..İyi BayramlaR..

Eskiden hiç sevmezdim bayramları.. herkes toplanırdı bir eve; deli gibi yemek yenirdi, sonra el öpülürdü.. kimisi para verir, kimisi vermezdi.. aklımda öyle komik şeyler kalmış ki: mesela demliğin altı kapatılmazdı hiç, buhar çıkardı hep üzerinden.. küçük limon dilimleriyle verilirdi çay.. kardeşim tepside çayı verirken ben arkasından şeker tutardım.. “bu da bizim küçük oğlan” derdi annem, sanki büyük oğlan varmış gibi :) sonra anneannemin meşhur pilavı vardı.. yiyip yiyebileceğim en sulu pilav :) kadın o kadar acele yapardı ki, sanki sütlaç gibi olurdu pilavı.. en enterasan yanıda şu: yaptığı sütlaca da o kadar pirinç atardı ki, pilav gibi olurdu o da :) sonra dedem hep kürtçe şarkı söyleyip, durup dururken milleti halaya kaldırırdı, eline de mutfaktaki tezgah bezini alırdı.. oynamak mecburiydi tabi ki de.. bende halayın en sonuna geçerdim kıdemim ona yeterdi :) 3 ayak öne, 3 ayak geriye.. kır dizleri.. oluyo galba :) öyle öyle öğrendim “gowend” tutmayı..

yeni misafir gelince, bir öncekiler artık biz kalkalım derlerdi.. yeniler yerleşirdi koltuklara.. kardeşim çay tepsisini yüklenirdi, ben şekerliği.. “bu da bizim küçük oğlan”.. herkes et ikram ederken bayramda bizm evde itinayla tavuk yemeği olurdu.. haşlanmış, salçalı patates suyunda tavuk budu.. görende kurban olarak horoz kestik sanacak :) derdim anneme.. gülerdi..

ne çok konuşurdu bazı misafirler.. siirtli bi komşumuz vardı.. bi de annemin bi akrabası.. aman allahım! bir keresinde aynı anda bizim evde denk gelmişlerdi.. zaten sabırlı bir adam olmayan babam dayanamayıp kalkıp odasına geçip yatmıştı.. sonra da adamlar: nadir bey gelmeden kalkmayalım ayıp olur diyip babam uyanana kadar oturmuşlardı! babam uyanınca onları gördüğünde yılın şokunu yaşamıştı :) )

bugün bayram.. bayramin birinci günü.. sadece şeker isteyen çocuklar çaldı kapıyı, bi de apartmanın kapıcısı.. dedemler artık istanbulda.. ankaradaki akrabalarda yazlıklara gitmişler.. 15 yıldır bu apartmanda oturuyoruz ama hala garajdan çıkarken gördüğüm yüzler olarak tanıyorum komşuları.. kardeşim çay tepsisi tutmayalı baya bir oldu.. bende şekerlik işinden ayrıldım.. sütlaç/ pilav karışımını iki sene önce yemiştim en son.. evde tavuk yok, pizza söyliycez birazdan.. evde demleme çay içmeyeli o kadar oldu ki.. küçük limon zaten lüx..

odamdan çıkmadım tüm gün.. dedemin gözleri artık iyice zayıfladı.. halay çekmiyor o yüzden.. asabileşti bir de üstelik.. sürekli haberleri izleyip küfrediyor.. dayım küsmüş ona, gitmemiş bayramda.. anneannem de ona üzülüyormuş.. çok konuşan komşulardan biri hastanedeymiş, karaciğer yetmezliği..

anladım.. “nerede o eski bayramlar” diyecek kadar yaşlanmışım artık.. keşke daha çok sevseymişim o günleri: 7- 8 yaşlarımı.. 20 yıl olmuş.. acaba benim bayramda halay çekmeyi öğreteceğim torunlarım olacak mı?
evin büyük oğlu oldum artık tanıştırılırken.. sanki küçüğüm varmış gibi..

knys/ 2008

(1) yorum

    1 kişi yorum yapmış

    • Aşk ve Zehir - Gravatar Aşk ve Zehir September 20, 2009

      Herşey eskidi, biz büyüdük, kirlendi (mi) dünya!

      Yinede bayram günü işte GELENLERİ hoşgörü ile kabul ediyoruz, ARAYANLARIN bayramını kutluyoruz uzakta olsa! vs… vs… Sonuçta kalp kırmamak lazım, kırdıysakta gönlünü almak lazım bugün..

      Birde hep Barış Manço gelir aklıma bu bayram günleri eskiden kalma,

      BUGÜN BAYRAM ERKEN KALKIN ÇOCUKLAR
      GİYELİM EN GÜZEL GİYSİLERİ
      ELİMİZDE TAZE KIR ÇİÇEKLERİ
      ÜZMEYELİM BUGÜN ANNEMİZİ…

    yorum yazabilirsiniz:

    Yorum Kuralları: Basit XHTML kodları kullanabilirsiniz (a href, strong, em, code). Yeni satır ve paragraflar otomatik olarak yaratılır. e-Posta adresiniz gizli tutulacaktır.

    XHTML: Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

    "*" ile işaretlenmiş alanlar boş bırakılamaz.