..Ölümlü DünyA..
yağmurdan sonra toprak nasıl kokarsa, rakıdan sonra sigara öyle kokuyor bana.. yalnızlık.. sadelik.. berraklık.. saflık.. karışıksız, katıksız adamlık.. baş başa, kadeh kadehe.. oturmuş mezarımın başına içiyoruz kemiklerimle.. söylesene mezar taşım, kaç yıl oldu ben öleli?
şimdi kaç kere sussam, kaç kere konuşsam.. oturup içimi kime açsam.. çay bardağına doldursam kanımı, sen uyurken sana yansam.. gecenin bu saatinde kim anlar ki beni? kim derki “haklısın”.. bu lafı duymayalı, öyle çok oldu ki.. şöyle yürek dolusu bir “haklısın” .. sen hiç canına taş bastın mı? sus dedin mi içinde yaşayan kadına, adama, çoluğa çocuğa? attın mı içine hiç en sevdiğin yanlarını.. sen bu kadar içten, bu kadar cana yakın, bu kadar dürüst bu kadar kendinken, oturup hiç adam akıllı yandın mı?
biliyorsun bu gece rakı içtiğimi.. arabayı hızlı kullandığımı.. güldüğümü önce.. sonra başımı direksiyona dayayıp kimsesiz tarlalarda duman altı kaldığımı.. duvar büyüttüm içime.. son model zırhlar.. kurşun geçirmez yanlızlıklarım var.. içimi göstermeyen camlar.. sen hiç korudun mu dünyayı kendinden? sakındın mı etrafını? kırmamak için sustun mu? yakınındakini uzağında tuttun mu?
hangimiz önce ölürüz dersin? istatistiklere göre ben.. senden bir kaç ricam olacak, tabii ki eğer kabul edersen.. beni mutlaka Van’a götürün.. bedenimi göl kenarına serin.. badem ağacı olsun yakınımda, ama tatlı olanlarından seçin.. gölü görmeliyim.. martı sesi olmalı mutlaka.. yazları çoluk çocuk toplanıp gelin.. buğday biçin.. işe yarasın toprağım.. etim, kanım, kemiğim.. sade bir taş koyun baş ucuma.. beyaz damarsız afyon mermerinden getirtin.. çocuk sesi.. torunlarım olmalı.. nesilden nesile geçmeli adım.. ben dedemi yaşattım, ne olur siz de beni anın..
yaz gecesi.. gel otur baş ucuma.. bir duble rakı dök toprağıma.. üstüne su, yanına soda.. sen çok içmezsin ama, benim için bir duble doldur kendine.. vur mezarımın taşına, de ki: sağlığına.. hangi şarkıyı söyleyeceksin bana? biliyorsun değil mi..
sevgili rüyam, sevgili kederim.. dünya işi dünyaya kalsın, biz ahirete içelim.. sarhoş olmaz ölüler.. günah işleyemezler.. ne ölüyüm ne diri.. söylesene hangi tarafa yazdılar beni? bir kere doğdum, bin kere öldüm.. dolanıp durdum hamam tası gibi, cenabet ellerde.. şimdi bir ah, şimdi bin vefa.. kabrimde yalnız bırakın beni.. yaşarken yaptığınız gibi.. değmeyin ölüme, ömrüme teğet geçtiğiniz gibi.. bir tek sen gel.. o da yaz gecesi.. rakı dök toprağıma.. üstüne su, yanına soda…….
yorum yazabilirsiniz: