..Emine..
Şimdi ne parmağında yüzük ne kolunda bilezikler…
beyaza dert çalar mı gözlerindeki yeşil? yüz ne kadar direnebilir ki yaşına, akmasın diye artık böyle derin derin.. bir rüya, nasıl büyütür arkasında gerçekleri? nasıl olur? nasıl duyar tanrı beni? içimi kim taşır mabedine? bu kaçıncı ağır yaralı kayıp hanemde? açıp içimi, bağırmak istiyorum en kuytu köşelerime çığlık çığlığa, sesim kısılana, nefesim kesilene, acım örseleninceye kadar: Neden!
eski resimler taşıyorum kabrine.. gülen yüzlü, açık sözlü, dost yüklü resimler.. ne çok zaman olmuş, ne çok ay iç içe burkulup, kendi içimize dokunmuş.. şimdi sen artık yok musun? gerçek mi bu? böyle gerçek mi olur kardeşim diyip kızacağım kimse yok mu? elini elinin üstüne mi bıraktılar? başına değil, o mermeri benim içime koydular…
iki gün önce değil miydin rüyamda? kırmızı bir elbise yok muydu üzerinde? gülmüyor muydun bana? gülümsemiyor muydun? ne olur yer değiştirse gerçekle rüya? ne olur bir tek kez için bile varsa hakkım, ne olur bu gece kulansam ya? söylesene tanrım; kader, bu yazının neresinde?
hatırlıyor musun; gözlerin yeşil olduğu için, küçükken ağaçları bir tek sen yeşil görüyorsun sanırmışsın.. şimdi yemyeşil her yer.. sen gitme diye.. deniz yeşil, gök yeşil, dağ yeşil, can yeşil.. üstündeki örtü yeşil.. öyle çok çağırdım ki seni.. öyle içten.. uzaktan uzağa değil, eğilip kulağının dibinden.. bağırdım sana az önce.. NedeN!
halay çekmeyi öğrenecektin benden.. oturup dert dinlemeyi öğrenecektim senden.. mantı pişirecektin.. sigara içmeme izin verecektin, ben evine misafirken.. öyle acıyor ki içim.. lime lime dökülüyor yaşlar gözümden.. ölmek ne garip şey.. neresindesin şimdi dünyanın, kim bilir hangi denizde yol alıyorsun sevdiğin gemi kaptanıyla birlikte, başın önde giderken……..
başın sağ olsun ruhum.. can yorulsun gidenin ardından.. göz durulsun.. şad ile dolsun ruhun.. nur ile açılsın yolun.. dualar süslesin üzerini.. beyaz gelincikler dökülsün göğün her katına.. ömrün açık olsun.. hoşça kal dostum.. hoşça kal Emine.. Ercan’a hepimizden selam söyle………
oralara, daha önce hiç görmediği yeşil tonlarını görmeye çağırmışlar O’nu..
Ercan’ın da Emine’nin de mekanları cennet olsun..