..DaR ve SiyaH..

kalın mavi perdelerini çekip hayatın, ahşap yüzler çıkarttım kendime dünyanın tornasından.. bacaklarını düşündüm gece boyu, iç terimi topuklarına bıraktım. evler büyüttüm parmak uçlarımda. bir sürü sır sürdüm dudaklarına. ağır aksak bir martı kanadı gibi, çığlık çığlığa şimdi rüyam.. taş duvarlı bir tren istasyonunda yalnız bir mendil /ya da/  yüzlerce çocuğun elinden geçmiş ağlayan bir çocuk oyuncağı gibiyim.. inan bana artık çok eskidim..

yüzümde aynalar asılı.. bu ara ruhların uğrak mekanıyım.  bana uğramadan can almıyor azrail. soğudum. çekildim. korktum hatta. vazgeçmek herşeyden daha da zor ama.. henüz yirmili sekizli yıllarımda; temiz yüzümü en kirli yerlerine sürttüm dünyanın. ıslak ve ekşiydi sesin agzını ilk açtığında ağzıma. sonra tat buldu için, dışım etine serpildiğinde. sözsüz savaş.. insansız bir uçak gibi seviştim seninle.. uzaktan uzağa.. binlerce kilometre karelik bir yatakta.. sen bir ucunda, ben sesinin boynunda.. sen bile bilmiyordun bu kadar istendiğini.. ama can kan bulduğu vakit kendine, çok olduğu yerden az olduğu yere doğru akıyor işte.. aşk difüzyonla yayılıyor ruhuma..

doğru duydun: korkuyorum.. içimde sesler var. ağlamam, avaz avaz yakınmam, geceyi ve rakıyı yarıladıktan sonra aramam hep bu sesler yüzünden.. aslında biliyorsun ağlamam, yakınmam,  aramam.. ama olmuyor işte.. sürekli sesler duyuyorum.. içimin salonunda oturmuş yüzler, küfrediyorlar hayatıma.. iki paralık vicdanla, kaç ruh satın alabilirim ki daha? ten kokuyor her taraf.. her duvarında can yatıyor odamın. parkelenmiş sesler, ciltler cilalanmış.. ağır ağır batmış topuğum canıma.. vazgeçmeliyim artık kendime kızmaktan. sana kin’lenmek daha da çekici geliyor bu ara..

kirpiklerimi kapadım.. akıyorum yüzünden göğüslerinin arasına. kırık aynalı bir sarayın köpeğiyim. salyalarım sarkıyor mabedinin göğsüne. derin bir hırıltı var göğsümde. saldırmak istiyorum gördüğüm her et öbeğine. dişlerim kamaşıyor siyah ve dar elbiseli hallerin aklıma geldiğinde. yamalı yanları vucudunun, betonarme yapılarımı beşik gibi sallıyor. tenime sessiz açılan her iz, gölgemde bir p.ç büyütüyor. nefesini içime çekip, içine balıklama dolacağım senin..  

bıyık altımızda bir dudak..  artık hep başkalarıyla ıslanacak.. bir düş gibi koynumuzda.. ya da ızdırap yüklü bir sır ağız arkamızda.. bir iz, bir skar, bir dövme gibi.. geçti desen de geçmiyor aslında.. gözlerimi kapa/ ruhumu morart.. içimi çek bacaklarının arasına. sessizliğime iyi bak, karanlığımı emzir. yüz üstü uzan olduğun yere. parmaklarımı kemiğime varana dek ısır. sana yapacaklarım kadar acıtmalı beni ağzın. istersen, birlikte kanayabiliriz aşkım. iyi dinle: seni şu an hiç özlemediğim kadar istiyorum.

bu his: siyah maskeli bir rüya, bu bir iç geçirtisi sadece.. hatırlamamalı seni belleğim. kaldırdığım rafta, o kör kavanozda saklamalıyım terini.. umarım benden sonra  normal spontan vajinal yolla öldürürsün sevdiklerini.. söyle tam ortasından kessinler iç içe geçtiğimiz cümlelerin kordonunu. şimdi al bacaklarını ve git, kime açarsan aç koynunu..

(2) yorum

    2 kişi yorum yapmış

    • scorpion_women - Gravatar scorpion_women November 8, 2010

      aşk acısı var sanki ama okumaya değer,birazcıkda utandım okurken:)

    • Tanas - Gravatar Tanas January 6, 2011

      A.ş.k’la acı’yla dolu ..
      Kalemine sağlık.

    yorum yazabilirsiniz:

    Yorum Kuralları: Basit XHTML kodları kullanabilirsiniz (a href, strong, em, code). Yeni satır ve paragraflar otomatik olarak yaratılır. e-Posta adresiniz gizli tutulacaktır.

    XHTML: Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

    "*" ile işaretlenmiş alanlar boş bırakılamaz.