..MirandA..

duvağımı kaldır hayatının üzerinden.. vazgeçmeyi öğrendim kırk gün kırk geceden.. yüz görümlüğüm yok benim.. bedavaya öp gözyaşımı, çenemden kopup göğsüme düştüğü yerden.. adı olmaz bazı şeylerin.. ben işte o adı olmayan şeylerdenim.. kendimi ağırdan satamadım.. hep bu yüzden kaybedişim.. olsun be güzelim, ben sende kardan zarar ettim..

akordiyon sesi.. hissediyorum çalan adamın parmaklarını; ortadaki siyah tuşun üzerinde, sigara söndüren  bir ayağın ucu gibi kıvranırken.. bir kadın düşünüyorum.. öylece bakıyor bana.. senin kadar uzak.. senin durduğun yer kadar yakınımdayken.. gülümsemeye çalışıyor.. ama o kadar belli ki ağlamak istediği.. dışardan görülüyor yutkunmaya çalıştığı düğüm.. ruj sürmüş dudaklarına.. ama saçları isyan çıkarmış toplandıkları yerden.. boynu açıkta.. bileklerine kadar kolları kalın örgüler içindeyken.. omuzları düşmüş; bakışlarını takip ederken..

kol saatim misin sen? saniye saniye zikrettiriyorsun kendini.. yüzler buluyorsun.. olur olmadık sevişmeler.. belinin inceldiği yerde başlıyorum kalınlaşmaya.. uzağımda.. fransızca bir film.. ya da ispanyolca.. ama ingilizce değil içindeki hatıralar.. en kötü ihtimalle italyanca.. görüntü yönetmenim olur musun? dağıtır mısın ışıklarını saçımdaki beyazlara? aksi düşmedikçe siyahın, gölgemde yer yok ayrılıklara.. tutunabilir misin, benim kopmaya çalıştığım yerden hayatıma?

tek bir hece.. tek bir nota.. üç harf bir yatakta.. ses içindeyim.. çınlıyorum kulaklarında.. keman sesi.. on sekizlik bir kızın üzerinde gidip geliyor gibi yayın yörüngesi.. kızgın.. ihtiraslı.. acıtmak istiyor.. ama kıyamıyor içindeki gün görmüş insan sureti.. adın Miranda olsun senin bundan sonra.. yarı dökük yarı yapılı bir evin çatı katında yaşıyor ol mesela..  Miranda.. ilk defa yabancı bir kız ismini bu kadar sevdim, Victoria’dan sonra….

kimsin sen? esmer olmalısın.. uzun bir palto olmalı sırtında.. sarartmalı yaprakları yokluğun.. yağmur yağmalı.. ama gözlerin daha ıslak olmalı.. benim için çok ağladın mı? ben senin için çok ağladım Miranda.. çok sustum.. dağ gibi topladım herşeyini.. diktim içimin en kuytu yanına.. şimdi sen varsın ya en dibinde hayatımın.. orası dip değil bundan sonra.. tersim düz.. altım üst..

kaç yokluk senin ki gibi bir varlık doğurabilir bana? bu nasıl bir ayak sesidir ki hala yankılanıp duruyor aklımda? geri geri giderken sen.. sırtım dönük senden uzaklaştım ben.. ikimiz de ayrı yönlere gittik.. yüzlerimiz aynı yöne dönükken.. çocukluk bahçemde kiraz ağacımdın sen.. dalında oturup yemekten reçel olduğum.. şimdi erişkin dünyamda kol düğmem.. günde sadece iki kez dokunduğum.. söylesene Miranda.. kimsin sen?

 

-Tetro / Soundtrack- Miranda.. ben yazarken dinledim,  dinlenebilir okunurken: http://www.youtube.com/watch?v=vZCE_SoYsck&feature=related -

02:10

(0) yorum

    henüz yorum yapılmamış.

    yorum yazabilirsiniz:

    Yorum Kuralları: Basit XHTML kodları kullanabilirsiniz (a href, strong, em, code). Yeni satır ve paragraflar otomatik olarak yaratılır. e-Posta adresiniz gizli tutulacaktır.

    XHTML: Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

    "*" ile işaretlenmiş alanlar boş bırakılamaz.