..Çok EskideN..
Eskiden;
göz doyardı ağlayınca.. sarılınca kol yar boynuna; ısınırdı yalnızlığım boynumdan ayak bileklerime kadar. ten düşkünü uzunca esmer bedenciğim durulurdu kumsalına vurduğunda.. Göl kokardı tatiller, dağla çevrili yatak içinde, nehir güzergahındaki karargahlara saklanan sevişmeler.. ve deniz.. güneyde tuzlu ve mayolu; kuzeyde rakı kokan ve acıklı.. deniz, elimizde büyüdü bizim.. göl halini bilirim ben, denize dalıp giden o kocaman gözlerinin…
eskiden..
kuyruğuna yalanlar bağlar, sözler uçururdum gökyüzüne.. martı bulmuşluğum bile vardı, ülkemin en doğu illerinden birinde.. küçük taşlı kelimeler dizerdim ipe, boynuna kolye; kulağına küpe olsun diye.. bilirdin en sevdiğim noktalama işaretlerini.. bilirdin neden üç nokta koymadığımı cümlelerin sonuna ve neden büyük harfle başlamadığımı cümlenin başına.. ben ne zaman göğsüme dert çeksem, senin göğsün daralırdı.. yüz sürdüğümde göğsüne, nefesin açılırdı.. saçıma dolanırdı parmak uçların, sen bilirdin; benimle adam akıllı sevişmenin çok zor olacağını..
eskiden..
deniz dibinden avuç avuç kum çıkarmak içindi başımı suya gömüşüm.. kulaklarımda hissetmek üstümde esen dalgaları.. gözümün yanmasını.. açık yeşil görmek, bildiğin kahverengi kum deryasını.. sonra bir avuç kum alıp içinden, kalbinin basıncıyla yüzeyine çıkmak senin.. açtırmak bayramlık ağzını.. nefretini.. kinini.. kusturmak için uğraşmak, çiğnemeden yuttuğun beni.. çocuk oyunları topluluğu, koşardı içimizde, biz dışımızda yaşlanmaya çalışan insan rollerini oynarken..
eskiden
farklıydı herşey.. şimdi ağladıkça acıkıyor göz.. sarıldıkça umuda, üşüyor açıkta kalan yüz.. eskiden de bensizdin, lakin bir farkla.. sen eskiden kimsesizdin.. sen’li değildi kimse.. beraber yatmasak da, berabere yatıyorduk birbirimizle.. önce deniz kabardı, sonra güz çöktü üzerimize.. göl çekildi, dağ yaslandı arkasındaki çamlık düzlüğe.. aynı yastığa dökülünce ayrı saçlar; başka kokulara bizden daha da çabuk alıştı çarşaflar.. susuyorum demiştin; tonlarca yazıyla bağırırken yüzüme.. ister sus.. ister konuş.. tekerrür terk etti tarihi.. Murathan Mungan’ın dediği gibi; eskidendi.. çok eskiden..
göz göre göre uğurladık birbirimizi.. geçmişiyle övünen eski zenginler gibi, ata baba yadigarı bir kaç dönümlük aşkımız kaldı.. sen nadasa bıraktın, ben anızını yaktım.. kimseye etmedik şikayet; derman olmasın diye muhtemelen.. ikimiz de deli, ikimiz de dişli, ikimiz de aşıktık.. erken ayrıldık, geç anlaştık.. şimdi sen uzaktasın, ben tuzakta.. gidiyorum sevgilim.. eğilip yanağının kenarından küçük bir öpücük alabilirim ancak.. bir yastıkta bin gecelik sevişmek; eskidendi.. çok eskiden..
yorum yazabilirsiniz: