..Nefret Pususu..
bedenimi yaraladı ruhum.. içimi dışıma küstürdüm.. ciğerlerim döküldü tutundukları kafesten.. kanımı tattım.. dişimi dilime doladım.. hepsini kendimi acıtmak için yaptım.. kızdım.. nefret ettim.. kin duydum.. yas tuttum.. direttim.. unutmamak için acımı, yaptıklarını her gece uykumda yeniden dirilttim.. küfrettim.. zikrettim.. anlatamadıkça derdimi kör sağır dilsiz kaldım.. duyularımı duygularıma kapattım..
yumrukluyorum duvarları.. kemiklerim inletiyor apartmanı.. parmaklarımın sıvası çıkıyor duvarların etinde.. titriyor cam çerçeve.. bildiklerim, bilmediklerimin üzerinden dökülüyor yerlere.. söylesene sen de o yürek var mı! vurabilecek misin yaraladığın bu hayvanı! kıvranıyorum gövdemin üstünde! acıt! hadi acıt!
durduğum yerde soğuyorum.. attığı yerde duruyor kalbim.. buzlu camların ardında kaldı ruhum.. nefret kokuyorum.. günde dört mevsim.. öğünde beş vakit.. canımı tartıyorum terazide.. azalıyorum..
şimdi çıkıp gelsen.. tek kelime etmesen.. duvardan etimi, parmağımdan duvarı söksen.. yüzüme yüz sürsen.. “yaraladığım hayvanı, vurmaya geldim” desen.. duruca usul bir ses çıksa ağzından.. bir damla yaş döksen.. uzatırım yoluna yine aynı aşkla boynumu.. aynı tezgahta dokurum.. aynı zevkle dolarım.. aynı ateşte yanarım.. çünkü; ben dünyanın en zeki aptalıyım..
suçlu da suçsuz da benim bu davada.. sanık olan da savcı olan da.. ölen de öldüren de.. sen sadece suçsun.. sen sadece altın kaplı bir kurşunsun.. araçsın yani.. amaç olan aşk.. sen, senden başka bir şey değilsin.. seni sen yapan, bende ki bu aşk..
göğsünde bir canlık yer aç..
yorum yazabilirsiniz: