..Nefesli ÇalgI..
iki karışlık bir sevişmeydi parmaklarımdaki ıslaklık.. sana yapışıp sende kuruyabilme isteği.. kirli nefesimle, derin bir sakal çekip içine, dudaklarımın kenarına sakladığım kelimeydin.. sen bir ölüyü sevdin, ben bir mezar taşını.. hem sonsuz bir ayrılıktı bizimkisi hem de sınırsız bir birliktelik.. kim bizim kadar uzağa kaçabilir ki gölgesinden? sen bir nefestin, ben bir heves.. tanrı bir rüya görmüştü sadece..
uzakta mısın? yoksa sadece bana mı uzaksın? hiç kesişemeyecek kadar paralel mi kaldık birbirimize? beni merak ediyorlar okuyanlar.. sahi gerçek mi sanıyoruz kendimizi biz de? hayali ayrılık olan, zikri vedaya kurulu; her sevişmeden boşalmadan çıkan, uzun ekseninde hayatın dar çaplı hayal güçlü esmer köpeğiyim yazılarımın.. havlamakla ısırmak arasında gidip gelenlerden miyim dersin? söylesene ruhunda ki diş izleri de kimin?
çok ölü gördüm ben elimin altında.. çok nefes çıktı nefesimden nefeslere.. biliyor musun en güzel nefesli çalgı insandır; üfledikçe canlanır.. sevişmek bazen hayat kurtarır.. dilimi içine çek.. kim bilir kaç ölüyü öpeceksin dudaklarımda.. beni ruhuna dik.. seninle sevişmeyi özlemek, benim dinimde kutsaldır..
sigaramın filtresi yanıyor yine.. kül damlıyor gözlerimden senin yandığın yere.. nefes al, nefes ver.. içinden otuz bire kadar say yeter.. geçtiği kadarı geçer, kalanı hatırlamamıza yeter.. ana acısı saklı kalacaktır içimizde, başkalarıyla harcadıklarımız sadece faizidir kaderimizin.. dokunduğun yerde, özlediğin duraktayım.. bir sokak paralelindeyim hayatının.. iç acılarımın toplamı, çepeçevre sarmalamaya yeter senin köşelerini.. ama sen bilme.. duyma.. görme beni.. sen bir ölüyü sevmeye devam et, ben de bir mezar taşını..
…0…9….0…K(D)K…
…bu evren sürekli kendi çevresinde dönmekte ve genişleyip büyümekte…dolayısı ile birbirine paralel iki noktadan çıkan iki ayrı ışın bükülen uzayda sonsuza kadar paralel kalamaz …bir noktada ve sonsuzlukta pek çok noktada kesişirler…köşeleri sonsuz sayıda çokgen oluştururlar…her halde Einstein izafiyet (görecelik) teorisinde bundan bahsediyordu..::)). İnsan düşüncelerini gerçekleştiren varlıktır. Sen değiş, düşüncelerin değişsin, tüm evren değişsin!..
incesaz/günah…
Hemen hemen her gun ziyaret edıyorum, yeni bir yazınız var mı dıye. Gerçekten harıka şeyler yazıyorsunuz, bende size yazılarımı yollasam yayınlarmısınız?
…gündüz..gece..gündüz…
Sertap Erener/ İYİ ki VARSIN
Mutlu Yıllar…::)
Ona söyledim…
Ben bir ölüyü sevdim,onu öldürmeyi sevdim
Yaklaşma bana,yolum başka benim dedim.
Ona söyledim…
Kum yutmak tuz yutmaya benzemez, zordur gezinmek sahillerimde,gelme.
Ona söyledim…
Avuçlarımda sımsıkı tuttuğum kumla gitgide ağırlaşırken, ben acı hissetmem acı veririm,
uzak dur benden
Ona söyledim…
Yaşamama izin verirsen,yaşatmam seni,kaybedersin
Ona soyledim…
Paralel hayatlarımızı kesiştirmeden durmak yakışmaz bana,sanma bu son teşebbüsüm
Ona söyle
Nesli benim elimden tükensin isterse,memnuniyetle…
“sevmek.. gelincik yaprağı gibi.. dokunur dokunmaz ayrılıveriyor çeperinden.. emek işi.. sabır gerekli.. her şey güzelken gülmek sevap da, ayrılınca acısını çekmek mi günah? yok kardeşim.. elini kalbinin altına koyacaksın.. seni canından usandıracak, cefadan usanmayacak yar.. felekler yanacak ahından, muradının mumu yanmayacak.. ama sen seveceksin kardeşim! vergisini ödeyeceksin mutlu günlerinin! sonra aşk, zevk ve sefa olarak geri dönecek sana bu çektiklerin..
şimdi bir sır gibi sakla gözyaşını içine.. gül, gülümse.. bil ki geçecek eninde sonunda.. bil ki yine sevecek, yine sevileceksin.. kimse vazgeçilmez değildir.. ama sen olacaksın.. bekle..
aşka sabır eyle, emek içinde lokum gibi elbet kavrulacak mutluluğun..”
çok güzel yazmışsınız…