..Bir DahA..
bana yazacak bir şeyler vermelisin.. kelimeler mesela.. kimsenin bilmediği, görmediği, okumadığı tamlamaların olmalı.. kağıdı eritmelisin, kalemi eğmeli.. yüzün düştüğü vakit aklıma, yedi kat göğü görebilmeliyim pencerimin pervazında.. hayal edebilmeliyim omuzlarının boynuna bakan terasını.. kalbimi incitmelisin.. içimi acıtabilmeli dokunuşun.. başıma bela olmalısın.. uykumu kaçırmalı yokluğun.. öyle özlemeliyim ki seni; rendeleniyormuş gibi acımalı ciğerlerim.. günahınla dolup taşmalı dudaklarım.. sesimin izi çıkmalı odanın duvarlarında.. bana yeni bir ben vermelisin.. unutturmalısın, hatırladığım bütün şehirleri..
göz direyen öfkenle dokunduğun vakit uykuma, esnemeli düşlerim.. uykusuz geceleri katlayıp kaldırmalısın yüklüğüme.. onarmalısın beni.. kemiklerime kadar inmeli dudakların.. canını canımda hissetmeliyim.. uzağımda olabilirsin ama ben seni hep yakınımda bilmeliyim.. karnına koyup başımı -yüz yıllık kiracınmışım gibi- mırıldanarak sevdiğin şarkıları uyuyabilmeliyim kokunun baş ucunda..
kararsızım.. ne istediğimi bilmiyorum.. kaybettim harfleri en son hangi cümlede bıraktığımı hatırlamıyorum.. yüz buluyorum gençliğimden, zamanı bol keseden harcıyorum.. beni bulmalısın.. tutmalısın kaderimden.. tutunmalısın yazıma.. bana kalsa, aynı gün terkederim kendimi.. aşk engelli benim kalbim.. bencilliğim bağlamış gözlerini sevdanın.. nasıl sevilmek istiyorsan, beni öyle sevmelisin.. deli divane aşkı öğret bana.. acıt.. ters düz et dünyamı.. aşkına karşı koyarsam namerdim.. beni kendine aşık et.. sevmek istiyorum.. bana biraz yardım et..
herşeyine alışmak istiyorum senin.. sevdiğin şarkılara, uyandığın sabahlara, ağız kokuna, kahve fincanına, diş fırçana.. eline.. sesine.. yüzünün yedi rengine.. saçların dökülmeli evin her tarafına.. parmak izlerini bulmalıyım aynada.. kendi anahtarın olmalı.. bazen benden önce gelmiş olmalısın evime.. okuduğun kitapları anlatmalısın bana.. ben uyurken, baş ucumda çalışmalısın.. kıvrımların erişmeli çıkıntılarıma.. çimento gibi doldurmalısın hayatımı.. ama koyduğun tüm kalıplara rağmen özgür hissetmeliyim kendimi.. beni benden daha iyi anlamalısın..
sonra terk et beni.. bir anda yıkılsın herşey.. herşeyden nefret etmemi sağla.. öyle sinirlenmeli öyle kinlenmeliyim ki sana.. hiç bir şeyi görmemeli gözlerim.. kahve fincanını duvarda parçalamalı, topladığım saçlarını şöminede yakmalıyım.. içip içip aramalıyım ama sen açmamalısın telefonlarını.. öyle yormalısın ki beni.. alt üst olmalı herşeyim.. bir vardın bir yok olmalısın.. öyle zorlamalı ki beni yokluğun, farkında olmadan gün içinde ağlarken bulmalıyım kendimi.. inandığım, inandırdığın her ne varsa paramparça olmalı.. tek başıma, yapayalnız kalakalmalıyım insanlar arasında.. seni öyle özlemeliyim ki.. bazı geceler öyle istemeliyim ki.. anlatacak hiç kimsem olmamalı bunları.. bütün bunları tek başıma yaşamalıyım.. beni bana terk etmelisin.. üstelik deli gibi severken yapmalısın bunu bana.. beni sevdiğini söyleyerek gitmelisin.. herşeyi benim için yaptığına inandırmalısın kendini.. neyi hak edip neyi hak etmediğimi benden daha iyi düşünüyor olabilmelisin, beni en sevdiğim varlıktan alıkoyarken..
ben hiç bilmiyorken, hiç inanmamışken aşka; önce eğitmeli sonra alıştırmalısın beni.. sonra ben hamur kıvamına gelip yüz çevirdiğim vakit dünyaya, yavru kediymişim gibi tutup ensemden bırakmalısın beni sokağa.. ne tuhaf.. insan kendisi için neler isteyebiliyor değil mi? ne kadar saçma acı çekmek için bu delice istek.. bu saçma sapan farkındalık.. bile bile lades.. adı her neyse ya da.. neden istedim ki sana aşık olmayı? neden sevdin ki beni? neden yoksun.. neden yok oldun.. bildiğim her şeyi senden öğrendim ben.. söylesene şimdi kime beni anlatıyorsun? kimin için ağlıyorsun? vicdanını koyduğun valizi hangi trenin hangi vagonunda taşıyorsun? söylesene.. bana bunu neden yapıyorsun..
düşününce ne kadar saçma geliyor her şey.. sana verdiğim anahtar mesela.. ya da banyoda bıraktığın şampuan.. ne bileyim sevdiğin bir şarkı.. anlattığın bir fıkra.. neden izin verdim ki bunlara? neden öyle güzel sevdim ki? neden öyle güzel seviştim ki seninle? bunların hepsini ben mi istedim? kendi elimle mi yaptım bunu kendime? söylesene bunları bana yaptırabilmek için ne kattın nefesime?
yorgunum.. argınım.. dargınım.. kırgınım.. bencillik bana daha çok yakışıyormuş anladım.. soyundum.. çıplağım.. bir daha sevme beni.. bir daha acıtma.. bir daha özletme kendini.. bir daha karşıma çıkma..
Tren yolundaki molalar gibisin..
malesef cok guzel yazıyorsun…malesef dıyorum cunku ben bu yazıları ancak bugun farkedebıldım…yuregıne saglık