..Kod Adı: AşK ..
İlk insanla birlikte doğdum ben.. tarih boyunca süslendim.. insanlar dolaştım, yürekler burktum, gözler doldurdum.. düğümlediğim boğazlar da oldu, yük olup bindiğim omuzlar da.. güldürdüğüm insanların kanı şerbet gibi tatlandı; öldürdüklerimin gözleri hep açık; kanları akamayacak kadar yoğundu.. Musa İsa Muhammed benimle yandılar; Mevlana benimle döndü, Mecnun’u ben çektim çöllere; Ferhat’ın asasını ben biledim, o Şirin için dağları deldiğinde.. benim adım Aşk.. tutkuyu ben işlerim; acıyla birlikte sevenin umut dediği beklentiler bütününe.. Benim adım Aşk.. sebepler sonuçlarla; girişler gelişmelerle; nedenler niçinlerle düşüp aklının fırtınalı denizlerine; kürek çektiren benim sana, dört tarafı karalarla çevrili yürek akıntının üzerinde..
önce bir elmayla başladı her şey.. çıplaklığı görmekti ilk ısırıkta ağız dolduran zehir.. erkeğin uzuvlarıyla tanıştı kadının mahremi.. Aşk dudaktan döküldüğünde; insanoğlu tanrısına benim için başkaldırdı.. ilk insandan beri yaşayan her canlı, atan her kalp, aşk için yanmaya hazırdı..
İlahlar için doğdu sonra: Aşk.. yürek doldurup ölümü bekledi dervişler; öyle ki ölüm bir kavuşma olacaktı.. zikir bir anı, ibadet bir dinleti, kurban bir hediyeydi ilahın aşkına.. yaratılanı bile yaradandan ötürü sevebilmekti.. Benim adım Aşk.. gelip görmelisin beni, aşkın beni neylediğini.. Yunus’lar yandı, Said’ler sürüldü, Muhammed’ler taşlandı.. aşk için hepsi, yüreklerine yıllarca gül döküp, ömürleri boyu diken üstünde yürüdü..
Antik şehirlerde büyüdüm.. kadeh kadeh şarap oldum dudaklara.. üzüm salkımlarıyla harem odalarında haram sayıldım; sonra rönesans saraylarının gümüş kaplarında yudumlanmaya kıyılamayan en çekici fransız kadınıydım; italyanın dar ama daima güneşe dönük gölgesiz sokaklarına uzanıp göğü seyreden en keskin hatlı adamıydım.. her dilde.. her cinste.. tarihin her döneminde.. en fakir hanelerde estiğim de oldu, en zengin saraylarda anıldığımda.. hava gibiyim ben.. nefes olan her yerde, iç çekilir benim için.. benim adım Aşk.. ben insan doğasının en doğal afetiyim..
benim adım Aşk.. can acıtan bir zevk, dert büyüten bir güzellik, bağımlılık yapan bir bağımsızlık isteğiyim.. bir birine işlerim insanları; kimini ayrılmamak/ kimini birleşmemek üzere.. sevgi yetmez aşığı dindirmeye.. aşk: esip gürlemeli, yıkıp yakmalı, acıtıp acımalı, devinip durulmalı.. Aşk: limansız deniz, rotasız gemi, rüzgarsız bir beyaz yelkenli gibi; imkansız ihtimallerin gerçekleşebilme ümidi için gün yetiştirmektir. Aşk sevenin ızdırap içinde kıvranırken, farkında olmadan zevk almasıdır bu iç huzursuzluğundan..
Aşk, bir baharlıktır.. inan bana sevgili, aşk bir defalıktır.. acısı belki diner zamanla, ama mutlaka izi kalır.. aşk berrak bir sızıdır zihninde.. tuz kokan hatıralar, güz renkli sözcüklerdir.. uzak ihtimallerin yakın geçmişidir.. benim adım Aşk.. Tanrının çocukları için, ateşe ben kendim atladım.. alevler içindeyken ben; ateşimle kaderini sen kendin yazdın.. beni senin için yaratmamışlardı, ama sen beni kendin için yaşattın.. insanın doğasıyım ben.. gücünün ötesi, düşünün gölgesiyim.. gerçek değilim ben, ama gerçekten acıtabilirim eğer istersem.. çok güzel değilim, ama sana herkesten güzel görünebilirim üstünde nil nehri gibi uzun uzadıya akıp giderken..
aşk.. yaşamak için mi aşık olunmalı yoksa aşk için mi yaşamalı? aşkı bulan onun için yaşar, arayan ise yaşamak için devam etmelidir aramaya.. bazen gözünün önünde sedef kaplı bir kutudan çıkar; bazen kaf dağının ardında bir su kuyusundan.. kimi aşkı; kimi imkansızı yaşar.. eroin gibidir aşk.. bağlatarak, bağlayarak, zayıflatarak, acıtarak, dindirerek, arttırarak zevk verir.. bir yudum beyaz şarap gibidir, dudağının kenarında yanağınla dişinin arasında, hafif soğuk renkli bir tat izidir.. bir duble rakı gibidir.. beyaz peyniri kavunla koyun koyuna, dilinin üzerinden boğazına taşırken, ciğerine: “nerede o eski günler” dedirtir..
benim adım Aşk.. herkes yaşar, ama kimse anlatamaz.. herkes bilir, ama kimse çözemez.. ilk insanla doğdum, son insanla öleceğim.. benim adım aşk.. karşımda durup beni güneşine çağıran güzel kadın; söylesene.. içime zehir gibi dökülsene.. benim için cehennemler büyütsene.. günah için, dert için, sulh için, savaş için, doğduğum gün öleceğim saat için.. karşımda durup bana bakan esmer kadın; söylesene.. benim adım Aşk.. söylesene.. senin adın ne?
sevmedim bunu.. senin tarzın değil
bir elma ısırığı AŞK; kimi zaman sert ve sulu,tadında; bazende kiraz gibi, eğer yağmur yemişse içinde kurt barındırıyor ve mide bulandırıyor..