..İstavriT..
Kelimeler balık gibidir: en ufak gürültüde derinlere kaçar, mercana dönüşürler.. o yüzden ben yazarken nefes almamalısın sen. deri solunumu yapmalısın, ruhum bedeninin üzerinde devinirken. ciğerlerin örümcek gibi çekilmeli yüzeyime.. sen kalemimin ucundaki solucansın.. tuzağıma düşmemeli, uzağımda durmalısın.. kirletemeyeceğim kadar uzağımda..
beyaz bir karanlık sinmiş üzerime. beklemiş kan kokusu doğuyor doğudan. iç acıtan, ter kokan, küfürlü sevişmelerden doğma üç karışlık çocuklar ağlıyor rüyamda. fransız bir kadından olma kürtçe konuşan türkçe ağlayan bebeklerim.. enlemini boylamını veremediğim düşüncelerim.. sessiz olmalısın.. kelimelerimi kaçıracaksın.. o…pu çocuklarımı uyandıracaksın.. beyaz bir karanlıktayım.. bordo takım elbiselerimi giydim.. hemen iki mezar arkanda sağdayım.. acına susadım. bir yudum acı çekmen için, tüm sevdiklerini öldürebilirim. katletme duyumu senle bileyledim ben. kendimi her an bir katile devşirebilirim..
ojeli gözlerin, bakımlı dudakların, geniş kalçaların.. öksürdükçe içime akıyor acın.. kan geliyor kasıklarımdan.. göğüslerim acıyor. ıslak köpek gibi kokuyor uzuvlarım.. dişlerimle tutup bebeklerimi, enselerinden kaldırıp hayata astım.. kurusun diye p.çlerim.. içlerini doldurabilirim belki diye..
asılı kaldığı yerde kuruyor işte hayat.. rutubetin kemiğe oturduğu yerde başlıyor romatizmalarımın romantik ağrısı.. Nazım’ın siyatiği neyse, benim de romatizmam o’dur.. yağmur bastonumdur benim.. doğu karadenizlim, gül yanaklım sen bilmezsin: nem çekiyor beni.. derim demleniyor terimin altında.. ağrıyor bacaklarım. terk etti beni ağrı kesicim.. demirlediğin sahilde, fenerin altındayım.. elimde oltam, bacağımda romatizmam.. sen kelimelerimin ucundaki solucansın.. harf harf bekliyorum seni.. gürültü yapma..
bordo takımlarım, kahverengi çizmem.. beyaz atkımı sardım göğsüme, ten rengi şapkam duruyor ağaran saçlarımın üzerinde.. elimdeki fahişeden yine bir düzine çocuk peydahladım.. koyu kahve kokuyor tırnaklarım. yine psikopat yanımın üzerine uyumuşum, uyuşmuş adamlığım.. güneşe karşı duruyor perdelerim.. sıcağını emiyorlar duvarlarımın. ultra- mega viyole ışıkların altında, bir istavrit gibi çırpınıyorum oltanın ucunda.. beni denizime bıraksan da çok geç oldu, gidemem artık bu saatten sonra.. yokluğumdan okyanus ne kaybeder ki zaten? ha bir istavrit eksik- ha bir fazla?
kelimeler balık gibidir: yumurtalarını aklının en güvenli yerine bırakır.. gürültü yapma.. seni sevmemeye uğraşıyorum bu akşam yine.. kelimeler balık gibidir, ruhum akvaryum.. sen kalemimin ucundaki solucansın.. bir kelimeye bakıyor herşey.. bir gelse aklıma, iki solungacından tutup saracağım kağıda.. bordo takımımı giydim, elimde olta- bacaklarımda romatizma, bekliyorum işte. ha bir istavrit eksik- ha bir fazla? ne olur: gürültü yapma….
yorum yazabilirsiniz: