..Ankarada Yedim Taze MeyvayI..
İstanbula benziyor bu sabah Kurtuluş Parkının ıslanmış, islenmiş yeşil çimleri.. demiryolunda ray döven tren, sanki florya istasyonundaymış gibi deniz manzaralı duruyor.. Köroğlu’nun ıslak yolları, esmer bir körpenin uzun örgülü saçları gibi sırtına dökülüyor.. Cebeci’de otobüs bekliyor siyasal öğrenciler.. Yenimahallenin eski müstakil evlerinin bahçesinde elma ağaçları hala yaprak döküyor.. Yağmur değince Ulusa sanki yüzüne Aksaray’dan bir parça renk düşüyor..
Ayrancı yokuşunun kırık asfaltı.. Hoşdere güzergahında işkembe molası.. erken uyur ankarada evlerin ışıkları.. erken dolar otobüs durakları.. hangi sokağına baksan, ışık alır evlerin çatısı.. hangi evin kapısını çalsan, bulunur ya bir emekli ya da bir memur maaşı.. öğrenci evlerinde makarna kokusu.. aşık adamla dalga geçiyor, Dil Tarih Coğrafyada güneşin doğuşu..
ıslandığı zaman İstanbula benziyor Ankara.. maviye çalıyor grisi.. sanki beş tepenin birinin arkasından deniz çıkacak karşıma.. sigaramın dumanı katılıyor kömür kokusuna.. canım tütüyor.. nereye baksam İstanbul.. dertleniyorum.. bir bozlak dökülüyor kadehimin yanına, derdimin ardı sıra…
“Ankara’da yedim taze meyvayı
Boşa çiğnemişim yalan dünyayı
Keskin’den de sildirmeyin künyeyi
Söyleyin anama da anam ağlasın
Babamın oğlu var beni neylesin
Trene bindim de tren salladı
Zalim doktor ciğerimi elledi
İyi oldun diye köye yolladı
Söyleyin anama da anam ağlasın
Babamın oğlu var beni neylesin..”
yorum yazabilirsiniz: