..Buğday & BaşaK..

 

yıl boyu güneşi beklerler..

önce dört bir yanı karla kaplanır toprağın.. bitki örtüsü yılın yedi ayı kardır memleketimin.. kar yağarken öyle güzeldir ki; güneş bile dayanamaz,  seyreder kar tanelerini.. kıyamaz evlerin buz tutmuş çatılarına, uzaktan uzağa ısıtmaya çalışır.. bir bulut aralar, yüzünü çevirir gölün üzerine.. karla demlenir benim ekinim.. demini aldığının habercisidir kardelenler..

mart nisan mayıs.. üç silahşör gibidir memleketimde.. deli divane yağmurlar.. susamış toprağı, avuçlarıyla emzirir.. uzanıp yere, kulağını dayasan toprağa; emin ol duyarsın, buğdayın karaya kök saldığını.. senden önce hiç kimsenin basmadığı bir toprağa yüz sürdün mü hiç? dokundun mu? avcuna alıp kokladın mı? buğdaya el açıp, başağı tane tane saydın mı? hiç tırnaklarının arasına doldu mu toprak? elini çeşme suyunda, yeşil sabunla yıkadın mı? hiç ıslandı mı çorapların, oldu mu hiç su geçiren lastik papuçların? hiç kümesten yumurta çaldın mı? 

tandır dumanı.. geçen senenin buğdayı.. un çuvalına belini yaslayıp, sıcak ekmekle otlu peynir yedin mi? koyun kuzusunu nasıl çağırır bildin mi? yürümeyi öğrenirken buzağı, ön bacaklarını tuttun mu? hiç süt sağdın mı? duydun mu kovadan çıkan o ilk tazikli sesi? sağdığın koyuna teşekkür ettin mi? hiç kaval çalan bir çobanı dinledin mi?

gençtir.. asidir baharda buğday.. dik başlı.. her gün biraz daha boy atar.. yemyeşildir gövdesi.. rüzgar sesini duyarsın, kollarını açıp adım adım araladığında tarlayı.. bastığın yer eğilmez.. ayağını kaldırır kaldırmaz ayaklanır doğunun toprağı.. sen tanımazsın belki ama, toprak tanır üstüne basanı.. 

güneş.. güne eş.. olgunlaştırır tahılı.. ay çekirdeği esmerleşir, yonca kök bırakır, buğday sararır.. biçersin.. döversin.. balya balya toplarsın emeğini.. köylüler; yıl boyu güneşi bekler.. gelmesini.. yağmuru sindirmesini.. toprağın yemini öğütmesini.. arpayı.. çavdarı.. pancarı.. yedi ay bakarlar pencereden.. aşkla izlerler tohumlarını.. kavuşmaktır onlar için hasat zamanı.. yaz gelir.. ekin kokar memleketim.. gün diner.. serilir yer döşeğim, henüz gece gelmeden.. babamın dediği gibi: gün batar, kürt yatar.. sen hiç tandır evinde dokuz kardeşinle birlikte, kor ışığında babaannenden masal dinledin mi? sen hiç gün ağarırıken değirmen gölgesinden geçtin mi? 

şimdi yalın ayak, kan ter içinde yürüyorum asfaltta.. kat kat apartman gölgesinde.. bir şehrin üstündeyim; bir köy üstü hayalinde.. ne buğday var, ne ay çekirdeği.. her yanımda arabalar ve korna sesi.. asla inanmazdım.. egzos dumanı içinde kalıp, tezek kokusunu özleyeceğimi…

(0) yorum

    henüz yorum yapılmamış.

    yorum yazabilirsiniz:

    Yorum Kuralları: Basit XHTML kodları kullanabilirsiniz (a href, strong, em, code). Yeni satır ve paragraflar otomatik olarak yaratılır. e-Posta adresiniz gizli tutulacaktır.

    XHTML: Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

    "*" ile işaretlenmiş alanlar boş bırakılamaz.