..Pişşşşşştttt!!!..

yine en az uyku çıktı kumbaramdan.. en çok seninle ilgili bozukluklar.. madeni aşk devrinden kalma tarihi sanat eserleri gibi yüzümde bıraktığın yaşlar.. gidişin hangi çağı açıp hangi devri kapattı acaba  diye düşünürken, en sevdiğim sessiz harfi uzattın bana alfabenin orta yerinden.. gülümsüyordun ben kelime kelime seni anlatırken.. portreni yazarken satırlara, sürekli hareket ettiğin için bir türlü bulamıyordum seni asıl tanımlayacak kelimeyi.. çünkü bir vardın/ bir yok oluyordun.. bir esmerdin bir koyu kahve.. saçların uzundu benim hatırladığım zaman diliminde.. sonra bir baktım: o zaman dilimi şimdi bir tabakta, rakımın kenarında iç geçirmekte.. her yudumdan sonra bir hatıra.. en sevdiğim meze: sessizlik.. beni bana bıraktığın gün geliyor hatırıma.. ne kadar kalabalıktı içim! nereye baksam salt ve asal yüzlerce benlik.. pişşşşttt!!! elimi ısıt.. çok üşütüyor ekim ayazında sensizlik….

kılçıklarını ayıklasaydım keşke senin.. göbeğini öpmediğim zamanlarda, tıpasını takmalıydım.. açık kaldı sırtın, üşüttün işte.. şimdi ayrılığın kokusunu duyan ne kadar kedi köpek varsa toplanacak etrafımıza.. seni bana, beni sana soracaklar.. ayrılığın leşi koktuğu vakit ağızlarımızda, başka dudaklar ıslanıverecek vucutlarımızda.. seni sana satarlar, beni benden alırlar bir çırpıda.. direnecek neyimiz kaldı ki? bir birimizi iki paralık edip kumbaralamadık mı son bakışımızda? sen sustun: ben susluk.. sessizlik doldurup ağzıma, öylece durdum senin baş ucunda..

ne güzeldi.. ince ince sigaralanırdık kalınlaştıktan sonra. yüz süzerdin bana. gözlerin tortusuydu süzgecimin.. kır renkli bakışların, umut kokardı kış ortasında.. her seviştikten sonra: düzelecek derdin bana.. oysa senin göremediğin kadar düzgündük biz, parasını nasıl ödeyeceğimi düşündüğüm otel odalarında.. sesin evcilikti, gülüşün şenlik.. uykun rıhtımıydı gecelerimin.. en huzurlu yanıydı hayatın, cam kenarına senin saklandığın karanlık..

işte böyle sevgili sevgilik.. günler mahallemizin bacak arasındaki kıllı sokaklarda geçip gidiyor.. yeni sokak lambaları taktılar göğsüme.. trafik hep belden aşağı akıyor. penceresinde ciğerlerimin, oturmuş gündelikçi kadınlar sabahtan  akşama kadar dedikodu sayıyor.. üç kuruşluk aşk melodimiz, şimdi antika olmuş.. kime sorsan yokuluğunu, aşk yadigarı, paha biçilmiyor.. pişşşştttttttt.. sen kimin koynundasın, koynun kimin avucunda, söylesene: elleri vucuduna benim dokunduğum kadar pastel mi dokunuyor yoksa..

hücrelerimi karadan gemilerle taşıyacağım yatağına. madem dört bir yanın çevrili, madem ki kuşatamıyorum artık seni; baktığın her yerde bir kokum dursun istiyorum.. aldığın her nefeste biraz dumanım. ben senin batık şehrin, ben senin antik kentinim.. ne olur kırk yılda bir gün sarılsam sanki? kime ne zararı var ki eğilip koklasam enseni? yüz yıl yazsam, bitmeyecek bu ayrılığın kederi.. bir kadınla bir adam bir yılda en fazla kaç kez vedalaşabilir ki? adamın bir günde yaptığı vedalaşmayı, kadın tek başına kaç günde tamamlayabilir ki? bir bölü adam + bir bölü kadın = bir bölü ayrılık..

pişşşşştttttttt!!! ufalsam, cebine sığar mıyım ki?  

