..Ölümlü DünyA..

yağmurdan sonra toprak nasıl kokarsa, rakıdan sonra sigara öyle kokuyor bana.. yalnızlık.. sadelik.. berraklık.. saflık.. karışıksız, katıksız adamlık.. baş başa, kadeh kadehe.. oturmuş mezarımın başına içiyoruz kemiklerimle.. söylesene mezar taşım, kaç yıl oldu ben öleli?

şimdi kaç kere sussam, kaç kere konuşsam.. oturup içimi kime açsam.. çay bardağına doldursam kanımı, sen …

  • 31/03/2010

..Aynalı Köyün RomancısI..

bulutlar boğazıma sarılıyor sanki.. güneş çekmiş perdelerini dünyanın üzerine.. kaldırımlar ıslak.. asfalt kurumak üzere.. çimenin ağırlığı altına bırakmış kendini toprak.. nefes nefese kalmış rüzgar.. geceden kalma sokak lambaları.. dünya dönmüyor, tepe taklak yuvarlanıyor sanki.. uyanmak istemiyorum.. öylece kalakalmalıyım bu dört duvar arasında.. tavanda izim çıkmalı.. duvarlar iç kokmalı.. tek masrafım …

  • 30/03/2010

..Düş Belgeselİ..

Başı boş kaldı mayısın.. günlerden salı ertesi.. öğlen altı uykusundayız.. güneş ayak uçlarımıza uzanmış, çarşaf üstü kalmışız.. yorgun argın.. sen soluk soluğasın, ben soluğuna saklanmışım.. kalbim nasıl atıyor duyuyor musun? vuruyor mu göğüs kafesine? gülüyor musun? uyuma diyorsun bana.. ama ben çoktan gözlerimi kapattım gün ışığına..

yanık süt kokusu.. ocağa yapışan …

  • 29/03/2010

..Bakire Kelimeler Cennetİ..

ambalajını açar mısın hayatımın? “buradan açınız” yazan yerden keser misin kalbimi? iki elim kanda.. rica etsem küfreder misin bana biraz? yansın istiyorum kulaklarım söyleyeceklerinin acısından.. hadi söyle korkma.. biliyorum, bir kaç hayat geç kalmışız bir birimize.. dört ayağımız varmış, üstüne düşmüşüz.. dokuz canlıymışız da sekizini sevdiğimiz dostlara bölüştürmüşüz.. yetmezliğe girmiş kelimelerimiz.. ödemlenmiş cümleler.. dayalı döşeli cehennemler kiralamışız …

  • 27/03/2010

..Kinya’stanbuL..

ihraç fazlası sevgiler, toplanmış bir sepette.. bağırıyor bir kadın: “ne alırsan bir ömür!” zararına aşklar pazarında.. tezgaha sıralanmış kalpler.. atıyorlar durdukları yerde.. eskisi, yenisi, kullanılmışı, sıfırı, antikası.. aşk içinde her yer.. bekleyeni, özleyeni, kavuşanı, ayrı kalanı, pillisi, saatlisi, üstüne basınca konuşanı, el çırpınca dans edeni bile var..

sen hiç yalnız kaldın mı …

  • 25/03/2010

..Yabancı AşK.. vol.1

Mirandayı tanıdığımda yirmi yedi yaşındaydım. yeni gelmiştim İsrailden… dar bir apartman girişinde, altı yedi basamaklı merdivenin ilk basamağına bağdaş kurup oturmuş, sigara içiyordu göz göze geldiğimizde.. muhtemelen yaşça daha büyüktü benden.. otuz.. belki otuz bir.. saçlarını bir resim fırçasıyla toplamıştı.. siyah bluzu omuzlarından düşüyordu,  kot pantolonu boya içindeydi.. öylece durmuş ona bakıyordum.. anlamadığım bir biçimde …

  • 25/03/2010

..ElyesA..

önce sigaramı yaktım; sonra ismimi değiştirdim.. artık başka bir isim bulmalıydı yüzüme bakanlar.. ya da ben başka bir isme dönmeliydim çağırıldığımda.. tıpkı bir kılıf gibi düş geçirmeliydim artık kendime.. saklamalıydım keskin yanlarımı.. gece boyu hayal içinde dönmekten sıkıldım çarşafsız kanepenin bacaklarımı yakan kadifesinde. asansöre bindim.. tepegözünü çıkardım hayatımın.. dışarı bakıyorum, yeni adımın penceresinden.. benim için …

  • 23/03/2010

..Mevsim Normallerİ..

Biri bana eğlenceli bir şeyler anlatsın. Eğlenceli bir müzik çalsın mesela başka biri.. Yaz geldi desin flash haberler. sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinden atlasın. erik ağaçları çiçek açsın, hanimelleri yazlık bahçeleri süslemeye hazırlansın. deniz topunun plastik kokusunu hatırlamak istiyorum! limon dediğimde ağzım sulanıyorsa, yaz dediğimde de derim ısınıyor! Biri bana güzel bir şeyler söylesin.. …

  • 22/03/2010

..Topuk sesi & Kravat İğnesİ..

Gün saçların kadar sarıydı.. aşk bir bardak su gibi berrak.. yoruyorduk birbirimizi severek, sevişerek, üzerek, mutlu ederek.. öyle hızlı değişiyordu ki dünyamız, fark edemiyorduk yaşlandığımızı.. vucudunu işliyor,  ruhunu törpülüyordum.. sen saçlarıma uzanıyordun.. kar döküyordun göğsüme.. bazen merak ediyorum, özlüyor musun sende?

fotoğraflar.. nasıl da can yakabiliyorlar isterlerse.. düşman gibi.. sonra yazılar.. mektuplar.. …

  • 21/03/2010

..Kağıttan ŞovalyE..

Tanıdık bir televizyon dizisi gibiydi yüzün, çok katlı apartmanların balkonlarından aşağı sarkarken..  bir resim kadar yakındım sana, kollarımı açıp seni çerçevelerken.. boynunda yüzük, kulağında küpe.. gözlerinde ışık.. içinde yalnız yaşayan tek kişilik bir karanlık..

deterjan kokan rengarenk balonlar.. yüzünü izliyorum güneşe karşı.. kandırmış dolandırmışsın ayı.. kamaşıyor mu boğazın? yankılanıyor mu sokaklarında adım? korkuyorum.. ayaklarının …

  • 19/03/2010