..SabıR..
biliyorum.. söylemek istediğin her şeyi, henüz sen düşünmeden biliyorum.. şeffafsın.. sigaranın göğüs kafesinden caiğerlerine nasıl ilerlediğini görüyorum.. ayaklarının yere nasıl yapıştığını.. yaralarını.. yorgunluğunu.. suskunluğunu.. uzaklara dalıp kimi düşündüğünü…..
şekillenmiş, kalıplanmış bir hüznün, putlaştırdığın bir sevginin, tavaf ettiğin bir aşkın kabesinde buldum seni.. yüzün kuzeye dönüktü.. yosun tutmuştu bacakların.. üşümüştün.. eğildim, öptüm dudaklarından.. rakı kokusunu ilk kez nefesinde sevdim ben…
soyundum.. tüm desenlerimi serdim yoluna.. doyduğun pastel renkleri, özlediğin gün ışığında yeniden boyadım, parlattım.. elimden geldiğince yaralarını sardım.. ağzından hiç bir şey çıkmadı.. ama gözlerinle herşeyi anlattın.. dudakların ayrılmadan birbirinden küfrettin, bağırdın, çağırdın, ağladın, dinledim.. ben seni bu halinle sevdim.. bu halin hamdı.. eğilmemiş bir daldı.. senin anlaşılmaya değil, anlayışa ihtiyacın vardı.. bende öyle yaptım…
hiç korkmadım mı sanıyorsun? ya da ağlamadığımı mı? yer yüzündeki en anlayışlı kadın olduğumu mu? değilim hayatım.. ama işte bu da benim emeğim.. benim tarzım.. bu da benim gönlümden kopan.. çam sakızım çoban armağanım.. biliyorsun; benim de saçlarım beyaz.. benim de içimdeki kadın deli dolu, senin kadar en az.. simsiyah yüksek bir tay gibisin.. eğersiz binmeyi öğrenmek için bekleyeceğim biraz..
bilmediğin onlarca hali daha var fiillerin.. yaşayacağın, tadacağın, yanacağın, yakacağın onlarca nesne.. ama bırak ben olayım artık, hayatında ki tek özne..

yorum yazabilirsiniz: