..PolyannA..
kaç kişilik yer var hayatında? yetişebilir miyiz bir sonraki seansa? ölsek şuracıkta, günahların yeter mi bizi ısıtmaya? daha sorayım mı? bir kadeh şarap, bir avuç çekirdek.. geriye kabuklarımızdan başka ne kalacak dersin? bi’ klarnet taksimi boyunca uzansak yan yana, yanımıza bir sahil alsak, belki akşamdan kalma bir rüzgar buluruz kendimize.. yazlık aşklar büyür mü dersin toprağımızda? tutar mı bu mevsimde hayalimiz, kök salar mı? hani nadasa bırakacaktık ya güya kendimizi.. fikrimizin ince gülleri girmeyecekti bağımıza, kalbimizin şen bülbülü ötmeyecekti..
kim bilir ne kadar sevdik kendimizi.. öyle sırlar verdik ki tanrıya, bizi yakmayacak ta kimi yakacak kazan dairesinde? her seferinde söz verdik, tövbe ettik, yıkadık omuzlarımızı akan suyla.. burnumuzdan verdik, tenimizden aldık unutmak istediklerimizi.. teni tene tokuşturduk kadeh gibi.. yüzü yüze sürdük, çölde su arar gibi.. insan tarlasında, hasat vakti geldiği vakit, kendimizden başka herkesi budadık.. hem biçtik, hem dövdük.. sevmek tanrının lutfuydu, biz o yağmurda hiç ıslanmadık..
gamzedeyim, deva bulmam.. biz elemi terkedemedik.. nice gemiler geldi önümüze, biz bu limanı bırakıp gidemedik.. şimdi denizimizde ne fener, ne dalga, ne balık kaldı.. kendimizle kendimizi zikrediyoruz.. sofular haram dese de bu aşkın şarabına; kendimiz doldurup kendimiz içiyoruz…. kime ne?
polyanna geldi.. elinde şarap doldurduğu pandoranın kutusuyla beraber.. zaten gelmeden içmişti muhtemelen.. kafası iyi gibiydi.. Kin& Yas hanginiz diye sordu? hepimiz Kin & Yas’ız dedik.. oda bizimle güldü.. oturdu, içmeye başladık.. bu kadar günahı nasıl taşıdınız dedi? kamburumuzu gösterdik.. düzelir diyecekti ki tam, bir baktık şarabımız bitmiş.. ne var dedik o kutuda? Şarap dedi..
sonrasını hatırlamıyorum.. o gün bugündür aklımızdasın.. yarım bıraktığımız insanların boynunda, aldığımız ahhların koynundasın.. sevdiğimsin.. cemalimsin.. güneşimsin.. ayımsın.. ne sen beni unutursun.. ne de ben seni.. şarap içeriz, avuç avuç çekirdekle beraber.. seni anarız.. hiç birimiz zikretmeyiz adını.. o yüzden çınlamaz kulağın, çalmaz kapın.. biz bize yaşarız.. gelmez kokun, geçmez kederin.. bir rüzgar eser, bir name ilişir nefesimize.. bir kumsalda kök salar hüznümüz.. öldürmeyecektik seni.. öldürdük, kahraman oldun kalbimize.. şimdi cezanı ödüyoruz.. özlemin muhabbet hapis gönlümüze..
yorum yazabilirsiniz: