..İtalyA..

şimdi venedik’in dar ve çıkmaz sokaklarında, ellerimiz göğe dönük ve  yağmur tehdidi altındayken bileklerimiz, yüzümüzde kırk bir parelik yasal bir gülümse.. sen burada doğup büyümüşsün sanki, ana dilin gibi öpüşüyorsun dilimle.. yüzün genç kalmış yüzümün gölgesinde.. bir sesin,  bin ben doğurur dudaklarının halka açık kesiminde.. anlamaz beni, uzaktan okuyanlar.. beni ancak, benimle yatan anlar.. hayatımın şifresi,  kasıklarımda gizlidir.. unutma bu şifreyi: ay gün yıl olarak hatırla, benim için doğduğun günceyi..

bir havuz içinde bahçeli bir otel.. panjurlu balkonu açıldığı vakit üzerimize, günün öğle saatleri damlıyordur fıskiyenin ağzından çimlerin üzerine.. sen bir ben seçtin kendine, bir deniz/ bir yelken/ bir adam/ bir çocuk/ bir düzen/ bir üzen seçer gibi.. eğilip öpüldüğün de olur, devinip döküldüğünde.. yağmur tarlası ekersin, toprak incelir yatağının içinde.. sen kendine bir ben seçtin.. belki de en iyisiydim bendekilerin içinde.. belki de en delisi..

saman pazarlı zamanlarda, korsesiz yanlarımız sarkarken kemerlerimizin üzerinden, içli dışlı olmak ayıptı.. dışı içine akmamalıydı kimsenin.. sessiz kalma hakkına sahiptik ve aşkımızı saklama hakkına.. alehte delil olacak onca şey vardı ki ardımızda, çürük yataklı otel odaları tek başına yeterdi, kan kokulu çarşafları açıklamaya.. sen bana, bir sen boyu uzaktın.. uzun boylu olduğum için oldu her şey.. saçlarına tahmin ettiğinden çok daha kolay uzandım..  

öyle özlüyorum ki seni.. kasıklarım ağrıyor bu nöbet gecelerinde.. şimdi italya’da hangi meyve daha güzel kokuyordur? hangi hamur kadın elinde işleniyordur? soğuk mudur dersin taş duvar? balkonlu teraslı, iki odalı, kırık kapılı, havuzlu konaklı, iki gecelik konaklamalı otel odaları.. sahi ne güzeldi cam içinde senin eşiğinde can bırakır gibi düşmek valizler dolusu hatıranın peşine.. şimdi kim sevişiyordur dersin, seni ilk öptüğüm otelin lobisinde?

bir ses dokundur ismime.. bir yüz seyrelt yüzümde.. bir çapa bulayıp derinlerime, en güzel zamanıma demirle.. karama otur.. bırak dümeni yelkeni.. uzan güvertemin en aydınlık yerine.. bir ses dokundur ismime.. bir yüz seyrelt yüzümde.. etin kaynasın etimde, sesin devrilsin yastığımın üzerine.. içimi sana bıraktığım anı sormuştun ya: yastığın üzerinde; lenslerinin gözlüklerine dönüştüğü yerde..

(1) yorum

    1 kişi yorum yapmış

    • moonchild - Gravatar moonchild January 11, 2011

      ah İtalya!.
      beyaz puantiyeli kırmızı ayakkabılar hiçbir ayağa bukadar çok yakışmamıştı!
      …ve hiçbir İtalyan usta bukadar gurur duymamıştı sanatından…

    yorum yazabilirsiniz:

    Yorum Kuralları: Basit XHTML kodları kullanabilirsiniz (a href, strong, em, code). Yeni satır ve paragraflar otomatik olarak yaratılır. e-Posta adresiniz gizli tutulacaktır.

    XHTML: Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

    "*" ile işaretlenmiş alanlar boş bırakılamaz.