragraflar otomatik olarak yaratılır. e-Posta adresiniz gizli tutulacaktır.

    XHTML: Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

    "*" ile işaretlenmiş alanlar boş bırakılamaz.