..Çok GeÇ..

sen sırıl sıklam akıyorsun paçalarımdan.. ben zırıl zırıl koşuyorum sabahın körüne.. alnın açık, göğsün pak.. tüm cesaretinle sorguluyorsun cesedimi.. ben sokak köpeği gibi titriyorum.. bir nefes çekiyorum arada dudaklarından, bin nefes yutuyorsun beni damarımdan.. hiç bir cevabını bilmiyorum sorduğun soruların.. sopsoru akıyorsun yatağımdan.. yorulmak miras kalmış bana, geçtiğim aşklardan..

sesler büyüyor uzuvlarımda.. küçük yalanlarla dolduruyorum zamanı.. birazdan pimini çekeceğim gerçeklerin.. kaç yoksa ezileceksin kanımın altında.. öldüğümü görmek istiyorum.. parça parça dağılmak belki sokaklara.. bir intihar eylemcisi değilim,ama belki bir eylem olarak intiharı denemeliyim.. söylesene, gözlük mü daha çok yakışır bana yoksa ölmek mi?

saçlarımı senin rengine boyamak istiyorum.. belin gibi kıvır kıvır olmalı.. parmakların gibi tel tel ayıklanmalı ruhumdan.. sesin gibi kokmalı kasıklarım.. yüz çevirdiğim her yer sana bulanmalı.. dört duvar yetmez, dört ömürle çevrelemeli seni hayat.. bana bir buçuk porsiyonluk bir yalan söylemelisin.. ya da ortaya karışık bir mevsim aldanmışlık.. saçlarımı senin rengine boyamak istiyorum.. kapatmalısın beyazlarımı.. yakışır belki yaşlılığıma.. belki gençliğim gibi kokar hayat.. beni en sevdiğin şarkının nakaratına bırak.. her dinlediğinde hatırla.. her hatırladığında ağla.. gözyaşını helal et bana..

depresyonist bir yanı var gamzelerimin.. resmi dili hüzündür içimdeki mozaiğin.. bıçak sırtında oturur manzaraya karşı, kanımı içerim kadeh kadeh.. seni yaşamak dururken, seni düşünerek kaybederim zamanı.. dakikalardan tespih yapıp, saat saat çekerim ismini parmaklarımın arasında.. kendi ellerimle bir cinayet büyütürüm sana.. kendi parmak izlerimle süslerim intikamını..

X.X.X

yazdıklarımı okudukça; ergen kelimeler bunlar diyorum kendi kendime.. sıkılıyorum hatta bazen kendimle yaşamaktan.. otuz yaş altı hayallerimi büyütmeye çalışmaktan.. özlü sözlü mantıklı cümleler alıyorum koynuma.. ama ne kadar uğraşırsam uğraşayım: her şey bir şarkı uzaklığında.. bir şarkı çalar, bir fotoğraf düşer aklıma.. bir saniyelik bir sen yeter her türlü mantığı yıkmaya..

 anladım:

ağlamak için erken, gülmek içinse çok geç..

 ben senin beni bıraktığın yaştayım, adam olmak için çok genç..

(3) yorum

    3 kişi yorum yapmış

    • gk - Gravatar gk June 5, 2011

      Bir saniyelik bir sEn yeter her turlu mantigi yikmaya.

    • day - Gravatar day June 6, 2011

      “yazdıklarımı okudukça; ergen kelimeler bunlar diyorum kendi kendime.. sıkılıyorum hatta bazen kendimle yaşamaktan.. otuz yaş altı hayallerimi büyütmeye çalışmaktan.. ”

      otuz yaş altı hayalleri büyütmeye çalışmak! ne kadar vurucu bir cümle…buRAK özDEMİR’in Levhi Mahfuz adlı kitabından şu cümleleri çağrıştırdı bende:

      ” Duaların senin hayallerindir. HAYALİNi gerçekleştirmek istiyorsan, öncelikle sen kendin o hayali, bir GERÇEK gibi yaşamalısın.
      Gerçek İSTEk kutsaldır, yerine gettrilmesi elzemdir. Göklerin hazine dairesi, içindeki ateşin peşinden gidenlerin EMRİNE AMADEdir.
      Hayallerin Tanrı için çok değerlidir. Meleklerin yaratılış sebebi, insanları hayallerine taşımaktır.
      HAYALLERİNi gerçekleştirmene yardımcı olmak için emrine amade durumda,HAZIR beklerler.
      NOT: birde sadece büyük harflerle yazılanları okumanızı tavsiye ederim…

    • sahra - Gravatar sahra July 26, 2011

      Özlediğiniz tenin kokusu ,başka vücutlara sindiği zaman yanar aslında canınız.. en çok o yanar yaşadıysanız.

    yorum yazabilirsiniz:

    Yorum Kuralları: Basit XHTML kodları kullanabilirsiniz (a href, strong, em, code). Yeni satır ve paragraflar otomatik olarak yaratılır. e-Posta adresiniz gizli tutulacaktır.

    XHTML: Şu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>

    "*" ile işaretlenmiş alanlar boş bırakılamaz.