..Genel Cerrah(i)..
(Yine eylül ortası..)
akşam oldu.. güneş utana kızara çekildi travertenlerle kaplı hastanenin ön yüzünden.. önce hasta yakınları azaldı, sonra hemşireler, yardımcı personel, ve doktorlar.. yine eylül ortası.. yine nöbet gün aşırı, vakit gece yarısı..
çoktan kapandı 7 nolu kapı.. koridorlar boşaldı.. eylül ılık ılık üflemekte acil servisin önünde.. gündüz ısınan banklar, hala iletiyorlar kendilerine emanet edilen ısıyı.. tek başıma, ayaktayım.. mavi mor bir yazı süslüyor başımı kaldırdığımda gökyüzümü: “hacettepe”. yeni demlemiş fierro’cu çayı.. şeker balıklama atlıyor kendi kaynar denizine.. dilim damağım yana yana alıyorum ilk yudumu.. uzun bir marlboro çıkartıp paketinden yakıyorum ciğerlerimi.. o ilk nefes yok mu.. sanki daha da güzel geliyor bana, sen gittin gideli..
Bölüm 63 Genel Cerrahi (00:21)
ağır mavi demir kapıyı açıp, servise girer girmez, günlerdir sanki beni görmüyormuş gibi karşılıyor İsmail Beyin hanımı:
-eh be oğulcan, nölceek senin bu amcan? böööle gün yarısı yetmii, biii de gece yarisi başladı kusmaa.. eh be oğulcan, heç çalışiveemez mi dersin bunun baarsaklaru?
-teyzecim, söyledim ya ben sana.. kötü hastalık senin adamın ki, düzelmez ki öyle ha diye. beklemek lazım
-kötü hastaluk deyon de mi? he ya.. eh be oğulcan eyü hastaluk kaldu mu ki? ben de kalduum buralarda bööle koltuğ boylarında.. gel bak bi hele yarasu nasıl olmuş bu gece?
-teyzecim ben artık senin doktorun değilim ki.. ama neyse gel bir bakayım gönlün kalmasın.. (söylenmiyor ki teyzeye, tüm bağırsakların kanser hücreleriyle sarılı olduğu.. yapılabilecek tek şeyin sadece kocasının ağrısını dindirebilmek olduğu) düne göre daha iyi teyzecim yarası
-essah mı deyon? göödün mü bak ismaül aga? ben deeyince inanmeyon bana da, ahanda şuncacik zayif esmer toktor deyince inaneyon.. sen de bi tuhafsun vallaa.. Sağolasin oğulcan.. allahta sana su serpi veesin bööle bi gece yarisü..
Serpsin be teyzecim.. kim istemez ki? keşke sende açıp içime baksan.. geçen nöbetteki kadar özlemiş miyim acaba evimi? neyse.. bak yağmur yağmaya başladı bile..
-Ğocam!
-Efendim Ersin?
-Ğocam ben bır barça su ıçebilirmıyım?
-Ersin sana dedim ya, seni daha yeni ameliyat ettik, daha yemek borunda yara var, içsen o dikişler tutmaz açılır.. daha akşam vizitte anlatmadık mı sana?
-ewet ğocam anlattiniz
-ee o zaman?
-e ama ğocam.. walla sizi gendime yaqın buluyem o sebepten.. wallah ğocam.. ben.. sie.. soyliyem.. vallahh.. ben su içtim..
-efendim????
-ben bır barça su içti..
-nasıl yani??? ne kadar içtin??
-valla allağ yalani sevmes hema hema 4 bardak.. hocam wallagh çok susamişem..
-4 bardak mı??????
-evet.. bir de acıkmışem ğocam..
-Ersin naptın sen????????????
-çubuğ graker yedim..
-Ersin…………………………………………………………………………………….
Bölüm 53 Genel Cerrahi/ doktor odası (05:42)
önce güneş kondu pervaza, sonra kulak burun boğazdan transfer ettiğimiz güvercin.. ekmek verdiğimiz için tüm pervaz b.k içinde.. neyse bir genel cerrah için pervazında b.k yetiştirmek çok da abes olmasa gerek.. yine aynı sigaradan, aynı güzellikte bir nefes.. anlaşılan sen dönmedikçe daha da güzelleşmeye devam edecek.. birazdan en dolgun damarları palpe edecek parmak uçlarım.. sonra batikon damlayacak yaraların üzerine.. 7 nolu kapı açılacak.. doktor arkadaşlar gelecek.. hemşireler ve yardımcı personel.. hasta yakınları.. çocuk acilin önündeki heykelin arkasında, yorgana sarılı uyanacak, hasta çocukların babaları…. kediler koşuşacak duvarda ben çift kaşarlı tostla çay içerken.. sonra neler yaptıklarını anlatıp duracak nöbetçi olmayanlar.. aval aval bakacağım onlara.. ayaklarımdan dumanlar çıkacak.. saç baş beyaz.. İsmail Ağanın bulantısı bitmeyecek, Ersin’e tomografi çekilecek.. Keseler taburcu, troidlerden kalsiyum fosfor gidecek.. iş biter bitmez ameliyathaneye inilecek.. surat asılmayacak.. ek’sik iş olmayacak.. uzmanlığın günahıdır asistanlık.. cennete gitmeden önce, bu cehennemde yüzün gözün bülle dolana kadar yanılacak..
Hacettepe… Ve gün asiri gelen nöbet günleri.. Dosttur, bir bardak demli cay, gercektir sigaradan cekilen ilk nefes.. Ve sessiz bir arkadastir güvercin..
Hep bu karanlik Hacettepe gecelerinde sorgulanir hayat(in).. Akla düser AN’lar ve yalnizliklar..
Döner mi tekrar bilemem zayif esmer toktor ama cennet cok yakinda!
Iyi nöbetler…