..Cenaze MarşI..

irin dolusu yalnızlık.. o nefret ettiğim leş kokusu ve korkusuyla beraber akıyor yatağımın üzerinden parkemin taşlarına.. öyle emin ki uyuyan sevgili, uyandığında açık uçlu kelimeler bulacağına.. uyan: etnik milliyetçisiyim aşkının.. senden gelecek her türlü itham ve ilhama hazırım.. tortularımı bırakıp karnının üzerine, her türlü ihbarı asılsız bırakacağım.. canımın içinde bir kurt var.. dolanıyor ruhumun olgun yerlerinde.. uyan hadi! geç kalacaksın bak  cenazeme.. 

 

en sevdiğim yalancı benim.. tanrının en sevgili günahkarlarından biriyim.. örgütlüyüm, alaylıyım, mektepliyim.. yazın senin seveceğini düşündüğüm kelimeleri, ipe serip kuruturum. kış geldiğinde içini doldurup doyurabilmek için gözlerini.. beyin oyunlarımı sevdiğini biliyorum.. açıkcası farklı yüzlerimdeki aynı ifadeleri görebiliyor olman da benim hoşuma gidiyor.. deli yanım, şifreli bir bedende, alt kimliğim olarak duruyor, vatandaşlık numaramın az aşağısında, aile cüzdan no yazan yerin üzerinde.. düzenli delilikler büyütüyorum hayallerimde: yaşadığım gerçek dünya, beni hayallerime hapsettiği için belki de.. senden ayrılırken seninle tanışıyor, senden boşanırken sana hamile kalıyorum.. anlaşılmıyor değil mi.. işte bu yüzden yazdıklarım aslında çok gerçekçi.. çünkü yaşarken ben de anlayamamıştım kendimi.. ölmek iyi geliyor aslında çoğu adamın anlam kargaşasına.. 

 

öldükten sonra para eder mi dersin hayallerim? belli olmaz, eğer ederse, o paranın bir kısmıyla farklı dillerde sözlükler alıp mezarıma gelirsin.. belki de yeni bir alfabe satın alırsın bana.. yirmidokuz harf fazla gelir bir ölüye, şöyle kısasından, on üç- on dört harfli.. masrafsız.. vergisi az olanlardan hani.. kendi dilinde yazılar yazabilirim belki sana o zaman.. şu halime bak; öldükten sonra bile kimsenin bilmeyeceği bir alfabede sana yazılar yazmayı planlıyorum! işte bunun adıdır: aşk.. 

gülme.. hadi kalk giyin biran önce de, cenazemi bekletme insanların omuzlarında.. bak ben duşumu aldım, soyundum, traş oldum.. hazırım gömülmeye.. sen hala ayna karşısında bir kaç tokayla uğraştırıyorsun saçlarını.. ölümü bile beklettin ya.. daha ne diyeyim ben sana.. her seferinde böyle yapıyorsun.. her seferinde toprağın en arkasında yer kalıyor cesedime.. sevişmek istediğini biliyorum.. ama sana ölü sevici desinler istemiyorum.. hadi kalk.. güzel bir yerden izlemek istiyorum cenaze merasimimi..

yaşadığım süre boyunca hep dürüst oldum.. ama sadece kendime karşı.. bu yüzden çözemediniz anlamsız deli yanlarımı.. bir oyun gibi oynadım hep yataklarınızda.. bir koyun gibi uyudum.. bir aslan gibi horladım.. bir kedi gibi yalnız kaldım beni bıraktığınızda.. unutulmaktan korktuğum için durup durup çıktım karşınıza.. ince detay hatıralarla kardım beyinlerinizdeki adımın geçtiği yerleri.. en zayıf sevgileri öptüm.. en büyük aşkları öldürdüm.. tuttuğum sözler de oldu, tuttuğumu sandıklarınızda.. sizin yerinizde olsam, bu adama hiç güvenmezdim.. ama sizin kadar seviyor olsam, heralde ben de güvenmek isterdim.. kar & zarar oyunları bunlar.. siz kardasınız, ben zararda.. aldatan olmak yerine aldatılan olmak çok daha şerefli bir mevkii aslında..  öldükten sonra bile günahlarına kafa yoruyor işte insanoğlu.. birazdan gelecek adisyon nasıl olsa.. işlemediğim günahları da yazmışlar mıdır acaba?

