..Risk BuduR..
hala benimle yaşıyorsun sen.. adım atarken.. uyurken.. uyanırken.. başını yastığına koyarken.. banyo yaparken.. aynaya bakarken.. hala beni taşıyorsun içine, rüyanda seviştiğimizi görürken.. saat saat, dakika dakika, nefes nefes.. bazen çıkıyorum aklından, huzuruna kavuşuyorsun.. söylesene kurtulmak istiyor musun benden?
umut.. içinde hep bir umut var değil mi? “hayır canım ne alaka! allah korusun! bir daha asla istemem!” bunlara kendini inandırma çalışmaların nasıl gidiyor acaba? o umut ölmez.. dışarı çıktığında karşılaşma arzusu, bir yandan korkusu, tuhaf duygulanımların el işi göz nuru şizofrenik çelişkiler bütünü.. kendini bana bağlandığın yerden böyle çözemezsin.. debelenip durursun o sandalyede.. bileklerin acır.. ip keser tenini.. kanamaz ama kızarır.. kanasa daha az acır.. gençliğime benziyorsun..
risk.. sen de en az benim kadar biliyorsun gidip başka birini bulmayı değil mi? başka bir erkekle mesajlaşmayı.. bakışmayı.. gülmeden gülümsemeyi.. yürüdüğünde parfümünü ardında bırakmayı.. yemeğe çıkıp şarap hakkında konuşmayı.. saatlerce kendini anlatmayı, dinlenmeyi, dinletmeyi, bir ihtimal dinlemeyi.. gözlerine bakmadan ama.. gözlerini kaçırarak.. gülmeden, kahkaha atmadan.. öpüşmeden.. dokunmadan.. insan içindeyken bakışmak güzeldi ama başbaşa kalmak.. bir masanın iki yanında iki sevgili gibi başkasıyla oturmak? risk.. düşünsene bir kapıdan girip, göz göze geldiğimizi? başından aşşağı dökülen su kaç derece olurdu acaba? umudunun öldüğü an.. seni durulayan umudunun bittiği an.. umudunu öldürebilecek kadar risk alabilir misin?
dönüp duruyorum düşünceler içinde.. düşünüyorum.. topluyorum çarpıyorum.. çıkarmadan bölmeden toparlanmaya çalışıyorum.. o kadar kolay ki benden kurtulman.. niye yapmıyorsun? niye tutup bir mermi sıkmıyorsun yaraladığım kır ata? kaçıyorsun benden.. kelimelerden.. begenilmekten.. kendinden.. yaralı bir at için hala oldukça hızlı koşuyorsun.. bir daire üzerinde.. dairesel hareketlerle.. başladığın açıya dönmek üzere.. gözünde gözlüklerle..
seni sen yapan.. seni dokunulmaz.. seni unutulmaz.. seni aşk kadını yapan.. bağlandığın sandalyede özgürce oturman.. gözümün önündesin.. oturduğun sandalyeden bağırıyorsun bana:
“elimde bir silah, ağzımda bir namlu.. bekliyorum susarak. ya gelir çıkartırsın, ya gelir sıkarsın.. ya adam gibi sahip çıkarsın ya p……k gibi satarsın.. ya korkarsın benden ya da bileğimdeki ipi boynuna dolarsın.. benim kendime verecek başka hiç bir şeyim yok. benden aldıkların egona yeter. bakma bana öyle lutfeden acıyan alacaklı gözlerle! borçlu olan sensin. bana bir ben borçlusun. ya ödersin.. ya s.kt.r olup umudumdan da hayatımdan da evimden de namusumdan da ruhumdan da gidersin! riskmiş…. gidip başkasıyla yatmak senin aldığın risktir ukala! ben başkasıyla yatarsam onun adı risk değil, evlilik olur bu saatten sonra…”
ve hala onunla yasiyorsun sen.. Adim atarken,nefes alirken,arabada bir parca duydugunda, markete ugradiginda gördugun sebze reyonunda…
Bazen cikarip atiyorsun aklindan ve kavusuyorsun huzuruna.. Ama söylesene gercekten kurtulmak istiyor musun ondan?
Söyle?