..Katı GünaH..
herkes bir sır büyütür kendisiyle.. kumbara gibi biriktirir söylediği yalanları midesinde.. küçük ayrıntılarla doludur “takmam!” dedikleri dağarcıkları.. pencerede oturup dışarı seyreden herkes, kendi evindekinden başka bir dünya ister.. kimi bir anlık yaşar bunu, kimi bir ömür boyu bunu bekler.. herkesin vardır rol aldığı bir sahnesi.. vardır elbet herkesin kendisine sakladığı bahaneleri.. her adem oğlu, ısırır aynı elmayı.. her havva’yı ısıtır ademin ısırığı.. adına günah dedikleri şey, ayıbın kitapta yazanı.. herkesin aynıdır duası: biz yaktık, sen bizi yakma ey Tanrı..
yüzü gözü şiş karanlıklar, aydınlık pervazların altında bekler senin benim gibi yürüyen, konuşan, eli ekmek tutan her oğlanı.. içi sağılmış boş memelerde ağlar doğmamış çocuklar.. hayallerden korkar, gerçeğe sığınan güçsüz beyinler.. gece yarılı kelimeler, gündüze dek yıldız gibi parıldar satır başlarında.. sonra dünyam kararır, gerçekler omzumdan sırtıma akmaya başladığında.. beni sakla güneşten.. akşam sefalarımı da..
iki pamuk arasına hangi fikri koysan, yeşerir yokluğunda.. hangi harfe dokunsam kirli ellerimle, pis bir cümle yaratabilir bana.. düzgün olduğun kadar eğri olmalısın ki tat alabilesin bu hayatta.. şaşırtmalısın kendini.. insanları şaşırtmak çok kolay nasıl olsa.. ne koysan önlerine, sulanıyor ağızları.. ne söylesen açılır kulakları.. öyle aç aç dinliyorlar ki seni anlattığında.. boğulacak köpekleri, tasmalarını çıkardığında..
küfür her ağıza yakışır aslında.. kötü söz de öyle.. şeytan gelir öpüverir dudaklarından, sen aklından geçeni yutkunduğunda.. utanma.. hak etmedi mi sence anası bu küfürü, onu doğurduğunda? hadi küfretsene.. eğer acını biraz olsun rahatlatacaksa.. yüzünü sürdüğün her coğrafya, her kuru erkek, her ıslak kadın.. altlı üstlü birer küfür aslında.. bana küfredebilirsin.. ama lütfen, yalanlarından beni sakla..
en büyük o…puluk samimiyetsizliktir aslında.. sakız çevirir gibi lafı dolandırmaktır ağzında, dudağında, dişinin kıyısında.. üç kuruş için susmak ta aynıdır- üç kuruş için konuşmak ta.. dost doğru yaşamalısın, yoksa eğrilir ahlakın günahlarının sıcağında.. alnımdan öpme beni.. çok gördüm ben ruj lekeli kadersiz erkekleri.. erkekler beceremez aldatmayı.. aynı dudakta ayrı ayrı saklar sırrını, açık kırmızı koyu tenli rujların sahibi..
herkes bir sır büyütür kendisiyle.. çocukluktan kalma alışkanlıklar belki.. belki sonradan alışılanlar.. bakır levhalara çekiçle dantel kazır gibi; yazılır sol omzuma seni andığım anlar.. ellerim pis, cümlelerim leş kokar.. kimse sevmez bir birini, insanlar sadece yalnızlıktan kaçar.. bütün bu kalabalıkta, yalnızlık en büyük sevaptır aslında.. ruhunla bedeninin arasına kimseyi sokma.. sevme sakın kimseyi.. ya içine girecek ya içine alacak kendine sakladığın saf /temiz /berrak olan herşeyi.. sevme kimseyi.. öğrenmelisin, yalnızlığınla iyi geçinmeyi..
Artık ben geçebilirim bu delikten
Nefesimi tutmayı öğrenirim bir daha
Zaten hep bildim küçülmeyi
Ağzımı açsam takılır çenem
Susarım uzun uzun
Kara bir tahta gibi bakarım bundan böyle
Tüm gövdemi tutkalla sıvarım
Her kim bir ses görürse
Kapısında nöbet tutmam aşısız kalbimin
Bir daha da itmem kimseyi bu uçurumdan
Ezberimde kalmıyor doğru dedikleriniz
Saçmalarım, en güzel bildiğim
El koymam hiçbir kitaba
Yazılmamış, çizilmemiş ne varsa benim
Öpmem bir daha dönmeyen dilinizi
Katı günahlarımla bile
Artık ben bu delikten geçebilirim
katı günahlar.. tebrikler.. cümle kurgularnız cok başarılı.
Bu yazilar kime aittir? yazari bilemedim! gerçekten harika ifadeler, imgeler… basarilarinizin devamini diliyor, kaleminize sonsuz saygilarimi sunuyorum. Selam ile…