..Kağıttan ŞovalyE..
Tanıdık bir televizyon dizisi gibiydi yüzün, çok katlı apartmanların balkonlarından aşağı sarkarken.. bir resim kadar yakındım sana, kollarımı açıp seni çerçevelerken.. boynunda yüzük, kulağında küpe.. gözlerinde ışık.. içinde yalnız yaşayan tek kişilik bir karanlık..
deterjan kokan rengarenk balonlar.. yüzünü izliyorum güneşe karşı.. kandırmış dolandırmışsın ayı.. kamaşıyor mu boğazın? yankılanıyor mu sokaklarında adım? korkuyorum.. ayaklarının altından kurtulmaktan.. oysa zevk alıyorum.. acıyla altında kıvranmaktan.. söylesene aklımı budayan şımarık, hangi bahar attı seni buralara? günlerden mart, aylardan sonbahar.. söylesene seni iki bahar arasına kim sıkıştırdı?
köprüdesin.. gerçekle düş arasına kurulan.. merdivenle çıkılıp, kayarak inilen.. tek yönlü çalışıyor mantığım.. gittiğim yoldan geri dönemem.. diz altı bir eteğin var.. uzaktan çiçekleri gerçekmiş gibi görünen.. mavi içinde kalmış gözlerin.. beyazında bir yelkenli gibiyim, kirpiklerine yanaşmalıyım.. hadi bak bana.. bak.. içinde temizlenmeliyim.. kadınlar çocuk, erkekler aşk doğurur.. hadi bak bana.. sana nur topu gibi bir aşk vermeliyim..
büyükce bir kapıya yaslanmışsın.. sırtında yeni bir dünya.. kaplumbağam olur musun? söylesene ne var kabuğunda? saçlarını dök.. sıkışsın göğüslerinin arasına.. yüz çevir.. rahatça bakayım boynunun göğsüne taşındğı noktaya.. fark etmiyormuş gibi yap.. nefesimi duyma.. konuşturma beni.. titreyecek sesim yoksa..
penceresinde hayatımın, pervazına oturmuşsun otuz yıllık kalıntımın.. yüzünde firari bir gülümseme.. kaçtı kaçacak.. ya da yeni kaçmış dudaklarından.. yanaklarına ulaşmaya çalışan.. yak beni.. ısıtmalıyım.. yum kulaklarını sesime.. sen duymamalısın, ben söylememeliyim..
elini tutan tanrılar, seni neden kul olarak yarattılar.. asıldığın yanlış cennet, kendini cehennemime çek.. günah yok gittiğin yerde.. eli boş gitmemelisin hiç bir ölüme.. hadi seviş.. titremeliyim üzerinde.. terin kokar mı ki senin? yoksa çiğ tanesi gibi mi kalır yapraklarının üstünde.. kimsin sen! kimsin! İsimli, soy isimli, benim ruhsatsız fahişem!
ya sen kaybedeceksin beni, ya da ben seni bulacağım.. ya beraber öleceğiz, ya yaşamayacağız beraber.. şimdi bir silah al.. otur namlusuna, dayan alnıma.. kürt ruleti: dostuyla yaşar, düşmanıyla ölür bizim oradakiler.. ya bir ağıt, ya bir destan yazacağız.. ey aşk! bu dünya için unutulmayacak bir şeyler yapacağız! ya bir savaş, ya bir barış! kendimizden daha büyük izler bırakmalıyız!
ellerinde duvar.. duvarda iz.. izde parmak.. parmağında ben.. benim sırtımda duvar.. duvarda ellerin var.. bir resim, bir duvar aralığından.. bir kadın, bir erkeğin arkasından.. ağlıyor geç kalmışlığım, akreple yelkovanın ardından.. zaman.. kürdansız çıkmıyor dişlerimin arasından..
adın neydi senin? öyle benzersiz ki güzelliğin.. isim koymaya gerek duymamış kimse.. kim görse bilir seni.. kim duysa tanır.. kim baksa anlar.. kim dokunsa kanatırım.. aşk bilerim.. mendil açar önünde ten dilenirim.. kimsin sen.. kimsin.. söylesene sen kiminsin…
nefesimi tuttum. içimden dışıma kadar her heykeli sayıyorum.. mermer sütunlar arasında duruyor kağıttan şovalyelerim.. merdivenlere uzanmış güneşleniyor, çelik işlemeli kalpler.. buz kokulu kadınlar içindeyim.. söylesene aklımı karıştıran resim.. söylesene.. sen kimsin….. söylesene.. neden bir insan için bu kadar güzelsin….
yorum yazabilirsiniz: