..Çöl OrtasI..
(aşkla doldurduk sırt çantalarımızı.. su koymayı unuttuk mataralarımıza..)
hangimizin teri günah kokuyor? yarı bırakılan yollardan dönerken, hangimiz çıktığı yokuşu iniyor? söz içinde dirhem dirhem ufalanırken yüklemler, hangimiz -di li geçmiş zamanı daha içli kullanıyor? sustu yüzünün içime düşen payı.. bozuldu terazinin kefesi.. mantığımızla paketleyip hayallerimizi taahütlü iadeli postaladık düşlerimizi..
gözlerim üvey.. ellerim yabancı.. toplama bilgisayarlar gibiyim.. dağılmış içimin her bir parçası.. markasız, işlevsel, hızlı duygular bütünüyüm.. kalbimden aklıma hafif bir meltem esiyor gece olup da, rakı damağıma ulaştığında.. başlıyor içim köpük köpük keşkeler açmaya.. deniz oluyorum.. ne bir limanım var, ne bir gemim.. kendi halimde dalgalanıyorum.. avucumda bir sandal, ağ atmışım hatıralarıma.. ne zaman çeksem, sen takılıyorsun ağıma..
perspektifin kaba saba tanımı: yakındakiler büyük görünür, uzaktakiler küçük.. uzaklaştıkça küçülür görüntüler.. ama sen.. ters orantılı kavramlarımsın.. yüz yaralı güzlerim.. uzaklaştıkça büyüyenim.. kırk ayaklı kalbim.. kalp kıran yarim..
küreselleştik önce, sonra ısındık.. avunduk bizbirimizden arttırdığımız insanlarla.. kadeh kadeh döküldük kış gecesi istanbul kumsalına.. yalnız adımlar, sessiz kahramanlar, kırıldı dişleri bindiğimiz çarkın.. yüzümüzün bir rengi oldu sessizlik; ruj lekesi gibi yanağımızda.. aşk tarafı ayrılık.. alt tarafı yalnızlık.. ikisine de alıştık..
yüzüme bak.. ince dudakların.. gözlerin kalın.. ıslak.. ağlamışsın.. bir yanlış emzirmişsin.. süt kardeşiymişim bilmediğim erkeklerin.. acıttığın için acıdı için.. borçlandığın günahları ödedin.. ödediğin günahlar ne renk? nasıl kokuyordu vebalin? yokuş aşağı hatıralar.. ellerim cebimde adımlıyorum kaldırımları.. yürüdükçe büyüyorum.. büyüdükçe anlıyorum..
aksıyor kelimelerim.. bileği burkuluyor cümle ortasında sıkışan eklerin.. harfler tökezliyor.. sargılı özneler.. gizli; kişi ekleri kesik yüklemler.. adaklar içindeyim kahve fallarında.. beyaz kağıtlarım var devlet kapısında.. kısmet akıyor fincanımdan tabağıma.. ay doğmuş haneme.. her şey gönlünce dedi falcı.. şaşırdım.. o bile görmüyor artık demek ki seni..
sen sustun; konuştu hüznün.. yoksun.. vedalaş yüreğimle.. söz verdiğim şarkıları topla.. biriken şiirleri.. kaybettiğin yolları.. yağmur altlarını.. güneş yanıklarını.. ten dokusunu.. parfüm kokusunu.. sevişirken ettiğim küfürleri.. sevdiğini.. sevdiğimi.. söylediklerini, dinlemediklerimi.. topla dağılan her ne varsa.. sustuğun her şeyi kaldır kulaklarımın önünden.. tek bir şey istiyorum senden: vaz geçme yazmaktan.. bırak aksın kelimelerin dudaklarının arkasından.. yaksın genzini.. bırak gözlerim takip etsin kelimelerini.. başladığın yanlışı bitir.. vazgeçme yaşamaktan..
(hayat; aşk sırtında yürür.. insanlar hayatın omuzlarında..)
yorum yazabilirsiniz: