..Kullanıcı HatasI..
ıslak ve turuncu bir şehrin bacakları arasında, bir köprünün şarap şişesi kırıklı karanlığında büyüttüm, sizlerin küçülttüklerinizi.. ankaraya benziyordu biraz kadınlarım: yazları sıcak ve kurak/ kışları soğuk ve ıslak.. ağır aksak yaşlanıyordum, içimde bir istanbul terası manzarası.. bu yüzden hep kıskandı beni, çankaya’nın çam kokusu.. belki de biliyordu gideceğimi, belki de sırf o yüzden bağlanmıyordu bana sincan yokuşu.. o yıllarda kaderim, hayal kırıklarımın geri dönüşüm kutusuydu..
kar yağar yatağımın orta yerine.. ıslak ve nem kokulu bir yastık, çarşafsız yaylı bir döşek, paslanmış demir yatak başının soğuk turuncumtırak grisi sarılır bedenimin yorgun sırtına.. kırık parkelerinde odamın, sallanır durur hayalet gölgeleri.. her duvarında hayatın, terk etmek için didindiğim bir sapıklığımın, kanlı iç geçmeleri yaşar. eskitilmiş kot kumaşı gibi, taşlanmış ve düşük belli bir hayat daha da yakışıyor bedenime bu sıralar.. kızlar yara izini sever derler.. doğrudur.. ama iyileşmiş olanlarını.. taşlanmış hayatımın şakaklarında, kızların öpmesi için ayırdığım bir kaç jilet izi kaldı.. henüz ergen yaşlılığımda, ruj lekeleri için büyütmüştüm onları..
karanlık, kendi aydınlığını içinde taşır.. görmen gerektiği kadarını gösterir sana.. gün ışığı gibi ele vermez adamı, ay kokusu.. uykusuz sabahlar, mecbur kalır sigaranın boğaz yakan dumanına.. yalnızlığınla sevişmeye başlarsın, ısınmak için kendine sarıldığında.. her yanın ısınır da, bir tek ayaklarını ısıtamazsın.. ıslak çoraplarınla gecenin ortasında, köpekler gibi kendi salyanla kendini doyurursun.. ısınmak için bir kaç bilek hareketi, kurumuş dudaklar, alnında buzluktan çıkma sarkıtlar.. tinerci ruhum, hayalinde gördüğü tüm fahişelerle tek tek yatar..
beni uyuşturun.. sevdiğim kadınlar tükürsün sağ elimin derin çukuruna.. otuzlu yaşında bir adam, kendi kendini dövüyor ruhunun kavgasında.. kendinden dayak yemenin dayanılmaz hafifliği sarar şizofren yaralarımı.. psikopat gibi kanar bileklerim, dişlerim etime battığında.. kaçınız bilir kendi bacak arasının tadını? dudaklarında bir erkeğin, içindeki kadınlığın ekşimiş ıslaklığı.. dilimin ucunda bir isim şimdi, aklımdaki fransız karının sütyen kopçası.. bir istanbul sabahı.. yine erekte oluyor hatıralarım.. beni çarşafsız yatağıma, ıslak çoraplarımla bırakın.. sevdiğim kadınlar tükürsün sağ elimin derin çukuruna.. bana biraz normal olan beni anlatın..
üç katlı bir evin ikinci katındayım.. gözlük camlarımı çerçeveliyor yalnızlığım.. odanın ortasında yalnız kalmamak için bir ateş yaktım.. sağ olsun hemen çıkıp geldi gölgelerim.. kaşıkta bir şey pişirdim damarlarım için.. birazdan oluk oluk altın akacak kanımda.. sonrasını bilmiyorum.. beni iade almalı tanrı.. garanti sürem dolmadan karar vermeli: üretici mi yoksa kullanıcı mı hatalı?
kaderim, hayal kırıklarımın geri dönüşüm kutusuydu..
Eşsiz , benzersiz yazılar yüreğine sağlık