..Uyan UykumdaN..

(Uyuyorsun.. uyuyamıyorum..)

ellerin başınla yastığının arasında.. kıvrılmış bacakların, karnının kıyısında.. saçların yastığın kırsalında.. aklına geldim mi uyumadan önce? söylesene beni yaraladığı kadar ayrılık seni de yarıladı mı? canın yandı mı? özlemekle tanıştın mı?  hatıramla vedalaştın mı? uyuyamıyorum.. sana uyumayı kim öğretti?

sabah oluyor.. birazdan uyanacaksın.. ben uyuyacağım.. sonra gün boyu kim bilir kaç kişiyle konuşacaksın, hiç …

  • 30/07/2009

..Sen, Martı, Deniz, Ankara..

(Ankaralı bir alacakaranlık..)

şimdi;

ellerimden geçti göğüslerin.. ve altında kaldı gözlerin, gözlerimin.. alnına damlarken terim, tüm emeğim sendin.. ürkek, korkulu, titreyen nefesinle sen, ankaranın en güzel yeriydin.. ankaradaki en güzel manzaraydı senin bedenin..

birazdan,

koca bir çınar devrilecek ormanımdan, yoluna.. büyükçe bir yer açacağım sana.. tek kapılı, tek katlı bir ev yapacağım senin için, içinde benden …

  • 27/07/2009

..Kırmızı ruJ..

kırmızı rujuyla aynama “hoşça kal” yazan kadına…

gittin.. şimdi fındık kabuğunu doldurmuyor sebebin.. o kadar yoksun yani.. sırtına yapıştırdığım güvercinli posta puluyla, iadesiz olarak gittin, evimden çok uzaktaki adresi olmayan şatoya.. aşısı tutmadı anlaşılan sana vurulan aşk’ın.. sen sadece bir rujdun.. dudaklarımdan akıp boynumda kurudun.. sen buharlaşırken, ben kendimi terkkettiğime inandırmakla meşguldüm..

Yasını tuttum.. tas dolusu şiirler döktüm …

  • 26/07/2009

.. Paragrafları sırala..

(Elleri çirkindi yazı yazan adamın.. yüzü sakal içinde.. düşleri alev.. oturduğu sandalyeden kalkıp soyundu kaleme kağıda.. bir kadın düşündü.. eski bir sevgili.. akılda kaldığı kadarıyla çok güzeldi sırtı, ensesi, sessizliği..)  

sarhoştu.. kimdi bu yanımdaki? diye içinden geçirdi kadın.. parmağındaki adamın yokluğunda bir başkasıyla yatarken..  soluk soluğa yıkarken omuzlarını başka eller, içindeki o….puyla mutluydu cenabet …

  • 24/07/2009

..Sayısal AşK..

(birbirlerine paragraflarla bağlı olmak zorunda değil cümleler.. hatta tam aksine; onları ayırmak için yapıldı satır başları, istasyon niyetine..)

Şimdi yorgun argın uykulu bir düş düştü içime.. yankılandı ağırlığınca boş evimde.. hiç kimse duymadı seviştiğimizi.. ne sen, ne ben, ne de başka biri.. aktıkça zaman bacaklarımızın arasından, küçük bakışmalardı sadece …

  • 22/07/2009

..Günaydın YalnızlıK..

(Uyandım.. gözlerimi gözlerine açtım.. nefesin buğu yaptı yüzüme.. senden önce yüzümde yaşayanların izleri belirdi.. utanmadım.. geçmişim hala yaşıyordu aramızda.. kovalıyordu mutluluğumuzu.. ellerine sakladım kendimi.. zaman devriye geziyordu.. gözlerime baktın..”- biliyorum” dedin.. merhem gibi sardım seni yaralarımın üstüne.. ben cevizdim, sen kabuğum..)

özlüyorum.. gün gibi içimde yaşıyorsun.. sabah senle uyanıp, …

  • 19/07/2009

..Aşk ÇorbasI..

Mavi bir çocuk gibi limandan limana koşuşturuyor deniz.. Köpürüyor saçları.. bakışları mutlu mesut umutlu.. saçımdaki beyazlar gibi, onunda doğuştan martıları var..
Deniz.. beni de oyununa alıp, limandan limana götürür müsün? dalgalarına eğersiz binebilir miyim sence? söylesene deniz, bana her şeyi unutturabilir misin?

Hareli bir beyaz içine sakladım sevdiğim …

  • 18/07/2009

..Düşün DüşüN..

uyuyorsun.. yorgun argın yastığa düşmüş başın.. düşüne düşüne, döne döne kıvrılıp uyumuşsun.. sıcak.. alnın terlemiş.. saçların dökülmüş yüzüne.. gözlerine tuz kokusu sinmiş.. bir cevap aramışsın, seni gün doğumunda huzura taşıyacak.. bulamamışsın.. hep daha fazla soru çıkmış karşına.. sonra uyuyakalmışsın..

uyumadım.. seni düşünüyorum.. bir kaç cevap var aklımda.. ama biliyorum hiç biri …

  • 14/07/2009

..Newal -1..

Burası ülkemin doğusu.. kışların soğuk ve yağışlı, yazların sıcak ve kurak olduğu iklime ait bir kent.. buralı olmayanların buraya yolu düşmez.. ya “mecburi”dir ziyaretleri, ya bir suç ya da iktidar karşıtı bir düşüncenin bedelidir buraya gelmek.. buraya gelinmez, buraya gelenler ankaradan gönderilir.. bende ilk kez öyle gönderilmiştim..

adım Vahit.. 24 yaşında sol görüşlü, aydın, çalışkan, girişimci ruhlu bir öğretmendim.. …

  • 13/07/2009

..”Yiyin ama tökmeyiN”..

(Eskiden olsa, kitap arasında el yazması haliyle yaşardı bu yazılar.. Şimdi gün yüzünde el önünde okunuyorlar.. kutsallığı bozuldu mu acaba kelimelerin? yoksa okundukça yeni anlamlar mı kazanıyorlar? Yazdıkça ağlıyorum hala.. okuyan ağlıyor mu acaba?                                                                                                 

Bir gün yüzüm var; gülen, güldüren.. sonra bir de astarım var, yüzümden pahallıya gelen.. gece vakti, düşünce masa …

  • 12/07/2009