..Siyah & Beyaz/ Mart & NisaN..
yemyeşil çimenler arasına götür beni.. çimenin bittiği yerde dört adım genişliğinde bir kumsal başlasın.. safi kum.. sonrası bembeyaz ufka kadar alabildiğine mavi.. sırt üstü uzanayım buğdayların üzerine.. ilk bahar olsun.. sence mart, bence nisan.. yüzümü çevirdiğim vakit göğe.. ilk yağmur damlası bıraksın kendini tüm ağırlığıya alnımın üzerine.. saçlarımın arasına.. kapatsın güneşi bulutlar.. doya doya bakayım grisine gökyüzünün.. herkes mavisini seviyor bu sonsuzluğun.. bense grisini.. ellerimi açayım.. tırnaklarımın arasına girsin toprak.. rüzgar.. deniz sesi.. martı.. ıslak hatıralar.. gülüşün.. boynuna astığın eski püskü fotoğraf makinenle öylece ayakta dur sen.. gölgeni üzerime düşür..
siyah beyaz fotoğraflarımı çek.. gülsün gözlerim.. yüzüm tane tane açılsın yüzüne.. yüzüme konsun kırk kanatlı bir huzur.. boynuma sarmaşan çimenler.. ne yağmalı ne durmalı yağmur.. denizin sesini de al yüzümü büyüttüğün kareye.. sonra rüzgarı.. altımda yatan toprağı.. üstümde yaşayanları.. beni kendi dünyana götür.. bırakalım aklımızı karıştıran tüm renkleri..
boyama kitabı gibi olmalı çektiğin fotoğraflar.. boşluk içinde.. sadece sınırları belli olmalı siyahla beyazın.. baktıkça hatırlamalıyım renkleri.. zihnime alıp boyamalıyım.. aynı maviyi.. aynı beyazı.. aynı yeşili bulmalıyım baktıkça.. aynı tonlarda olmalı gri.. aynı sıcaklıkta hava.. üşümeliyim hatta.. aynı ince uzun kollu kazak olmalı üzerimde.. aynı huzur konmalı bu kez omuzlarıma..
çekmeceye koyma.. çerçeveleme.. bırak dört başı mamur kalsın çektiklerin.. öyle içten geldiği gibi.. yarı kuru, yarı ıslak.. mutluluğun fotoğrafı olmaz belki ama her baktığında mutlu etmeli bu fotoğraf.. anlıyor musun? gülümseyebilmeliyim.. yıllar sonra baktığımda ”hey gidi günler hey..” diyebilmeliyim..
beni yemyeşil çimenler arasına götür.. küçük kırmızı eski bir arabayla.. bilirsin çok sevmem ama bu kez sen sür.. yokuş aşağı akmalı müzik.. camları aç.. taze buğday kokmalı etraf.. koyun sürüleri geçmeliyiz.. kocaman kahverengi gözlü ineklerin ortasında kalmalıyız.. çoban köpekleri kovalamalı arabamızı.. yağmur ara ara hızlanmalı.. silecekler camda yağlı kirli bir iz bırakmalı.. sence mart, bence nisan.. bizden başka hiç kimse bu mevsimde burda olmamalı..
beni Van’a götür.. Çarpanak’a.. küçük kırmızı bir arabayla.. sen fotoğraf makineni getir, ben kendimi alayım yanıma.. tüm renkler aklımızda kalmalı.. siyah ve beyaz yetmeli hatırlatmaya.. hadi gülümsüyorum! bence bu pozu kaçırma..
yorum yazabilirsiniz: