..Ona KadaR..
karın üzeri uzandım karın üzerine.. ona kadar saydım içimden.. ben, sen, o.. ne de çabuk varıyordum içimizin üçüncü kişiliğine.. şahıs eklerinin üzerimizden sarkan soğukluğu; yabancılığımızın ve yabaniliğimizin meşrulaştırılmış sorunuydu… ne penceresi vardı ne de tavanı yatak odamızın.. hem herkese kapalıydı çarşafımız, hem herkese açık.. ağlamakla inlemek arasında gidip geldiğimiz saatlerde, bizi duymalıydı birileri..
uzaklar hep güzel kokar.. saç kesimleri hep aynıdır uzağımdaki kadınların.. hepsi değişir sıcağımdan sonra.. soğukluk kimisine yakışır, kimisini kışkırtır varlığıma.. yedi farklı dile çevrildi sevişmelerim.. her dalda oskara aday oldu hayal fiziğim.. mekanik kavramlardan adım adım arındım.. kendime bizim için bir harikalar diyarı yarattım.. karın üzeri uzandım, karın üzerine.. bu gün senin için bir kez daha ağladım.. belki birazdan kar yağar.. belki yine nefret edersin soğuktan.. belki biraz daha kestirirsin saçını.. belki başka bir hayal sığar ağzına.. bilki kiminle yatsan, benimle uyanırsın… belki beni bir gün anlarsın…
“sen ruh hastasısın!” demiştin ya bana… değilim sevgilim, ama sadece birazcık ruhum hasta.. iyileşir belki diye bekliyorum.. sarıp sarmalıyorum ruhumu bedenimden arttırdıklarımla.. günde üç kez pansuman yapıyorum acılarıma.. kabuk bağlar mı dersin ruhumun saçlı derisi? düşer mi dersin içimin beyaz küresi? tıbbi atık gibi hissediyorum bazen kendimi.. hangi kadına dokunsam, dezenfekte edilmeli..
tek kişilik bir müzikalde/ çatı katında beyaz evimin; ruhumda uçuşuyor saçlarındaki notalar.. şimdi sustuğum her notada, sana ayırdığım bir -es var… ne zaman sussam, senin çaldığın bir nota nefesime konar.. her kadın her adama bir çocuk verebilir, her kadın sevişilebilir, her kadın yatağın bir köşesinde uyuyakalabilir.. ama sen…. doğurduğum şarkıların sol anahtarını çeviren sağcı kadın… senin yüzünden bu hayata otuzunda başladım….. ama sen… ruh hastalığımı tedavi etmek yerine, ruhunu benimle aşılayanım…. soyun… tavanımızı günahlarla kaplayalım…
yorum yazabilirsiniz: