..Pembe AyakkabılaR..
her türlü gizemine sahibim batık ve antik bir kentin.. gözleriyim mesela, pastel renklerle yüzüklere boğduğun parmaklarının.. başımı boynumdan ayırdığında, sular altında kalacak nefesim.. kaynayacak içim.. yakacak bir kadın için delirecek nefsim.. iç gıcırtısından bile huylanacak karanlığın beyefendisi.. çuval çuval sözcükler bir hırsızın sırtında tüm şehri gezecek; ağzımdan çıktıktan hemen sonra.. sen bana vurulacaksın, ben bir çekiç darbesiyle serileceğim omuzlarına.. beni iyi dinle.. bak bakalım hoşuna gidiyor mu tehlikenin o eskimtrak ekşimsi sarımsaksız bol soslu o gayr-i meşru tadı..
yüz çevirdiğin bir şehrin nufus tabelasıyım.. rakım: 35cc.. sözcükler dans ediyor huzurumda.. ışıklı bir kentin en aydınlık gölgesinde, çingene pembesi bir ayakkabıyla kar beyazı bir çift çorap duruyor ayaklarımda.. topukları her saniye yükseliyor gecenin.. sular altında kalacağız birazdan.. seni tarihi eser sayacaklar, beni aynı eserin tarihcisi.. bir adım ileri- bir adım yukarı.. sessizce tıkanacak içimizin dışımıza açılan bütün giderleri.. anlamaya çalışma.. anlaşılmak bir boy büyük gelir bizim yaşantımıza..
beni tersleyecek misin yoksa? kürküm için kaç kere kurşunlandım acaba.. şimdi serilmiş duruyorum ayak ucuna.. tuza yatırmayacak mısın beni? alnına sürmeyecek misin peki kanımı? yüzü koyun yatırıp, öpmeyecek misin karnı mı? beni bağışlamak ister misin? serbest kalmalı mı sence ana dilim? sence ben içinin hangi ilçesindeyim?
kristal ayaklı bir aynayım yatak ucunda.. loş bir ışığın faizsiz kazancına yatırmışım gölgemi.. üç beş kuruşluk uyku için paralıyorum kendimi.. çingene pembesi ayakkabılarım kapının önünde duruyor. çoraplarım ayağımda, yorganın en alt katında.. ellerim çıplak. sana direnip, yüz çevirdiğim her an, şimdi bir bıçak sırtımda.. beni öldürmek mi/ yoksa benimle ölmek mi niyetin? söylesene, kaderimin hangi köşesindesin?
başlıksız yazılar krallığında, kraliçenin en sevdiği soytarıyım ben. rengarenk giyisilerimi giyinip; ellerimle vucuduma çiziyorum vucudun aklımda kalan mahzenlerini. aklımın sağ alt kadranında duruyor hatıran.. ne zaman bir kadın otursa üzerime, sızlıyor kasıklarım.. geniş bakışlı dar dudaklı ahşap kokan sevgili.. söylesene: sigara kokuyor mu, başka erkeklerin de elleri?
Şaşkınım
yakın olabileceğini tahmin etmezdim.
Ne kadar da ben gibi yazmışsın.
Birisinin bu kadar kalemime(klavyeme
Mistik bir havası var yazılarının.
Bİr o kadar da sanki çok acı çekmiş de hiç gülmemiş hali var karakterlerinin ama benim de melankolik yanım canlandı şimdi.
Yazılarımı okuyanlar da aynı yorumları yaparlar.
Bunları sen mi yaşadın derler.
Ben de belki yaşamışımdır, belki yaşamamışımdır, kim bilir der geçerim hep.
2 saatimi yazılarına ayırdım aslında literatür taraması yapmam gerekirken
Çok memnun oldum satırlarınla tanıştığıma.
Sadece ne çaldığını merak ederek başladığım serüvenimde, yazılarınla karşılaşmak gecenin sürprizi gibiydi.
Eline,yüreğine,kalemine sağlık, devam et ve kitap haline getir yazılarını
O kadar güzel ve anlamlısın ki çaldıkça çalası geliyor insanın seni;
…üfledikçe üfleyesi; dinledikçe de daha acıkası…
Seni tarihi eser sayacaklar, beni aynı eserin tarihcisi.. bir adım ileri- bir adım yukarı.. sessizce tıkanacak içimizin dışımıza açılan bütün giderleri.. anlamaya çalışma.. anlaşılmak bir boy büyük gelir bizim yaşantımıza…
Bir boydan biraz fazla
Her zaman ki gibi harika yazmışsınız
Emeğinize,yüreğinize,kaleminize sağlık…
aylar önce keşfettim seni inanılmaz yazıosun ve öyle güzel anlatıosunki herşeyi beni, bizi inan herkezden bişeyler koyuosun yazılarına ve sen gerçekmisin die düşünmeden edemiorum.. hoşcakal