..Alev AleV..

“Alev alev yanıyorum, buzlarım çözülüyor aşka..”

ne zamandır dinlemiyormuşum bu mucizeyi.. ellerini hatırlattığı için büyük ihtimalle.. ve yaşananları.. yarım yasak bir elmayı.. geç kalınmış aşklar havuzunun biri dolduran biri boşaltan iki musluğu olduğumuzu.. kesirli haneler.. acıyor içim.. parçalanıyor.. gözlerim kaynıyor.. pişmanlık, umutsuzluk, inançsızlık, aldatılmışlık, aldanmışlık, can yakan tüm duyguları yüklenmiş kalbim.. yol aldıkça kendimi geride bırakıyorum.. ve sevdiğim için bir zamanlar seni.. kendimden nefret ediyorum..

yaktın.. öyle soğuk kanlıydın ki.. kan davalım gibiydin yüzüme şarjör şarjör kelimeleri boşalttığında.. vuruldum.. kanadım.. oturup insanlar arasına bir yandan çalışıp bir yandan ağladım.. yankılandım.. dönüp duruyor hala beynimde söylediklerin.. sen Allah’ımdın.. beni neden cezalandırdın.. sen güvendiğim tek insanımdın.. beni neden aldattın? ben sandım ki yüzyıl geçse, geçmezsin benden.. beni neden yarım bıraktın? kaya gibi sağlamsın sandım.. sen hudutlarım, sınırlarım, iz düşümümdün.. kum gibi nasıl ufalandın?

“bir birimize bir kaç aşk kadar geç kalmış olmasaydık..”

yol aldım.. sigaraya başladım.. yandı içim, kısık alevde kavruldum.. derimi kendim soydum.. parça parça.. lime lime.. sen benim kahramanımdın.. masal perim.. şimdi tüm hayalleri yıkılmış bir çocuk gibiyim.. aslında herkes gibi olduğunu anlayan.. her ölümlü gibi.. iki gözü bir kulağı olan.. her insan gibi aldatabilen, unutabilen.. ne farkın kaldı ki benden? seni neden seveyim? seni neden sevdim?

“alev alev yandığım doğru.. küllerimden doğar mıyım sana doğru?”

yıllar dolusu emek.. albümler dolusu hatıra.. oturup düşününce yerine oturan taşlar.. ne çok sevmiştim seni.. ölesiye aldatılmış.. öylesine yaşanmış.. benimle sevişebildiği gibi başkasıyla da sevişebilirmiş.. benimle uyanan o melek, başkasıyla da uyuyabilmiş.. söylesene herkesten ne farkımız kalmış?

umut yıkıntısı.. beklenti rüzgarı.. düş kırıkları.. ulu ortayım.. yenilmiş bir yüreğin komutanı gibiyim.. kar altındayım.. çok acıyor be güzelim.. tırmıklanıyor ciğerim.. tuz içinde kaldım.. canımı çok yaktın.. küçücük bir kırıntı gibiyim şimdi.. oturduğun masada dirseğine yapışan.. yüzümü alıp gitmek istiyorum karşından.. o kadar fazla soru sormak istiyorum ki aslında.. ama neyi değiştirir ki yaraları çoğaltmaktan başka?

“kendimi arıyorken, olmaktan korktuğum yerdeyim..”

çok acıyor..

içimin doğum sancısı..

keşke hep merak etseydim..

keşke hiç öğrenmeseydim…

Defol.. 

“Sen ışığını arayan güzel günebakan
Ben tozuna dumanına hasret bir enkaz..”

 

(2) yorum

    2 kişi yorum yapmış

    • ben - Gravatar ben January 30, 2010

      olmaktan korktuğum yerde, seni bekliyorum…

    • asd - Gravatar asd January 30, 2010

      bir de karşı tarafı dinlemek lazım..

    yorum yazabilirsiniz:

    Yorum Kuralları: Basit XHTML kodları kullanabilirsiniz (a href, strong, em, code). Yeni satır ve paragraflar otomatik olarak yaratılır. e-Posta adresiniz gizli tutulacaktır.

    XHTML: Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

    "*" ile işaretlenmiş alanlar boş bırakılamaz.