..MilAnkara..
aç yüreğini içi dışı p.ç olmuş ayrılığımıza.. istersen, kırk yıllık bir karşılaşmayı bekleyerek geçsin ömrümüz istanbul kıyılarında. yağmur as balkonuna, karla döşe salonunu.. beklemekten kavrulsun için ama sen yine de buza yatır kaygılarını.. beni benimle yaşama.. sessiz soluksuz bir ayrılık büyüt, giriş katındaki evinin parmaklıklarında.. ne anası belli osun ne babası.. kimsesiz ayrılıklar kurumuna sığınsın düşlerimiz.. beni benimle yaşama.. değmez inan, p.ç olacak bir ayrılık için yıllarca beraber yaşlanmaya..
sen bilmezsin, bulutlar ankaraya yakışır aslında.. ankaranın milli formasıdır gri çubuklu asfalt yolları.. kravatla sahaya çıkar, eşofmanla sahadan ayrılır kendi halinde küçük memurcukları.. gecenin ışıkları sahibidir yolların.. ince ince yağar radyasyon üzerimize.. sen bilmezsin, yalnızlık yakışır aslında ankaraya.. sen bilmezsin, bu şehrin milli marşıdır hüzün.. bozkır kokar ilişkiler.. yazları sıcak ve kurak, kışları yalnız ve yağışlı..
önce seni gördüm, sonra beni gördüğünü.. uzunca bir sigara duruyordu iki parmağının arasında, bir de tanıdık bir kadın aynalı kapının hemen yan tarafında.. küt saçlı bir yalnızlık vardı bardağında.. yüzünde üşümeye yüz tutmuş bir ten rengi.. bana baktın.. içime doğru eğildi bakışların.. tam görecekken, yeşil yandı, ve asfalt yollara kaldı bir daha ki karşılaşmamız.. sen beni gördün, ben sana baktım..
psikopat bir tat istiyorum etimde.. yanık lastik kokmalı yatak.. aç bırakmalısın hayatımı. sözsüz sessiz erişimsiz bir köşesi olmalı ruhumun.. öyle seveceğim ki yalnızlığı.. öyle deli gibi bakacağım ki bu kimsesizliğe.. bir dediğini iki etmeyeceğim içimin.. düşünsene: sadece ben! bir tek ben olacak aynada! yüzümde bir tek ben! alışmışken bu kadar kalabalık yaşamaya, bir sabah çıplak uyanacağım uykudan, yüzümü kendime açacağım.. sıkıldım anlayacağın çok sesli koro gibi ortalıkta gezinmekten.. solo bir albüm çıkartacağım, sadece kendime ithafen..
aç yüreğini içi dışı p.ç olmuş ayrılığımıza.. görüşmemek, sevişmemek, dokunmamak, konuşmamak.. bu mudur yani ayrılık? inandın mı? gidip yattığın vakit bir başkasıyla, onu mu aldattın – beni mi - yoksa kendini mi? kabul et.. bir kere birleşebilenler için, ayrılık diye bir şey yoktur.. onlar görüşmez, sevişmez, konuşmazlar sadece.. ayrıldık derler birbirlerine.. ne kendileri inanır, ne de ruhları yeni yüzlerine.. p.ç olur her şey.. ayrılık, sadece ayrı kalmaktır onlar için.. aşkın kaderinde hep böyle gayri meşrutiyetler, farklı meşguliyetler yatar..
hüzün milli marşıdır bu şehrin.. gri asfalt yolları milli forması.. istanbul yarım bırakır, ankara tamamlar adamı.. kravatımı taktım.. ceketimi aldım.. kendime doğru yola çıktım.. büsbütün bir yalnızlık arıyorum.. tek kapılı bir hayat, az kullanılmış, hasarsız, ikinci el olabilir.. yoruldum çoğul kişiliğimden.. tek kişilik bir ben istiyorum.. tek yüzlü bir ruh arıyorum.. benim kaybım, senin kazancın için.. gidiyorum.. bir parça bile olsa kendim olabilmek için..
bilmiorum kimsin,nesin,ama yazdığın herşeyde bir ben varım,bunlar neyin kini neyin yası?bir ben bilirim sanıyordum . Kin ve Yas ı .sevio seni ipek. daha cok yazmalısın…dinlenti yok kinyas a…dinlenecek kadar zamanımız varmıdır ki bu hayatta,