..BilmiyoruM..
Şimdi her kadın biraz sana benziyor.. ya saçları, ya duruşları, sigara içişleri, yanımdan geçişleri.. uzağı göremediğimden olsa gerek, sevişmeleri.. kokuları.. dokuları.. tatları.. gülüşleri kimisinin, kimisinin ensesi.. günah aynı günah.. zevk neden farklı?
yazdım.. aklıma gelen herşeyi.. yaşadım kimisini, kimisini yaşamak istedim, kimisi sadece hayaldi.. anlarsın sandım.. kendimi anlamanın bir kaç yolu vardı, hiç biri işime gelmedi.. sen dekoderimdin.. beni önce şifreleyip sonra çözerdin. bir bakışım yeterdi.. bir sözümle yüreğin inlerdi.. padişah gibiydim.. erken yaşta çıkıp, erken yaşta tahttan indim.. kendi isteğiyle tahtı bırakan tek osmanlı bendim..
bağlandım.. etrafıma sardığın ağları, pamuk sandım.. sarmalandım.. parmak uçlarıma kadar sana battım.. çıkamadım.. nefes aldım, veremedim.. söz verdim, tutamadım.. candım, yaşamak için çok uğraştım.. yapamadım.. aradım, bulamadım.. hep bir olumlu, bir olumsuzdum.. doğrularımı toplayıp, yanlışlarımdan çıkardım.. herkes gibi olduğum gün, herkes gibi olduğunu gördüm..
hiç bir özelliği yokmuş sevmelerin.. sen kimi sevsen bir ben; ben kimi sevsem bir sen bulacakmışız kendimize.. yoksa nasıl yabancılaşır insan sevdiğine? ait olmak bu değil.. bu değil birlikte olmak.. sonsuz olmayan hiç bir şeyin adı senin hanende yazmamalı.. ve ben.. senin değilmişim demek ki.. yoksa nasıl gidebilirdim ki? yas bitmemeli.. kin dinmemeli.. sürmeli.. süregelmeli.. yoksa ne tadı kalır ki acının? unutabiliyorsak bazı şeyleri, hatırlamanın ne faydası var ki? insanız.. et, kemik ve toprak.. hava içer, su çekeriz gövdemize.. hayvanız.. kızdığımız zaman saldırır, sevdiğimiz zaman mırıldanır, istediğimiz zaman oynarız.. düşünebiliyor olmamız ne kadar da gereksiz.. kediyle köpekten farksızız..
renk düştü yüzüme.. söz biledi kulaklarım.. göz buldum gözünde.. en sevdiğim kukla oldu bedenim.. en sevdiğim yüz aynam.. tanıdığım en çekilmez insan benim.. özlediğim sen değilsin.. senin yanında sevdiğim kendim.. başkası senin kadar güzel severse, ben de başkasını severim.. nankörlük değil bu.. söylediğin gibi; hayat akışı.. hayat kendimize doğru akıyor.. sürüklenen de sürükleyen de bizleriz aslında.. karşı kıyıya beni kim geçirse, yeni bir ben kazanıyor..
seni bir başkası sevdi.. bir başkasının omuzunda geçtin karşı kıyıya.. bir başka hayat belki de ilginç geldi.. belki sen de kendinden kaçtın.. belki sen de unutmak istedin, hatırlamak yerine.. belki sadece canın istedi.. belki.. belki.. belki.. seni anlamak için ne kadar çok uğraşıyorum.. en az kendimi anlamaya çalıştığım kadar.. keşke kendimle konuştuğum kadar seninle konuşsaydım.. düzelirdi o zaman herşey; belki..
mantık doluyuz.. birbirimizi anlayışla karşılıyoruz.. dost kalabilmeye çalışıyoruz.. denedik ama olmadı diyip işin içinden çıkabiliyoruz.. ben senin göğüslerini, sen benim kasıklarımı hiç görmemişiz gibi davranabiliyoruz.. ama anlamadığım bir şey var.. neden bir başkasıyla görmeme rağmen, seni bir başkasıyla düşünemiyorum? neden bu kadar önemli bir başkasıyla yatmış olman? neden bu güzel aldırmazlık? neden dilim kadar rahat “bitti” diyemiyorum? neden.. neden.. neden..
acabalar.. belkiler.. keşkeler.. neden, nasıl, niçinler.. seni sorguluyor, kendimi yargılıyorum.. ne zaman köşeye sıkışsam, kapatıp gözlerimi uykuya dalıyorum.. beni terketmiyor yastığım, yorganım, evim odam karanlığım.. işte bu yüzden, onlara sadığım.. sorduğun bütün sorulara tek bir cavabım var: bilmiyorum.. geçiştirmek için değil bu cevap. gerçekten çok uğraşıyorum bir sebep bulmaya.. hem senin hem benim sorularıma cevaplar arıyorum.. ama ne yaparsam yapayım bulamıyorum..
uyudun mu?
uyan…
sevişmek istiyorum…..
yorum yazabilirsiniz: