..İçimin Düş KıyısI..
büyük göğüslü bir kadın.. göğsümde park yeri arıyor kendine.. içimin kapısı açık.. dışarısı soğuk.. yağmur iz yapıyor vucuduma değdiği her yerde.. kir gösteriyor derim.. ütü tutmuyor artık gözlerimin altında ki kırışıklıklar.. boya vakti geldi saçlarımın.. artık değirmen unu gibi durmuyor beyazlar.. kadın.. aklın başında mı senin? kırk yıllık bir katile canını mı teslim ettin? ama itiraf etmeliyim: katilinden daha cesur makdüller içinde, en güzeli sensin..
dilim damağım şerbet içinde.. boğazımda keskin bir acı.. her santimim farklı bir ölçekte, her uzuvum haritada farklı renkte.. sadece pencerenin olduğu duvara değil, tüm duvarlarıma kalınca perdeler asın.. ışıktan, soğuktan, insandan arındırın beni.. parke değil toprak istiyorum odamın tabanına.. apartman katında nem kokmalı kemiklerim.. sızım sızım sızlamalı.. ayak izlerin kalmalı çünkü! çıplak ayaklarınla çamuruma bas ne olur! sen gittikten sonra kuruyup öylece kalmalı..
güneş.. öyle bir ayarlamalıyım ki açıyı.. senin izinin etrafına hale gibi düşmeli ışınları.. yeşermeli çünkü izlerinin kenarları.. terlik gibi, ne zaman evime gelsen, kendi izlerini giyinmelisin sen.. kadın; ayaklarında oje var mı? kırmızı mı hala parmaklarının tadı? içimin düş kıyısı.. senden bana bir kaç izden başka ne kaldı…
altı oda, bir salon.. dört duvarı da haki renkli perdeli.. toprak tabanı sen gelmeden önce sulandı.. mavi bir apartmanın üçüncü katı.. konu komşu, kapıcının çocukları bile artık seni tanıdı.. seviştiğimizi herkes biliyor.. saçlarını eksem, çekirdeğinden bir sen yeşerir mi dersin? kurudu izlerin.. pamuk arası köftem..
esmer.. gözleri yeşil.. kırmızı ojeli.. saçları deniz.. yüzüğü elmas.. bir arkadaşımın karısı..
yorum yazabilirsiniz: