<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kin &#38; Yas</title>
	<atom:link href="http://www.knys.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.knys.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 18:23:23 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>..Yardımcı OyuncU..</title>
		<link>http://www.knys.org/2012/05/yardimci-oyuncu/</link>
		<comments>http://www.knys.org/2012/05/yardimci-oyuncu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 18:23:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KinyaS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorizesiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.knys.org/?p=2121</guid>
		<description><![CDATA[içinde sen olan irili ufaklı otel odalarından geçtim.. ruhumu bedenime bağlayan tüp geçitin altında bekledim hep seni.. iç içe geçmiş köylerde, ters düz olmuş dağların pileli mini eteklerinin altında serinledim.. iki dudağımın arasına bir parça ıslık sıkıştırıp kedi gibi hep ismini mırıldadım.. küçük bir şehrim vardı benim, tek meydanına senin ismini verdiğim.. şimdi limon aromalı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>içinde sen olan irili ufaklı otel odalarından geçtim.. ruhumu bedenime bağlayan tüp geçitin altında bekledim hep seni.. iç içe geçmiş köylerde, ters düz olmuş dağların pileli mini eteklerinin altında serinledim.. iki dudağımın arasına bir parça ıslık sıkıştırıp kedi gibi hep ismini mırıldadım.. küçük bir şehrim vardı benim, tek meydanına senin ismini verdiğim.. şimdi limon aromalı bir kaldırımda, bira kokan bir akşam üstü serinliğinde, atletinin altında göğüs ucunun kenarındayım.. teoman dinliyorum.. belki de bu yüzden yarı sarhoş yarı anlaşılmazım..</p>
<p>iki kişilik bir oyunda, en iyi yardımcı oyuncu olmanın dayanılmaz hezimeti işliyor insanın geçmişine, başarısızlık adı altında.. yine de gördüğüm en iyi sahneydi, senin içinde çoğalabilme ihtimali.. öyle güzel yazılmıştı ki senaryo, hayalini gerçeğinden ayırt edebilmek imkansız gibiydi.. dudakların vardı.. nefesin vardı.. kokun vardı.. bir kaç tel saçın.. tokan.. sesin.. şeklin.. şemalin.. cemalin.. bir de imkansız sevgin.. ne güzel bir oyundu.. bir yatakta saklambaç oynamak.. sırtına kapatıp yüzümü, otuzbire kadar saymak içimden ve hep çarşafta sobelemek seni..</p>
<p>bir yolculuğa çıksak seninle.. doğduğumuz şehirlere götürsek bir birimizi..deprem görmemiş güzel ilçeler yüklesek taşınabilir belleğimize.. format atsak beynimize, yeniden yüklesek aşkı tenimize.. aldatılmaya karşı korusak bir birimizi.. güncellesek sevdiğimiz şehirleri.. istanbulu mesela.. tarayıp silsek tüm virüslerini.. eskisi gibi hızlı çalışır mı o zaman trafiği?</p>
<p>nerde kalmıştım? hatırladım, hala bacak arandayım.. en iyi yardımcı oyuncu olarak kırmızı çarşafta poz veriyorum hayranlarıma.. Kan film festivalinde ülkeme, bedenime ve kasıklarıma armağan ediyorum aldığım bu ödülü.. ve beni hiç bir zaman yalnız bırakmayan tüm harf ve kelimelere.. çekimler sırasında hep yanımızda olan kadehlere, rakıya ve şaraba.. tüm gürültüye rağmen bizi hep destekleyen alt komşumuza.. tüm set ekibine.. yatağa.. yorgana.. yastığa.. ve tabi ki sevgili r(y)ol arkadaşıma..</p>
<p>yarın yine yağmur yağacakmış ankaraya.. yine güneşli olacakmış istanbul.. yine erken kalkacakmışım..yine geç yatacakmışım.. bekleyecekmişim yine.. yine kan girecekmiş tırnağımla parmağımın arasına.. yüzlerce eski &#8221;yine&#8221;m var benim.. senin binlerce yeni &#8220;yine&#8221;lerine karşılık.. aynı sette, aynı ışık ekibi, aynı kameranla bekliyoruz seni.. oskarlık bir sevişme sahnesi olasılığı heyecanlandırıyor hepimizi.. makyajını tazele ve gel yine.. ışıklar,gölgelerde bekliyor ikimizi..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.knys.org/2012/05/yardimci-oyuncu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>..SarelleN..</title>
		<link>http://www.knys.org/2012/05/sarellen/</link>
		<comments>http://www.knys.org/2012/05/sarellen/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 May 2012 01:16:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KinyaS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorizesiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.knys.org/?p=2116</guid>
		<description><![CDATA[iliklerinin üzerinde adım adım yürüyorum.. düğmelerinden geçiriyorum bakışlarımı, sonra omurlarını alıp içime çekiyorum.. iç çekişlerin/ burkuluşların tel tel serilip aklımın kırsalına, ilmik ilmik dokuyorlar hafızamı.. &#8220;her aşkın izmariti kötü kokmaz&#8221; derdin; parmaklarımı avuçlayıp kokladığında.. &#8220;her aşkın dumanı kafa yapmaz&#8221; derdin ; ruhumu içime çekip nefesini tuttuğunda.. &#8220;başlamazsak, bitiremeyiz&#8221; derdin, her defasında bitirmek için başladığında..
kokusunu bildiğin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>iliklerinin üzerinde adım adım yürüyorum.. düğmelerinden geçiriyorum bakışlarımı, sonra omurlarını alıp içime çekiyorum.. iç çekişlerin/ burkuluşların tel tel serilip aklımın kırsalına, ilmik ilmik dokuyorlar hafızamı.. &#8220;her aşkın izmariti kötü kokmaz&#8221; derdin; parmaklarımı avuçlayıp kokladığında.. &#8220;her aşkın dumanı kafa yapmaz&#8221; derdin ; ruhumu içime çekip nefesini tuttuğunda.. &#8220;başlamazsak, bitiremeyiz&#8221; derdin, her defasında bitirmek için başladığında..</p>
<p>kokusunu bildiğin insanların, merak ettiğin tatları sulandırır bazen ağzını.. bazen tadını bildiğin insanların kokusu bulandırır mideni.. varlıklarıyla yokluklarını teraziye koyduğunda, mıknatıslı tarafa hep kendini koymak istersin, yanlızlığının artık onuruna dokunduğu zamanlarda.. kendine yetebilme yetisiyle didişir durursun, odanın camına yağmur harf harf vurduğunda.. &#8220;kimse vazgeçilemez değildir&#8221; derdin, senden vazgeçemiyorum diye ağladığımda.. henüz yeni ergen hallerimdeydim, vazgeçilmezin anlamını ruhuma yokluğunla kazıdığında..</p>
<p>senin iliksiz, omurgasız, kısa kollu halini seviyorum; esir almışken yastığını/ saçların ganimetim olmuşken.. göğüs uçlarında bir bebek gibi uyuyakalmak içindi belki de, soyunup yatağına girme isteğim.. sevdiğim renkleri söyleyip kulağına, simsiyaha boğduktan sonra içindeki/ dışındaki/ üzerindeki her şeyi; ten rengine ulaşana kadar gece, güneşi bekletmek içindi, çocuklarımı sırtında gezdirişim..</p>
<p>kaşık kaşık yediğin sarellenin, dudak kenarına bulaşmış kısmı gibiydi aşkının içime saklanmış hali.. dudaklarına kim baksa, beni görüyordu aslında.. sen ısrarla görmedim desen de, ne zaman uyansan beni arıyordun buzdolabındaki kahvaltılık aşklarının içinde.. &#8220;her aşkın izmariti kötü kokmaz&#8221; / &#8220;her aşkın dumanı kafa yapmaz&#8221; derdin.. oysa ki sevgilim, sen zararlı diye sigara bile içmezdin..</p>
<p style="text-align: center;">gel..</p>
<p style="text-align: center;">siyah koktu yine gece..</p>
<p style="text-align: center;">hadi uzan yanıma..</p>
<p style="text-align: center;">ayakta durmak yakışmıyor ikimize..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.knys.org/2012/05/sarellen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>..Kedinin Faresİ..</title>
		<link>http://www.knys.org/2012/04/kedinin-faresi/</link>
		<comments>http://www.knys.org/2012/04/kedinin-faresi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2012 22:52:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KinyaS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorizesiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.knys.org/?p=2111</guid>
		<description><![CDATA[yazmak içindi herşey.. yaşamakatan daha gerçekçiydi çünkü harf harf sana dokunmak.. sevişmek seninle cümle başlarında, yaslayıp seni paragraf aralarına arkana geçip tüm noktalama işaretleri boyunca işaretlemek ismini oluşturan harfleri.. belki bir soluk, belki bir kelime, belki bir düş içinde ıslanmak için beraber.. yazmak içindi herşey.. okuyanı büyülemek, yazılanı eskitmek için.. dış dünyaya kapatıp kapılarımızı, iç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>yazmak içindi herşey.. yaşamakatan daha gerçekçiydi çünkü harf harf sana dokunmak.. sevişmek seninle cümle başlarında, yaslayıp seni paragraf aralarına arkana geçip tüm noktalama işaretleri boyunca işaretlemek ismini oluşturan harfleri.. belki bir soluk, belki bir kelime, belki bir düş içinde ıslanmak için beraber.. yazmak içindi herşey.. okuyanı büyülemek, yazılanı eskitmek için.. dış dünyaya kapatıp kapılarımızı, iç dünyamıza açılmak içindi sessizliğimiz.. sana bir kedi lazımdı, bana bir fare.. bir kapanda buluşmak üzere ayrıldığımızda, ağzımız peynir kokuyordu ikimizinde..</p>
<p>şarap içinde savrulurken, rakı içinde uyandığım oluyor bazen.. sessiz harfler seçiyorum 35&#8242;lik cümlelerin içinden.. sesli geçmiş zamanda eğlendiriyorum içinde sen geçen ekleri.. hiç önünden geçmediğim şehirlerin içinden geçiyorum yazarken.. hiç söylemediğim sözleri söylüyorum sana.. bazen hissetmediklerimi.. bazen örselediklerimi.. içinde sen olan herşeyi tütsülüyorum midemde.. kusmamak için dirensemde, hıçkırıyorum bazen işte..</p>
<p>hayalin ucu gerçeğe dokunur mu dersin? yazılan öyküler suya dökülür mü? şemsiye barışır mı yağmurla? asfalt darılır mı tuz topağına? kedinin çocuğu olur mu fareden? peynir kokusu çağırır mı şarabı bardağa? içimden geçenler, maskelerini çıkartıp teslim olurlar mı bir gün hayata? kendimi kurban ettiğim yazılar, yazmak için yaşamaktan vazgeçtiklerim, yaşarken yazdıklarım, yazarken yaşadıklarım.. sarılıp yastığıma uyumak içindi hepsi.. başımı yastığa huzurla koymak için..  selam olsun tüm sessiz harflere.. otuzuncu harfi arıyorum, yirmidokuz kişilik alfabede..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.knys.org/2012/04/kedinin-faresi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>..Nehrin ÇocuklarI..</title>
		<link>http://www.knys.org/2012/03/nehrin-cocuklari/</link>
		<comments>http://www.knys.org/2012/03/nehrin-cocuklari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Mar 2012 00:00:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KinyaS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorizesiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.knys.org/?p=2103</guid>
		<description><![CDATA[müstesna olduğu kadar müstehcen bir kaç kelime sıkıştığı zaman dudaklarımın arasına; kalbim iki büklüm oluyor ağırlığının altında.. ya göğüs kafesimdesin ya aklımda ya sağ elimin avucunda.. beynimin orta yerinde çamur içinde dolanıyor ayakların tozumun suyuna karıştığı, talaş dolu düşüncelerimin arasında.. hep açık bırakılan kapıların arkasında kaldı dünyam.. bana bir iyilik yap; girerken de çıkarken de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>müstesna olduğu kadar müstehcen bir kaç kelime sıkıştığı zaman dudaklarımın arasına; kalbim iki büklüm oluyor ağırlığının altında.. ya göğüs kafesimdesin ya aklımda ya sağ elimin avucunda.. beynimin orta yerinde çamur içinde dolanıyor ayakların tozumun suyuna karıştığı, talaş dolu düşüncelerimin arasında.. hep açık bırakılan kapıların arkasında kaldı dünyam.. bana bir iyilik yap; girerken de çıkarken de kapat önüme bırakacağın kapıları..  sen zahmet etme, ben örterim ışığı..</p>
<p>aynı kelimelerin tutanak tutanak resmileştirildiği bir devirde, karşılaşabileceğin en gayr-i meşru çocuğu yerleştirmek istiyorum rahmine.. şarap lekeli bir kıravatı sıkıştırıp ruj lekeli bir yakaya; lekelemek istiyorum seni; içimin yaramaz çocuklarıyla.. plezentasında hayatın, organlarım sarmalanmalı kan uyuşmazlığınla.. seni terk etmem için yalvarmalısın bana.. artık kabullenmelisin: emdiğim her damla burnumdan gelene kadar, dibinde uyuyacağım daha..</p>
<p>duyduğum en büyük küfürü bana tanrı etti.. kalem traş etmekle geçirdim hayatımın kırsal kesimini.. sevmeyi öğrendiğimde, küçük iskender kadar küfürbaz, murathan mungan kadar oyunbaz, en az senin kadar yobaz kaldım dünyaya.. ilk rakıyı içtiğim gün, nefret ettim diğer bütün içkilerden.. seni tanıdığım güne denk gelir, diğer bütün kadınlara olan nefretim.. tanrıdan kaçmak için çok uğraştım.. ben cami avlusuna bırakılıp, rahibin bulduğu çocuklardanım..</p>
<p>şimdi bir nehir boyu sevişsek seninle.. bir nehir yatağında açılsak bir denizin havzasına.. masmavi koksa göğüslerin, bembeyaz köpüren ruhunun oltasında.. yine nefret eder miydim dersin kendimden? tanrının bana bahşettiği her şeyden? yoksa sevebilir miyim dersin kendimi? siyah beyaz resmim, tanrının bana çizdiği çerçevede pis pis gülümserken.. şimdi bir nehir boyu sevişssek seninle.. bir kez olsun, sonrasında ne olacağımızı düşünmeden..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.knys.org/2012/03/nehrin-cocuklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>..HayaliM..</title>
		<link>http://www.knys.org/2012/02/hayalim/</link>
		<comments>http://www.knys.org/2012/02/hayalim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Feb 2012 00:19:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KinyaS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorizesiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.knys.org/?p=2099</guid>
		<description><![CDATA[yol güzergahı üzerinde, söz diyarları birikir.. geçtiğin insanlar, birer yol çizgisi gibi şeritler halinde kulvarlaşıp gruplaşırlar ardında.. emek verdiğin her öğe, ince bir çizgiyle işlenir, yüzünün üzerindeki her hangi bir yere.. kırlaşıp- kırışmak arasında gidip gelirsin yaşlanmak dedikleri süreç içerisinde.. hep bir başka güne kalır yaşlılığın.. hep bir kaç gün öncededir gençliğin.. sen zamanın girdabında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><em>yol güzergahı üzerinde, söz diyarları birikir.. geçtiğin insanlar, birer yol çizgisi gibi şeritler halinde kulvarlaşıp gruplaşırlar ardında.. emek verdiğin her öğe, ince bir çizgiyle işlenir, yüzünün üzerindeki her hangi bir yere.. kırlaşıp- kırışmak arasında gidip gelirsin yaşlanmak dedikleri süreç içerisinde.. hep bir başka güne kalır yaşlılığın.. hep bir kaç gün öncededir gençliğin.. sen zamanın girdabında debelenirken kendinle, kum saatinin orta yerinde sıkışıp kalmak istersin.. yaşamak sevdasının, kaderinle seni karşı karşıya getirdiği yerde..</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>ölmek istemiyorum hiç bir zaman.. ve hatta mümkünse kimse ölmesin.. yeni doğacak olanları tanımıyorum, doğmasa da olurlar o yüzden.. bir gün bir saat bir saniye bir tarih kesitinde aniden dursa dünya.. 26 şubat 2012 saat 16:27de kalsak mesela.. güneş olduğu yerde olduğu haliyle dursa.. saat kilitlense.. hep güneş dönecek değil ya etrafımızda; biz dönmeye başlasak onun etrafında.. batıya yürümeye başlasak.. insanların güneş etrafında dönmesiyle oluşsa mevsimler.. ayı görenler yaşasa gelgitleri.. uzak yarımkürede kalsa kış.. yakın gelecekte uyusak bir sahilde, kumdan kalelerin gölgesinde.. kendi nefesimizi doldursak deniz kokusuyla.. dursun işte.. yorulmuştur belki de zaman.. belki ezilmiştir eskittiği canların yokluğunun altında.. söylesenize bu fikrimi tanrıya&#8230; </em></p>
<p style="text-align: center;"><em>ağzımdan dökülür tükürüğüm, yavru bir kedinin ağzının ortasına.. parmağımı emer, patileri pantolonuma takılırken.. yüzü buruş buruş, tüyleri yumuş yumuş, öyle mutlu görünmeli kedicik; kucağımda izmirli bir akşam üstü serinliğinde mırıldanırken.. onun huzuru geçmeli difüzyonla kanıma.. onun kuyruğunda yaşayan minik bir bit olmayı isteyebilecek kadar küçülmeli içimin egoyla kaplı duvarları.. miyavvdan başka unutmalıyım, öğrendiğim tüm kelimeleri&#8230;</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>yol aldıkça, arkamda kalmalı güneş.. sırtım ısınmalı.. hep olduğum yaşta kalmalıyım.. tanıdığım herkes gibi.. babam mesela, daha fazla yaşlanmamalı.. yiğenim daha fazla büyümemeli.. olduğum hale kurban edebilmeliyim olacağım hali.. &#8220;pause&#8221; düğmesine basmalıyım yani.. belki biraz ileri geri oynarım, çizgiyi geçip geçmediğime emin olmak içn..belki de çoktan atmışımdır golü dünyaya.. belki de pozisyonun başında ofsayt vardır.. kim bilir.. belki de penaltı verir tanrı.. kaleye kim geçer acaba? ömrümün golünü kimin bacak arasından geçirmeliyim? </em></p>
<p style="text-align: center;"><em>kedi olabilmeyi hayal ederken, futbol maçında penaltı noktasında bulabiliyorum kendimi.. basit yol şeritlerini, verdiğim sözlere benzetip ortalayarak sürebiliyorum arabayı.. dünyanın pause düğmesine basıp, istediğim dakikaya alabiliyorum geleceğimi.. hayal gücümün kaslı kolları arasına alıp seni, oynayabiliyorum istediğim şekilde.. ve sen anlamıyorsun bunu nasıl yapabildiğimi.. oysa sadece gözlerimi kapatıyorum.. bazen bir kaç gün, bazen bir kaç mevsimliğine.. sanki varmışsın gibi.. sanki etimdeymiş etin gibi.. haksızlık mı dersin bu kendime? öyleyse bile; bu benim hayalim sevgilim.. kusura bakma ama, bundan sana ne?</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.knys.org/2012/02/hayalim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>..Karşı KaldırıM..</title>
		<link>http://www.knys.org/2012/02/karsi-kaldirim/</link>
		<comments>http://www.knys.org/2012/02/karsi-kaldirim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 02:51:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KinyaS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorizesiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.knys.org/?p=2074</guid>
		<description><![CDATA[çırılçıplak uzansam İstanbulun koyu gri kaldırım taşlarına..
göğsümden aksa yağmur,
kaldırım taşlarının arasındaki parmak uçlarıma..
sırtımda çamurdan kadınların izi çıksa..
benden geçen her damla,
dökülse mazgalın paslanmış demirinden diğer insanların kanalizasyonuna..
belki yosun tutar kalçamda tırnak izlerin..
belki pislik içinde kendimi biraz olsun temiz hissederim..
söylesene bana
düşündüğüm kadar kirlenmiş midir sence benliğim..
&#8230;
koşsam sonra..
çırıl ayak,
yalın başla
Kilyosta kumların altında..
ıslak sigara izmaritlerinden bir kolye yapıp assam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>çırılçıplak uzansam İstanbulun koyu gri kaldırım taşlarına..</p>
<p>göğsümden aksa yağmur,</p>
<p>kaldırım taşlarının arasındaki parmak uçlarıma..</p>
<p>sırtımda çamurdan kadınların izi çıksa..</p>
<p>benden geçen her damla,</p>
<p>dökülse mazgalın paslanmış demirinden diğer insanların kanalizasyonuna..</p>
<p>belki yosun tutar kalçamda tırnak izlerin..</p>
<p>belki pislik içinde kendimi biraz olsun temiz hissederim..</p>
<p>söylesene bana</p>
<p>düşündüğüm kadar kirlenmiş midir sence benliğim..</p>
<p style="text-align: left;">&#8230;</p>
<p>koşsam sonra..</p>
<p>çırıl ayak,</p>
<p>yalın başla</p>
<p>Kilyosta kumların altında..</p>
<p>ıslak sigara izmaritlerinden bir kolye yapıp assam ağzımın kenarına..</p>
<p>pırlantadan daha kıymetli olurdu</p>
<p>ya da elmastan belki;</p>
<p>senin dudağına deymiş olan bir izmaritin bordo rujlu ince beyaz filtresi..</p>
<p>istanbul herkese soyunur</p>
<p>ama kimseye vermez derler,</p>
<p>ne de olsa</p>
<p>dünyanın en orospu şehri&#8230;</p>
<p>&#8230;</p>
<p>yorulsam sonra..</p>
<p>sarıyerimsi bir sahilde,</p>
<p>istinyemtırak bir inci bulsam;</p>
<p>kendimi sakladığım midyelerin içinde..</p>
<p>şarap ertesi sabahların,</p>
<p>ağrılı başlarından bir tane ayırsam sana,</p>
<p>senin için öldürdüğüm adamlarımdan birinde..</p>
<p>ağrı kesicili bir hapın,</p>
<p>mide ağrıtan yanıyım..</p>
<p>beni susuz ya da şarapsız;</p>
<p>ölü ya da diri içsene..</p>
<p>&#8230;</p>
<p>çırılçıplak uzansam istanbulun koyu gri kaldırım taşlarına..</p>
<p>yağmur yağarken üstelik,</p>
<p>üstelik başım aklımdayken henüz..</p>
<p>koşsam sonra çırıl ayak Kilyosta bir sahil hücresinde..</p>
<p>saklansam veya bir midyenin kabuğuna..</p>
<p>yatar mıydın yine de benimle?</p>
<p>tek tek çözer miydin şifrelerimi yine?</p>
<p>erkenden sarılır mıydın yatağın bensiz köşesine?</p>
<p>istanbulu soyar mıyız dersin birlikte?</p>
<p>kendini kirlenmiş hissediyor musun yatağımın karşı kaldırımında?</p>
<p>söylesene&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.knys.org/2012/02/karsi-kaldirim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>..Ona KadaR..</title>
		<link>http://www.knys.org/2012/02/ona-kadar/</link>
		<comments>http://www.knys.org/2012/02/ona-kadar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Feb 2012 00:43:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KinyaS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorizesiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.knys.org/?p=2067</guid>
		<description><![CDATA[karın üzeri uzandım karın üzerine.. ona kadar saydım içimden.. ben, sen, o.. ne de çabuk varıyordum içimizin üçüncü kişiliğine.. şahıs eklerinin üzerimizden sarkan soğukluğu; yabancılığımızın ve yabaniliğimizin meşrulaştırılmış sorunuydu&#8230; ne penceresi vardı ne de tavanı yatak odamızın.. hem herkese kapalıydı çarşafımız, hem herkese açık..  ağlamakla inlemek arasında gidip geldiğimiz saatlerde, bizi duymalıydı birileri.. 


uzaklar hep [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><em>karın üzeri uzandım karın üzerine.. ona kadar saydım içimden.. ben, sen, o.. ne de çabuk varıyordum içimizin üçüncü kişiliğine.. şahıs eklerinin üzerimizden sarkan soğukluğu; yabancılığımızın ve yabaniliğimizin meşrulaştırılmış sorunuydu&#8230; ne penceresi vardı ne de tavanı yatak odamızın.. hem herkese kapalıydı çarşafımız, hem herkese açık..  ağlamakla inlemek arasında gidip geldiğimiz saatlerde, bizi duymalıydı birileri.. </em></p>
<p style="text-align: center;"><em><br />
</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>uzaklar hep güzel kokar.. saç kesimleri hep aynıdır uzağımdaki kadınların.. hepsi değişir sıcağımdan sonra.. soğukluk kimisine yakışır, kimisini kışkırtır varlığıma.. yedi farklı dile çevrildi sevişmelerim.. her dalda oskara aday oldu hayal fiziğim.. mekanik kavramlardan adım adım arındım.. kendime bizim için bir harikalar diyarı yarattım.. karın üzeri uzandım, karın üzerine.. bu gün senin için bir kez daha ağladım.. belki birazdan kar yağar.. belki yine nefret edersin soğuktan.. belki biraz daha kestirirsin saçını.. belki başka bir hayal sığar ağzına.. bilki kiminle yatsan, benimle uyanırsın&#8230; belki beni bir gün anlarsın&#8230;</em></p>
<p style="text-align: center;"><em><br />
</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>&#8220;sen ruh hastasısın!&#8221; demiştin ya bana&#8230; değilim sevgilim, ama sadece birazcık ruhum hasta.. iyileşir belki diye bekliyorum.. sarıp sarmalıyorum ruhumu bedenimden arttırdıklarımla.. günde üç kez pansuman yapıyorum acılarıma.. kabuk bağlar mı dersin ruhumun saçlı derisi? düşer mi dersin içimin beyaz küresi? tıbbi atık gibi hissediyorum bazen kendimi.. hangi kadına dokunsam, dezenfekte edilmeli.. </em></p>
<p style="text-align: center;"><em><br />
</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>tek kişilik bir müzikalde/ çatı katında beyaz evimin; ruhumda uçuşuyor saçlarındaki notalar.. şimdi sustuğum her notada, sana ayırdığım bir -es var&#8230; ne zaman sussam, senin çaldığın bir nota nefesime konar.. her kadın her adama bir çocuk verebilir, her kadın sevişilebilir, her kadın yatağın bir köşesinde uyuyakalabilir.. ama sen&#8230;. doğurduğum şarkıların sol anahtarını çeviren sağcı kadın&#8230; senin yüzünden bu hayata otuzunda başladım&#8230;.. ama sen&#8230; ruh hastalığımı tedavi etmek yerine, ruhunu benimle aşılayanım&#8230;. soyun&#8230; tavanımızı günahlarla kaplayalım&#8230; </em></p>
<p style="text-align: center;"><em><br />
</em></p>
<p style="text-align: center;"><em><br />
</em></p>
<p style="text-align: center;"><em><br />
</em></p>
<p style="text-align: center;"><em> </em></p>
<p style="text-align: center;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.knys.org/2012/02/ona-kadar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>..Kullanıcı HatasI..</title>
		<link>http://www.knys.org/2012/02/kullanici-hatasi/</link>
		<comments>http://www.knys.org/2012/02/kullanici-hatasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 05:40:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KinyaS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorizesiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.knys.org/?p=2060</guid>
		<description><![CDATA[ıslak ve turuncu bir şehrin bacakları arasında, bir köprünün şarap şişesi kırıklı karanlığında büyüttüm, sizlerin küçülttüklerinizi.. ankaraya benziyordu biraz kadınlarım: yazları sıcak ve kurak/ kışları soğuk ve ıslak.. ağır aksak yaşlanıyordum, içimde bir istanbul terası manzarası.. bu yüzden hep kıskandı beni, çankaya&#8217;nın çam kokusu.. belki de biliyordu gideceğimi, belki de sırf o yüzden bağlanmıyordu bana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><em>ıslak ve turuncu bir şehrin bacakları arasında, bir köprünün şarap şişesi kırıklı karanlığında büyüttüm, sizlerin küçülttüklerinizi.. ankaraya benziyordu biraz kadınlarım: yazları sıcak ve kurak/ kışları soğuk ve ıslak.. ağır aksak yaşlanıyordum, içimde bir istanbul terası manzarası.. bu yüzden hep kıskandı beni, çankaya&#8217;nın çam kokusu.. belki de biliyordu gideceğimi, belki de sırf o yüzden bağlanmıyordu bana sincan yokuşu.. o yıllarda kaderim, hayal kırıklarımın geri dönüşüm kutusuydu..</em></p>
<p style="text-align: center;"><em> </em> </p>
<p style="text-align: center;"><em>kar yağar yatağımın orta yerine.. ıslak ve nem kokulu bir yastık, çarşafsız yaylı bir döşek, paslanmış demir yatak başının soğuk turuncumtırak grisi sarılır bedenimin yorgun sırtına.. kırık parkelerinde odamın, sallanır durur hayalet gölgeleri.. her duvarında hayatın, terk etmek için didindiğim bir sapıklığımın, kanlı iç geçmeleri yaşar. eskitilmiş kot kumaşı gibi, taşlanmış ve düşük belli bir hayat daha da yakışıyor bedenime bu sıralar.. kızlar yara izini sever derler.. doğrudur.. ama iyileşmiş olanlarını.. taşlanmış hayatımın şakaklarında, kızların öpmesi için ayırdığım bir kaç jilet izi kaldı.. henüz ergen yaşlılığımda, ruj lekeleri için büyütmüştüm onları..</em></p>
<p style="text-align: center;"><em> </em></p>
<p style="text-align: center;"><em>karanlık, kendi aydınlığını içinde taşır.. görmen gerektiği kadarını gösterir sana.. gün ışığı gibi ele vermez adamı, ay kokusu.. uykusuz sabahlar, mecbur kalır sigaranın boğaz yakan dumanına.. yalnızlığınla sevişmeye başlarsın, ısınmak için kendine sarıldığında.. her yanın ısınır da, bir tek ayaklarını ısıtamazsın.. ıslak çoraplarınla gecenin ortasında, köpekler gibi kendi salyanla kendini doyurursun.. ısınmak için bir kaç bilek hareketi, kurumuş dudaklar, alnında buzluktan çıkma sarkıtlar.. tinerci ruhum, hayalinde gördüğü tüm fahişelerle tek tek yatar..</em></p>
<p style="text-align: center;"><em> </em></p>
<p style="text-align: center;"><em>beni uyuşturun.. sevdiğim kadınlar tükürsün sağ elimin derin çukuruna.. otuzlu yaşında bir adam, kendi kendini dövüyor ruhunun kavgasında.. kendinden dayak yemenin dayanılmaz hafifliği sarar şizofren yaralarımı.. psikopat gibi kanar bileklerim, dişlerim etime battığında.. kaçınız bilir kendi bacak arasının tadını? dudaklarında bir erkeğin, içindeki kadınlığın ekşimiş ıslaklığı.. dilimin ucunda bir isim şimdi, aklımdaki fransız karının sütyen kopçası.. bir istanbul sabahı.. yine erekte oluyor hatıralarım.. beni çarşafsız yatağıma, ıslak çoraplarımla bırakın.. sevdiğim kadınlar tükürsün sağ elimin derin çukuruna.. bana biraz normal olan beni anlatın..</em></p>
<p style="text-align: center;"><em> </em></p>
<p style="text-align: center;"><em>üç katlı bir evin ikinci katındayım.. gözlük camlarımı çerçeveliyor yalnızlığım.. odanın ortasında yalnız kalmamak için bir ateş yaktım.. sağ olsun hemen çıkıp geldi gölgelerim.. kaşıkta bir şey pişirdim damarlarım için.. birazdan oluk oluk altın akacak kanımda.. sonrasını bilmiyorum.. beni iade almalı tanrı.. garanti sürem dolmadan karar vermeli: üretici mi yoksa kullanıcı mı hatalı?</em></p>
<p style="text-align: center;"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.knys.org/2012/02/kullanici-hatasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>..Kanser KokusU..</title>
		<link>http://www.knys.org/2012/02/kanser-kokusu/</link>
		<comments>http://www.knys.org/2012/02/kanser-kokusu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Feb 2012 00:00:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KinyaS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorizesiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.knys.org/?p=2054</guid>
		<description><![CDATA[her hastalık kokar.. her kirli ruh, mutlaka sarkar temiz bedeninin üzerine.. notalara bir yerinden dokunur hastalıklı hücreler.. ve hastalık içeri girer girmez,  kokusu kulaklarınıza fısıldar rahatsızlığını.. duymasını biliyorsanız, mutlaka görürsünüz karşınızdaki bedenin hastalıklı ruhunu.. size kendini ağrılı yanlarıyla tanıtır.. harf harf dokunur steteskopun diyaframına.. kulağınızda bir hastalık, gözlerinizde bir ruh, burnunuzda bir kokuyla baş başa kalırsınız genel cerrahi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>her hastalık kokar.. her kirli ruh, mutlaka sarkar temiz bedeninin üzerine.. notalara bir yerinden dokunur hastalıklı hücreler.. ve hastalık içeri girer girmez,  kokusu kulaklarınıza fısıldar rahatsızlığını.. duymasını biliyorsanız, mutlaka görürsünüz karşınızdaki bedenin hastalıklı ruhunu.. size kendini ağrılı yanlarıyla tanıtır.. harf harf dokunur steteskopun diyaframına.. kulağınızda bir hastalık, gözlerinizde bir ruh, burnunuzda bir kokuyla baş başa kalırsınız genel cerrahi muaynehane odasında&#8230;</p>
<p>sapsarı bir akasya gibidir mesela, pankreas kanseri.. uzun uzun yeşil yeşil röfle verir gözbebeklerinize karşınızdayken.. kan göllenir gözlerinde.. size öyle bakar ki, sanki ruhu acıyordur, sorduğunuzda sadece kaşıntıdır yaşlı bedeninin şikayeti.. beli ağrıyorsa, çoktan geçmiştir ruhuna bedeninin kaderi.. siz onu tanımazsınız, o kendini size tanıtır.. karşınızda sapsarı akasya kokusu ve pankreas kanseri&#8230;</p>
<p>eli memesinde gelir, teyzesi meme kanserinden ölmüş olan hastanın kendisi.. öyle ürkektir ki; utanır soyunduğunda.. &#8220;her şeyimi çıkartacak mıyım?&#8221; diye sorar mutlaka, evet diyeceğinizi bildiği halde.. &#8220;uzun zamandır elime geliyordu ama önemsemedim&#8221; diyecektir bir çoğu.. çünkü bilir teyzesinin memesinin alındığını.. aslında önemsiyordur da, aldırmazlığın da güzeli vardır mutlaka hatırında.. göz bebekleri titrer.. emziremediği çocukları gelir aklına.. hepsini alacak mısınız diye sorar, kocası odadan çıktığında&#8230;.. kıpkırmızı bir karanfil gibi kokar meme kanseri.. ameliyat masasında uyuduğunda&#8230;</p>
<p>kurşun girisidir kolon kanseri.. &#8220;sol yanım&#8221; der, ağrıyordu ara ara.. bir kaç kez kan görmüştür mutlaka klozeti çekmek için kalktığında.. bir kaç kez ilaç kullanmıştır, ama geçmemiştir şikayeti, ilk gören doktorun yazdığı reçeteyle.. &#8220;zayıfladım&#8221; der.. halsizim son zamanlar.. &#8220;hepsini çıkartacak mıyım?&#8221; diye sorar, evet diyeceğinizi bile bile.. canı acır muayne ettiğinizde ama utanır bağıramaz eğer erkek ise&#8230;. beyaz bir orkide gibidir kolon kanseri.. dokunduğunuzda yaprakları dökülür, dokunmadığınızda solar&#8230;</p>
<p>ve bir kardelen gibidir ruh kanseri.. aşk içinde çıkar karşınıza.. aşk, ruhun kanseridir çünkü.. elleri titrer, gözleri parlar, kalbi güvercin yüreği gibi avcunuzda çarpar.. gözlerinize baktığında mutlaka kaçar bebekleri gözlerinizden, dişil bir doğurganlık hissi mutlaka bacak arasına kanar.. ser verir, sır vermez eğer kadın ise; siz merhaba demeden döker kalbindekileri eğer erkek ise.. her hastalık kokar.. her kirli ruh, mutlaka sarkar temiz bedeninin üzerine.. aşk, kardelen çiçeğidir.. sadece doruklarda, sadece kar altında çiçek açar.. aşkın kokusudur kardelen.. düşünsenize; akasya kokusunu, karanfili, orkideyi&#8230; hemen sızlar burnunuz.. peki, kaçınız bilir kardelen kokusunu? işte karşınızda ruhunuzun kanseri: kardelen çiçeği.. herkes bilir kardeleni.. ama kaç kişi görüp, koklayabilmiştir ki? ey aşk! ruhumun, sevgili kanseri&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.knys.org/2012/02/kanser-kokusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>..SiyaH..</title>
		<link>http://www.knys.org/2012/02/siyah/</link>
		<comments>http://www.knys.org/2012/02/siyah/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 23:45:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KinyaS</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorizesiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.knys.org/?p=2040</guid>
		<description><![CDATA[gökkuşağından kovdular beni.. beyazın dağılımında malesef yokmuş yerim.. yağmurun damlasına, rüzgarın sesine, karın parıltısına uymazmış mevcudiyetim.. ben hiç bir sadeliğe sığmazmışım.. ayıplanmış, yasaklanmışım tüm güneş ülkelerinde.. her yerde günaha oturtulmuş adım&#8230;
benim adım siyah.. gökkuşağından kovdular beni.. ve sakladılar kadınların bacak aralarına.. şeytan, gölgelerde buldu ismimi.. tanrıdan arındırılmış bölge olarak ilan etti beni saflarına.. önce tel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">gökkuşağından kovdular beni.. beyazın dağılımında malesef yokmuş yerim.. yağmurun damlasına, rüzgarın sesine, karın parıltısına uymazmış mevcudiyetim.. ben hiç bir sadeliğe sığmazmışım.. ayıplanmış, yasaklanmışım tüm güneş ülkelerinde.. her yerde günaha oturtulmuş adım&#8230;</p>
<p style="text-align: center;">benim adım siyah.. gökkuşağından kovdular beni.. ve sakladılar kadınların bacak aralarına.. şeytan, gölgelerde buldu ismimi.. tanrıdan arındırılmış bölge olarak ilan etti beni saflarına.. önce tel tel okşadı soğumu.. üfledi aleviyle küllerini sırtıma sonra.. dövmeledi ruhumu..</p>
<p style="text-align: center;">karanlıkların adaşıyım.. beyazı sevmem, kara kefene layıktır benim naaşım.. musalla taşının gölgesine bırakın ölümü.. nasıl bilirdiniz diye sormasınlar, zebanilerin omzunda taşınayım&#8230; ne kimse ağlasın, ne beyaz bir bayrak sallansın ardımdan.. beni sevaplarımla anmayın.. yaşarken yaptığınız gibi, günahlarımı ağızdan ağıza dolaştırın..</p>
<p style="text-align: center;">ben kuytu yanlarınızın, güneşe bakısı kalan kısmıyım.. unuttuğunuz bir anı, beklediğiniz bir kadın, özlediğiniz bir adam, aldattığınız bir aşık, yalan söylediğiniz her hangi bir insanım.. beyaza sarmayın beni.. ben de hepiniz kadar siyahım..</p>
<p style="text-align: center;">insanoğlu için yaratıldı şeytan.. diğer melekler tanrının kadrosundaydı.. sözleşmeli günahlarım için kesildi maaşımdan vergi dilimleri.. kim istemez ki kadrolu melek olmayı? gel gör ki hep iktidar yanlısıydı meleklerin kadroları&#8230; bize sadece şeytan patronluk yaptı&#8230; ne tecrübe aradı, ne de askerlik şartı.. karın tokluğuna işledik tüm günahlarımızı&#8230; boşuna dememişler; şeytan bekletmez; tanrı bekletir adamı&#8230;..</p>
<p style="text-align: center;">gökkuşağından kovdular beni.. kadınların bacak aralarına sakladılar rengimi.. erkeklerin beyin kuytularına.. isim isim büyüttüm hayatımdan geçen adam oğullarını.. tel tel ördüm göğsüme düşen saçların, aklımda bıraktığı hatıra yığınlarını.. herkes fazla aydınlık kalıyor benim yanımda..  güneş mesela.. gün mesela.. ay çekirdeği yağı bile daha bir aydınlık, zeytinimin dalında&#8230; beni beyaz kefene sarmayın.. öldüğümde bile kızsın tanrı bana&#8230;.</p>
<p style="text-align: center;">günahlarımdan bir demet yasemen&#8230; eksiklerimden bir tutam karanfil.. koyup gidin baş ucuma.. ben ölümü kabullendim.. yanmayı öğrendim.. tanrıyı uyarmalı birimiz, beyazın dünyada fazla kayrıldığı konusunda.. ben bunu kendime görev edindim.. eylemci ruhum eriyecek cehhennem ateşinde, yaş bedenim yansa da yanmasa da..</p>
<p style="text-align: center;">benim adım siyah&#8230; ben seni karanlıkta sevdim&#8230;</p>
<p style="text-align: center;">benim adım siyah.. gökkuşağından kovulup, koynuna geldim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.knys.org/2012/02/siyah/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

