..Düş Belgeselİ..

Başı boş kaldı mayısın.. günlerden salı ertesi.. öğlen altı uykusundayız.. güneş ayak uçlarımıza uzanmış, çarşaf üstü kalmışız.. yorgun argın.. sen soluk soluğasın, ben soluğuna saklanmışım.. kalbim nasıl atıyor duyuyor musun? vuruyor mu göğüs kafesine? gülüyor musun? uyuma diyorsun bana.. ama ben çoktan gözlerimi kapattım gün ışığına..

yanık süt kokusu.. ocağa yapışan kahverengi kaymak kurusu.. soğuk cevizli ekmek.. yeşil zeytin ezmesi.. ben çıplağım senin üstünde sabahlık var.. vakit gece yarısı.. sere serpe uzanmışım tavaya.. her yanımda teflon izler var.. hadi ısıt beni.. içimi aşkınla temizliyorum.. öyle acıkmışım ki sevişmeye.. dinmiyorum..

en manzaralı yerindeyim hayatın.. sahil şeridindeyim sırtının.. omurların  hazine arazisi gibi; kuyruk sokumun sit alanın.. arazi mafyan olabilir miyim? imara açılmalı mı acaba benim saklı cennetim? daha büyük günahlar peşindeyim.. duyuyor musun beş yıldızlı kadın inşaatım benim? içimi çağır.. gülüşünü anlat bana.. ehliyetsiz, ruhsatsızım.. gecene kondum.. seviştikten sonra gelsin yıkım ekipleri.. bu evi boşaltmam için bana daha çok süre gerekli..

yastıksız yatıyorsun.. kıvrılıp girmişsin koltuğumun çatısı altına.. uyumuyorsun biliyorum.. huzur topluyorsun göğsümden kendine.. kırlaşan yanlarım.. ağırlaşan hayatım.. yük dolu omuzlarım.. acabalar doğurmaya alıştım.. açılsın rengi artık gecenin.. biliyorsun sabaha karşı hep bi’ daralırım.. bacaklarını sar gövdeme.. sarıl.. ten rengi sarmaşığım.. uzan uzanabildiğin kadar yükseğime.. merak etme.. ben her bir gramını taşıyabilirim aşkının..

ingilizce konuşan bir erkek belgesel sesi.. onun sesini bastırmaya çalışan türkçe tenli tercümesi: sıcak denizlerde yaşayan iç soluklu kadınlar, solungaçlarına erkek isimleri yazar.. tanıştırmazlar yumurtalarını kendileriyle.. mercan adalarında küçük aşklar biriktirirler.. kimse bilmez sevdiklerini.. ta ki oltaya takılıncaya kadar.. sen hiç yemine aşık bir balık yakaladın mı? solungacındaki isim pul pul döküldüğünde; minnettar kalır öldüğüne..

uyandım.. her zamanki yerinde duruyor boşluğun.. telefona bakıyorum: yoksun.. saçma sapan rüyalar gördüm gene.. haberlerde yıkım ekiplerine saldıran gece kondu sahiplerini izlemiştim.. sonra da national geographicde levreklerin hayatını anlatan bir belgesel.. sen aklımda hiç yoktun yemin ederim.. anlamıyorum! hangi kapısından girdin ki bilinç altımın? korkutuyor beni içimi böyle anahtarsız açışın.. biliyorum, şimdi gün boyu aklımdan çıkmazsın.. gün boyu bu rüyayı yaşarım ben.. geceler yetmedi ya şimdi gündüz boyu sen! içimin çin işkencesi.. ne olurdu sanki, giderken kendini de götürsen?

(0) yorum

    henüz yorum yapılmamış.

    yorum yazabilirsiniz:

    Yorum Kuralları: Basit XHTML kodları kullanabilirsiniz (a href, strong, em, code). Yeni satır ve paragraflar otomatik olarak yaratılır. e-Posta adresiniz gizli tutulacaktır.

    XHTML: Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

    "*" ile işaretlenmiş alanlar boş bırakılamaz.