..Sayısal AşK..

(birbirlerine paragraflarla bağlı olmak zorunda değil cümleler.. hatta tam aksine; onları ayırmak için yapıldı satır başları, istasyon niyetine..)

Şimdi yorgun argın uykulu bir düş düştü içime.. yankılandı ağırlığınca boş evimde.. hiç kimse duymadı seviştiğimizi.. ne sen, ne ben, ne de başka biri.. aktıkça zaman bacaklarımızın arasından, küçük bakışmalardı sadece biraz olsun bizi heyecanlandıran.. bir ses, bir ten, bir doku, bir koku.. hiç bir şeyi iki kere yapacak vaktimiz yoktu.. ve sen kabul etmesen de, artık aşıktın, bense kara sevdalı..

Seni kilerime sakladım.. erzağım, yolluğumsun.. geleceğimiz yok seninle, ama hergün bir sayfa daha ekleniyor geçmişimize.. şimdiki zamanımsın.. eskidikçe, ekler giyiniyor cümlelerindeki yüklemler.. kış gelecek.. yollar kapanacak.. sen yokken olduğumuz yerde, ben evleneceğim.. benden sana sadece bir kaç fotoğraf kalacak..

acıyı seviyorum ben.. hem yemekte, hem hayatta.. hoşuma gidiyor bu melankoli, pul biberin dilimde dinlenmesi.. ama bazen kaçırıyorum ölçeği, gözlerim yaşarıyor acıdan.. hem yemekte, hem hayatta.. sen soframsın.. yemeğim, tuzum, ekmeğim.. sen sürahimdeki balıksın.. bardak bardak kirlettiğin hayatını içtiğim..

hadi sevgilim aç şimdi gözlerini.. artık bakabilirsin geçmişine.. üzemem seni bu denli uzağında, bu denli eskide, bu denli geçmişindeyken.. zaman toplar benden geride kalan döküntüyü.. sen keyfine bak.. içinde kalmasın yaşamak isteyip de yaşayamadığın bir hayat.. bende büyüdüm, kader keskin bir kılıç gibi kopardı beni çocukluğumdan.. bir kaç damla kanadım koptuğum daldan.. sonra sarmaladı yaramı başka aşklar.. söylesene: ne işe yarar ki başka kadınlar?

küf kokuyor mutfağım, oturdum sigara içiyorum.. koyu kıvamlı şekersiz bir türk akşamında; bol köpüklü bir masal.. daha önce hiç tanımadığım kahramanlar oturmuş dedikodumuzu yapıyorlar.. haremimde bir namahrem yüz.. ince sesli, beyaz tenli bir güzel.. uzanmış boylu boyunca suyun altına.. temiz bir koku.. etten değil derisi, sanki satenden.. kayıyor parmaklarımın arasından.. sürmeli gözleri, kirpikleri tavuz kuşunun kuyruğu gibi.. buğu yapmış gözleri sıcaktan.. sen uzağımdaki melektin.. karşımdaki yakınımdaki peri.. söylesene uzağım, bir tuzak mı bu yakınımdaki?

biri beni temizlesin.. erkek halimle, pavyon karısı gibiyim.. biri beni kurtarıp çeksin bu hayattan.. doldursun içimi, dışımı, kanımı, yatağımı.. birleştirsin yakınımı, uzağımı.. tüm yanlışlarımı bir doğruyla götürsün.. mucize değil istediğim.. mucizeyse bile, ne olur bir kez de şans bana gülsün.. sayısal aşk.. üç milyar kadından bir tanesi benim için doğmuş olsun.. ve yalvarırım artık beni bulsun..

 

(1) yorum

    1 kişi yorum yapmış

    • Aşk ve Zehir - Gravatar Aşk ve Zehir September 2, 2009

      acıyı seviyorsun çünkü AŞK ı seviyorsun/acıyı seviyorum çünkü AŞK ı seviyorum..

      Aşk’ın acısı,acıtması…

      O can/ını yaktıkça sen daha zevk alıyorsun, O kan/ını çektikçe daha rahatlıyorsun ve O bir yan/ını esir aldıkça sen daha bir kıvranıyor ve esir oluyorsun… ve bu esaretin bedeli öden(e)miyor!…

    yorum yazabilirsiniz:

    Yorum Kuralları: Basit XHTML kodları kullanabilirsiniz (a href, strong, em, code). Yeni satır ve paragraflar otomatik olarak yaratılır. e-Posta adresiniz gizli tutulacaktır.

    XHTML: Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

    "*" ile işaretlenmiş alanlar boş bırakılamaz.