..Siyah & BeyaZ..

içi geçmiş mezarımın.. kemiklerim serilmiş toprağın göğsüne, mermerim soğuk ve mor.. ay dökülmüş üzerine geçtiğim yolların.. isimler, yol çizgileri gibi şeritlere ayırmış beni.. kelimeler tespih taneleri gibi dağılmış evimin her yerine.. beyaz ışık altında, beyaz evimin beyaz balkonundayım.. ruhum kapkara.. ıslık biriktiriyor dudaklarım.. içinden geçtiğim kadınlar ruh gibi dolaşıyor çatı katımda.. acıyor adımlarım.. dar geliyor ruhuma bedenim.. günah çıkarttıkça, yeni günahlara yer açılıyor omuzlarımda.. melekler boşaltmış köylerimi.. artık tek bir haneyim kendi koynumda.. susmak istiyorum ama dinmiyor dilim.. biliyorsun, dudaklarım özlüyor etini.. bir dal esiyor, sallanıyor rüzgar boynumda.. adım adım yaklaşıyor adın.. duyuyorum.. yine topuksuz ayakların.. çıplak ve arzulu.. çıkartmadan gözlüklerini, dudaklarına kaç kilometre yaklaşabilirim ki?

ayarımı bozmuş dert benim.. bir kadından yüz çocuk doğurmuşum.. her yatakta evlenmiş, her ayrılıkta boşanmışım.. hep aynı tene bulaşmış, hep ayrı yalanlara sarılmışım.. kendi yalanlarıma ilk önce kendim inanmışım.. günahım çok benim.. vaktim olursa eğer, tek başıma cehennemi bir kış ısıtabilirim.. sen cennetlik hurma, ben zehirli elma.. sen saf temiz yarim.. ben hem o..spusu hem pez..engiyim vitrinimin.. satıp durmuşum kendimi bulduğum her kucağa.. sen saf temiz yarim.. ben kendine düşman, ruhuna hain..

sabah saatin beşi.. yine namaza çağırıyor biri beni.. gidip secde etsem, sersem bu başı önüne.. kaldırabilir miyim acaba boynumu, eğer gördüğü doğruysa gerçekten her şeyi.. ruhum: ibadetsiz, hayatım: dekolteli.. eğildiğim zaman sarkıyor  ruhum bacaklarımın arasından.. fermuarı açık kalmış hesabımın.. donu gözüküyor yaşantımın.. merak ediyorum:  sen beni nereden buldun? hangi çöplükten geçti ki yolun? niye kıydın ömrüne? söylesene: hangi melek aşık olur ki bir zebaniye? 

aşk altındayım.. nefessiz sevmeye alıştım, vurmalı kadınları.. sesler büyüttüm otel odalarında.. yıllar önce ben de beyazdım.. ama hayat, renklilerle aynı kazana attı beni.. alacalı kırmızı çarşaflar astım, genç kızların ayaklarına.. onlar beni sevdi, ben onlarla sevişmeyi..  uçurumlara attığım da oldu kendimi, gözlerine bıraktığım da.. selam sabahı kestiğim aşklarım da var, can ciğer dolaştıklarım da; sanki hiç sevişmemişiz gibi.. söylesene, sen nereden buldun beni?

anlıyorum aslında: sevmek kolay olsa gerek benim gibi bir pisliği.. aç kaldığında kokoreç kokusu gibi.. çok susamışken, bir avuç kireçli musluk suyu ya da.. bir çift sürmeli göz.. dört göz sürmeli bir kalp.. uzun esmer bir boyun.. geniş bir çift omzun.. kara kaşın, kara hüzün.. kirlenmiş sakalın.. beyazlamış saçımın.. ben bir dilim ekmek gibiyim avuçlarında; senin eğilip yerden kaldırdığın..  sen çocukken, yerden bulduklarını yememeyi öğrenemedin mi? hiç ağrımadı mı karnın, yıkamadan yediğin için eriği?

bir demet uyku topladım senin için.. güzel kokulu bir sabah.. en sevdiğin yüzümü giydim yine.. eğildim kenarına yastığının.. izledim seni.. kokladım.. saçlarına bir beyaz duvak bıraktım.. ellerine kır çiçekleri.. sevabı çok olan bilmez senin kıymetini.. gün ışığına alışan, göremez mehtapta aksini.. belki bu yüzden verdi tanrı seni.. ne de olsa beyaz; en iyi siyahta gösterir kendini..

(1) yorum

    1 kişi yorum yapmış

    • Gece - Gravatar Gece September 27, 2010

      fırtına ve damla, siyah ve beyaz
      sen ve ben
      yokluğunla ben, varlığımla sen
      lamelif sonra elif
      uzadıkça uzuyor, duraklara takılıyorum…
      kar ve beyaz, siyah ve gece
      şiir ve hece
      senle hüzün, bende sözün
      ben ve bende…

    yorum yazabilirsiniz:

    Yorum Kuralları: Basit XHTML kodları kullanabilirsiniz (a href, strong, em, code). Yeni satır ve paragraflar otomatik olarak yaratılır. e-Posta adresiniz gizli tutulacaktır.

    XHTML: Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

    "*" ile işaretlenmiş alanlar boş bırakılamaz.