..Biz BöyleyiZ..
En büyük yaraydı belki de “Ben böyleyim!”le biten omuz silkmeler.. Böyle olmak, ben olmak, tavizsiz bir aşkın imkansızlığını yaşatacaktı her iki tarafa da.. Sevişmekle savaşmak arasındaki ince çizgide, oturup ağlamak düşecekti göz süzen bencil düşüncelere.. Toz durulup, duman yutulduğunda; içli bir hıçkırık kalır göğüs kafesinin üzerinde.. ve tek başına oturup, sorarsın o zaman kadehine “Ben niye böyleyim?” diye..
Özgürlüklerimiz, aşklarımızı yalnız bırakır oldu.. Ben olmak, biz olmanın önündeki en büyük engeldi her zaman için. Kendicilik, bencillik, parti tutar gibi fikir ve akıl tutmak, omuz yaslanacak başa sırt çevirmek.. sevmek, en pahallı hediyeydi.. bir bakışla paketleyip, bir sözle uzatılırdı sevgilinin gönlüne.. kıymet bilmek, özlemekti; bir an bağırıp, duvarları yumruklamak yerine..
ayrı hayatlar ortak noktalarda buluşmazlar.. ama ortak noktalar, aynı hayatları doğururlar sahiplerine. düşünceler ayrıldıkça, ben merkezli yüzler doğar küçük kırılgan çekişmelerden. herkes savunacak bir ”Ben” bulduğu vakit kendine, herkesin kendi doğrusu çıkar su yüzeyine.. insan, sevdiğinin düşmanıdır aslında: gerçekten kırmak için konuşmak istediğinde..
ne kolaymış eskiden bir olmak.. bir olup, biz’e çoğalmak.. biz olup diz dize uyumak.. şimdi dizlerimizde birer bilgisayar, önümüzde uykusuz saatler, kendi hırslarımız için kendileşiyoruz bizsizliğimizde.. çoğumuz avukatız sanki, kimimiz savcı.. hep kendi içimizde buluyoruz davaya bakacak tanıdık hakimi.. hep kendi yüzlerimiz haklı.. “Ben böyleyim” demek hafifletici sebep sanki.. ”Farklı” olmak, kendi karakterine sahip olmak, “kendi” kelimesiyle başlayan her cümleye özne olmak marifet mi? biz olmanın zor olduğunu gördüğümüzde, hep aynı kelimeye sığınıyor omuzlarımız; silkinerek arkamızı dönüp gittiğimizde..
bencillik, savunmasız kılar aşkı.. herkes kendine ait olanı alıp çıktığında, ne kalır ki geriye boş koltuklar ve boş bir yataktan başka? ne yastık anlar seni, ne yorgan örter sırtını, ne camlar dinler ne de duvarlar konuşur seninle.. bu sefer anlamamaya başlarsın kendini.. o olsaydı anlardı mutlakaya dönüşür, beni anlamıyorsun’lu cümlelerin sahibi.. aşk, yeni bir sen demektir kendine.. yeni bir ben.. susmaktır aşk, yüzüne gözü değdiğinde.. konuşmaktır, yüzü suya düştüğünde.. tek başına uyuduğunda özlemektir; kanepedeki yalnız adamı.. merak etmektir, geçti mi başının ağrısı diye? aşk, yeniden başlamaktır; sen her defasında “bitti!” dediğinde..
ne yastık anlar seni, ne yorgan örter sırtını, ne camlar dinler ne de duvarlar konuşur seninle… aşk, yeni bir sen demektir kendine.. yeni bir ben.. susmaktır aşk, yüzüne gözü değdiğinde.. konuşmaktır, yüzü suya düştüğünde.. tek başına uyuduğunda özlemektir; kanepedeki yalnız adamı.. merak etmektir, geçti mi başının ağrısı diye? aşk, yeniden başlamaktır; sen her defasında “bitti!” dediğinde…:(((
Susmaktır aşk,yüzüne gözü değdiğinde.. konuşmaktır, yüzü suya düştüğünde.. tek başına uyuduğunda özlemektir; kanepedeki yalnız adamı.. merak etmektir, geçti mi başının ağrısı diye? aşk, yeniden başlamaktır; sen her defasında “bitti!” dediğinde…İşte öyle bişey : )Yüreğinize sağlık