..Bir BuçuK..
ne güzel susuyorsun sen öyle.. sesin dudaklarından genzine doğru akıyor besbelli.. yüzünü çevirdiğin duvarlarda eski yazılarım duruyor. yüzündeki bu ifade: sanki uzak yollardan ifade vermek için gelmiş suratının orta yerine.. gözlerin uzanmış telvesine bakışlarının, arta kalan yanlarımda geziyor görüş alanının.. yukarı tükürsen dudaklarım, aşağı tükürsen yalanların ıslanacak. ve parke gibi kabaracak yaşadıklarımız. yine de ağzının içindeyim işte.. gıcırdayan dişlerinin altındayım.. yine de dinliyorum susmanı.. “ne de güzel susuyor” diyorum.. suskunluğuna bile susamışım.. anlamıyorsun ki işte.. karşımda öylece duruyor: bir buçuk porsiyonluk suskunluk..
etim sızlıyor yokluğunda.. yorulduğum zaman özellikle.. ayaklarımı dayayıp duvara, kanımı kalbime devirdiğimde; çevre damarlarımda göllenmiş hatıralar, seninle beraber dönüyor yüreğime.. tavana kaç kez yazmışımdır gözlerimle isimini? kaç kez beklemişimdir bir iş çıkışında beni almaya gelmeni.. ne komik.. beklemek öyle kolaydı ki.. yine zoru seçeceğimi bile bile, kolaya kaçtım senin bile anlayamacağın kadar uzunca bir süre..
yüzün, değişti mi? yoksa o da sessizliğin gibi hala tek kişilik mi? kaç ay oldu görüşmeyeli? sevişmeyeli? bana küfür etmeyi özledin mi? özledin mi duvar yumruklamayı, cam kırmayı, bağırmayı çağırmayı, sonra oturup saatlerce yanmayı? kaç ay oldu dersin benim için ağlamayalı? anasını sattığımın sevdası.. can çıkmadan, huyum olmuş aşkın, çıkmıyor işte canımdan.. ne güzel susuyorsun sen öyle.. gözün düşüp duruyor saatine.. bekliyor mu seni? sevişecek misiniz yoksa? yoksa ailecek yemeğe mi gideceksiniz? kim bilir, hangi yüzünü götüreceksin ona giderken parmağında..
bir buçuk porsiyonluk sessizlik.. yanında 70′lik gözyaşı.. buz ve tuz ile birlikte.. ara sıcak olarak koyu demli bir çay.. bol dumanlı keyifsiz bir sigarayla birlikte, aynı masanın ayrı köşelerinde susuyoruz işte.. biliyor musun: kadınlar, bir tek kendilerini affetmez.. bir de kendilerini affedenleri.. vakti zamanında bitseydi bu ilişki, şimdiye çoktan iki eski dost gibi konuşuyor olurduk.. bu sessizlik hep fırından yeni çıkmış ayrılık yüzünden.. nasıl da sıcak simit gibi kokuyor içim.. ocağa dökülmüş süt gibi yapıştı içime söyleyemediklerin.. kırık bir ikindi, mevsimi unuttum, ama günlerden perşembeydi.. yoksa cuma mı? ne bileyim işte.. sensiz geçen günlerden ilkiydi.. karşımda ki başka, içimde ki başka biri.. ağlamayacaktım güya.. sonra dedim ki kendi kendime : bugün ağlamayacaksın da, ne zaman ağlayacaksın bir daha? bir daha nerede göreceksin ki böyle bir vedayı? bir daha ne zaman kaybedeceksin ki köpek gibi sevdiğin bu adamı? koyverdim gitti işte.. oh be.. içim çıksın.. söylesene sen nasıl dayanıyorsun buna?
sen bir buçuk porsiyonluk sustun.. ben iki kişilik ağladım.. senin “kola” istemenden anlamalıydım aslında.. gerçi sen de benim “beyaz şarap” istememden anlamadın.. ilk defa bu kadar dürüsttün.. ilk defa bu kadar net.. sayende o gün anladım: ben yalanlarına ve belirsizliğine aşıktım..
severim seni.. gözlerinden öperim.. kin tutmam, ah etmem.. yas tutarım belki, o da inan seni sevdiğimden.. düzelir, iyileşirim.. ara sıra aklıma gelirsin bir müddet sonra, ara sıra özlerim.. aramam, sormam, yoluna çıkmam, rahatsız etmem.. gururumu koynuma alır, hatıranı bağrıma basarım.. hadi yeter sustuğun.. sen git.. müsadenle, hesabı ben ödeyeceğim.. sen söylemek istediklerini sustun, ben dökmek istediklerimi ağladım.. merak etme, arabayı kullanmam, burada bırakırım.. hadi.. sen git.. bu masadan, yanımda sen olmadan kalkacağım..
ayrılığın dakikasında geldi sözcükler ama yine ağlayamadım…
gözden yaş akmıyor, içine akmak isteyince.. içime akıtıyorum bende, susuyor taklidi yapıyor o zaman gözlerim..
vazgeçtim gözlerinden,kokundan, teninden… konuşsam yeterdi. ondan da oldum şimdi, uzaktan görmeye fitim şimdi, o da görebilirsem..
Bol su isteyen anılarım solmus yine, yaprak dökmüş kış gelmeden soğuk vurmus içine..Sıcak gözyaşlarıma hüzün çapasını atmıs..Ne kadar akıtsam da soğuk denizine beyhude..Üstüme düşüyor akşamdan kalma hayalin, sarhoş, titrek..Yapacak birşey yok aşısı tutmuş bir kere, her baharda sen açarım artık..Yüz sürerim yazına, yaprak döker, boynumu büker yine ölürüm kışında..Eser miktarda özlemin bile ,yoksunluk yaratıyor bedenimde..Bi sigara, bir tekila.. Karnımda piçin, doğsun diye bekliyorum, kimsesiz aşklara vericem benden koca olmaz diye..Özlüyorum lanet olası kadın seni..
Aşısı tutmuş bir kere.. her baharda sen açarım artık..