(8) yorum

    8 kişi yorum yapmış

    • ayb - Gravatar ayb October 8, 2010

      ….pişşşşştttttttt!!! ufalsam, cebine sığar mıyım ki?

      …belki sen…ÇAĞLAR BOYU/ ufalıp cebe girmek isterken,HEP/yücelip kalp fethettin!

    • weasel - Gravatar weasel October 8, 2010

      Bildiğim birkaç birşey vardı.
      Yanımda yatarken sen,koklarken ben hep imkansızlığımızı bilirdim.
      Rakıma meze olurken sözlerin,gözlerin ,bir parca dudak etin,bel kıvrımın ben hep imkansızlığımızı bilirdim.
      Çocuklar düşlerken, sen bakışlı,sarı kınalı,birgün bir başkasına yar olucağımı bilirdim.Sen bana hep döndükçe, ben hep gideceğimi bilirdim.

      Bilmediğim birşey vardı sevgilim, NEDEN ÖMRÜME BÖYLE EZİYET ETMEYİ SEVDİĞİM??

      Gittik. Çocuklarım var, bir eşim. Mutsuz değilim. MUTLU HİÇ DEĞİLİM.

      Bilmediğim birsey daha? Sahi biz niye hep imkansızdık sevgilim??

    • weasel - Gravatar weasel October 8, 2010

      Mutluluk bu kadar imkansızken,biz birbirimize niye imkansızdık?

      Elinize sağlık her okuduğumda yeni yorum yazma gereği hissediyorum.

    • Su - Gravatar Su October 10, 2010

      Şimdi ayrılığın kokusunu duyan ne kadar kedi köpek varsa toplanacak etrafımıza…

      Bu kedi köpeklerin bayramı olacak o gün…

      Her zamanki gibi yine güzel bir yazı emeğinize,yüreğinize,kaleminize sağlık…;)

    • ulviye - Gravatar ulviye October 14, 2010

      sen kimin koynundasın, koynun kimin avucunda, söylesene: elleri vucuduna benim dokunduğum kGittik. Çocuklarım var, bir eşim. Mutsuz değilim. MUTLU HİÇ DEĞİLİM.

      Bilmediğim birsey daha? Sahi biz niye hep imkansızdık sevgilim??
      adar pastel mi dokunuyor yoksa.. off offff yaktin beni imkansiz sevgilim benim

    • léon - Gravatar léon November 12, 2010

      en sevdiğim meze: sessizlik.. yazarken de sessiz olabilse insan.. her kelime ayrı bir uğultu beynimde..
      kelimeler gerçek olduğu için mi uğulduyor, uykum kaçtı yine kalbimin yüzünden ondan mı???

    • léon - Gravatar léon November 12, 2010

      yine okudum siyah kelimeleri.. daha siyah oldukları için mi iç karartıyorlar ??? iç kararttıkların için mi daha siyahlar…

    • léon - Gravatar léon November 12, 2010

      kalmayı beceremedin bir türlü, s.ktir olup gidemedin de nitekim.. gidebilseydin bir çağ kapanacaktı, yenisinin açılması kimin umrunda ruhum huzur bulduktan sonra..
      bundan sonra uykum bana yar olsun yeter, ebedi uykum lakin..

    yorum yazabilirsiniz:

    Yorum Kuralları: Basit XHTML kodları kullanabilirsiniz (a href, strong, em, code). Yeni satır ve paragraflar otomatik olarak yaratılır. e-Posta adresiniz gizli tutulacaktır.

    XHTML: Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

    "*" ile işaretlenmiş alanlar boş bırakılamaz.