arabanın torpidosunda duruyor muyum hala? ön camında yazıyor mu ismim? bunlara gülüp geçecek kadar büyüdün mü yoksa? gülme.. ölüler duyar görür ve bilir arkasından söylenenleri.. ağlamandan nefret ediyorum biliyorsun ama.. tuhaf bir şekilde, benim için ağlamanı istiyorum bu gece.. ne olur ki ağlasan? topu topu bir kaç damla.. bir iki kere iç çeksen benim için.. bir sigara içsen aç karnına.. çay da içebilirsin eğer istersen sigaranın yanında.. ama ağlamanı istiyorum gerçekten benim için.. yani ne kadar uzakta olsada… sen bilmezsin ama özlüyorsun işte.. ölüler, dirilerini özler.. aldatan, bir ömür mahçup kalır.. yalan söyleyen, bir ömür endişeli ve huzursuz yaşar durur.. seven, huzur bulur.. aşık olansa define.. 

 

beni İstanbula gömebilirsin.. ya da Van’a götürebilirsin kemiklerimi.. farkında mısın? : ilk defa kendimle ilgili bir şeyi, cesedimi, umursamıyorum.. gördün mü bak, değişeceğimi söylemiştim ben sana.. uzatmıyayım lafı daha fazla..  kelimelerimi al.. ve ne pahasına olursa olsun yayınla.. bir küçük kitap çıkar.. üç beş kuruş para kazanırsa eğer, maddi durumu iyi olmayan çiftleri evlendir.. davetiyeleri güzel olsun.. bir de mutlaka iyi bir şarkıcı çağır düğünlerine.. ama sen evlenme olur mu.. arkadaşım, dostum, sevgilim, karım olduğun yetmezmiş gibi, bir de benim dulum ol,  yanına gelemediğim senelerde.. 

sevgilim,

seninle ölmek, en az yaşamak kadar güzeldi..  

bencil & huysuz kocan

kin & yas

tüm ömrümle..

 

(4) yorum

    4 kişi yorum yapmış

    • léon - Gravatar léon September 14, 2010

      seven huzur bulur, aşık olansa kendi definini..
      dünyanın en acı veren en korkunç şeyi aşık olmak bir bilinmeyene..

    • münzevî - Gravatar münzevî September 14, 2010

      delilik ve dahilik; tam da bu olsa gerek..!

    • weasel - Gravatar weasel September 15, 2010

      Anlaşılan senin de adresin çıkmaz sokaklarda. Kolay gelsin dostum.

    • weasel - Gravatar weasel September 21, 2010

      Bu öfke dinmez bir başlarsa.Ay silinir karanlıktan.Dağlar yırtılır bir bez parçası gibi, şimşekler sopam olur savurduğum. Yeryüzü bir sofra bezi gibi silkelenir tarafımdan. İnsanlar ölür sesimden. Ne Köroğluyum, ne Deli Dumrul. İçindeki öfkeyi kusan bir yanardağım yüzyılların gerinden gelen. Lavlarım var akıttığım yollarına. Araf çizgisine bir kala. Ne ölüyüm ne diri. Söylesene bu kimin eseri. Ölürsem kurtulurum belki. Gel bu çizgiden it beni,hep yaptığın gibi. Ne zamandır araftayım.

    yorum yazabilirsiniz:

    Yorum Kuralları: Basit XHTML kodları kullanabilirsiniz (a href, strong, em, code). Yeni satır ve paragraflar otomatik olarak yaratılır. e-Posta adresiniz gizli tutulacaktır.

    XHTML: Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

    "*" ile işaretlenmiş alanlar boş bırakılamaz.